Kaf-Vav-Lam
qwl
konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem
Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
İlgili Ayetler
Bu kök kelime (1722) ayette yer almaktadır.
Bakara / 2:8:4
يَقُولُ
yekulu
derler
Bakara / 2:11:2
قِيلَ
kile
denildiği
Bakara / 2:11:8
قَالُوٓا۟
kalu
derler
Bakara / 2:13:2
قِيلَ
kile
denildiği
Bakara / 2:13:8
قَالُوٓا۟
kalu
derler
Bakara / 2:14:5
قَالُوٓا۟
kalu
derler
Bakara / 2:14:11
قَالُوٓا۟
kalu
derler
Bakara / 2:25:19
قَالُوا۟
kalu
derler
Bakara / 2:26:23
فَيَقُولُونَ
feyekulune
derler ki
Bakara / 2:30:2
قَالَ
kale
dedi ki
Bakara / 2:30:10
قَالُوٓا۟
kalu
dediler (melekler)
Bakara / 2:30:23
قَالَ
kale
dedi
Bakara / 2:31:9
فَقَالَ
fekale
ve dedi
Bakara / 2:32:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Bakara / 2:33:1
قَالَ
kale
(Allah) dedi ki
Bakara / 2:33:8
قَالَ
kale
(Allah) dedi ki
Bakara / 2:33:10
أَقُل
ekul
size demiş
Bakara / 2:34:2
قُلْنَا
kulna
demiştik
Bakara / 2:35:1
وَقُلْنَا
ve kulna
ve dedik ki
Bakara / 2:36:8
وَقُلْنَا
ve kulna
ve dedik ki
Bakara / 2:38:1
قُلْنَا
kulna
dedik
Bakara / 2:54:2
قَالَ
kale
demişti ki
Bakara / 2:55:2
قُلْتُمْ
kultum
demiştiniz
Bakara / 2:58:2
قُلْنَا
kulna
demiştik ki
Bakara / 2:58:14
وَقُولُوا۟
ve kulu
ve deyin
Bakara / 2:59:4
قَوْلًا
kavlen
bir sözle
Bakara / 2:59:7
قِيلَ
kile
söylenenden
Bakara / 2:60:5
فَقُلْنَا
fekulna
demiştik
Bakara / 2:61:2
قُلْتُمْ
kultum
siz demiştiniz ki
Bakara / 2:61:23
قَالَ
kale
dedi ki
Bakara / 2:65:8
فَقُلْنَا
fekulna
işte dedik ki
Bakara / 2:67:2
قَالَ
kale
demişti
Bakara / 2:67:11
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Bakara / 2:67:14
قَالَ
kale
dedi
Bakara / 2:68:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Bakara / 2:68:9
قَالَ
kale
dedi ki
Bakara / 2:68:11
يَقُولُ
yekulu
diyor ki
Bakara / 2:69:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Bakara / 2:69:9
قَالَ
kale
dedi ki
Bakara / 2:69:11
يَقُولُ
yekulu
diyor
Bakara / 2:70:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Bakara / 2:71:1
قَالَ
kale
dedi ki
Bakara / 2:71:3
يَقُولُ
yekulu
şöyle diyor
Bakara / 2:71:17
قَالُوا۟
kalu
dediler
Bakara / 2:73:1
فَقُلْنَا
fekulna
dedik ki
Bakara / 2:76:5
قَالُوٓا۟
kalu
derler
Bakara / 2:76:12
قَالُوٓا۟
kalu
derler
Bakara / 2:79:7
يَقُولُونَ
yekulune
diyorlar
Bakara / 2:80:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
Bir de dediler ki
Bakara / 2:80:8
قُلْ
kul
De ki
Bakara / 2:80:18
تَقُولُونَ
tekulune
söylüyorsunuz
Bakara / 2:83:16
وَقُولُوا۟
ve kulu
ve söyleyin
Bakara / 2:88:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
Bakara / 2:91:2
قِيلَ
kile
denildiği
Bakara / 2:91:8
قَالُوا۟
kalu
derler
Bakara / 2:91:21
قُلْ
kul
de ki
Bakara / 2:93:12
قَالُوا۟
kalu
dediler
Bakara / 2:93:20
قُلْ
kul
de ki
Bakara / 2:94:1
قُلْ
kul
de ki
Bakara / 2:97:1
قُلْ
kul
de ki
Bakara / 2:102:29
يَقُولَآ
yekula
demedikçe
Bakara / 2:104:5
تَقُولُوا۟
tekulu
demeyin
Bakara / 2:104:7
وَقُولُوا۟
ve kulu
deyin
Bakara / 2:111:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
Bakara / 2:111:13
قُلْ
kul
de ki
Bakara / 2:113:1
وَقَالَتِ
ve kaleti
ve dediler ki
Bakara / 2:113:7
وَقَالَتِ
ve kaleti
ve dediler ki
Bakara / 2:113:17
قَالَ
kale
söylediler
Bakara / 2:113:22
قَوْلِهِمْ ۚ
kavlihim
onların sözlerinin
Bakara / 2:116:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Bakara / 2:117:8
يَقُولُ
yekulu
der
Bakara / 2:118:1
وَقَالَ
ve kale
dediler ki
Bakara / 2:118:12
قَالَ
kale
söyle(mişler)di
Bakara / 2:118:17
قَوْلِهِمْ ۘ
kavlihim
onların dediklerinin
Bakara / 2:120:10
قُلْ
kul
de ki
Bakara / 2:124:7
قَالَ
kale
(Allah) dedi ki
Bakara / 2:124:12
قَالَ
kale
(İbrahim) dedi ki
Bakara / 2:124:15
قَالَ
kale
buyurdu
Bakara / 2:126:2
قَالَ
kale
demişti ki
Bakara / 2:126:19
قَالَ
kale
(Rabbi) buyurdu ki
Bakara / 2:131:2
قَالَ
kale
demişti
Bakara / 2:131:6
قَالَ
kale
dedi
Bakara / 2:133:9
قَالَ
kale
dedi ki
Bakara / 2:133:15
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Bakara / 2:135:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
Bakara / 2:135:7
قُلْ
kul
de ki
Bakara / 2:136:1
قُولُوٓا۟
kulu
deyin
Bakara / 2:139:1
قُلْ
kul
söyle (onlara)
Bakara / 2:140:2
تَقُولُونَ
tekulune
söylüyor(mu)sunuz
Bakara / 2:140:13
قُلْ
kul
de ki
Bakara / 2:142:1
سَيَقُولُ
seyekulu
diyecekler ki
Bakara / 2:142:12
قُل
kul
de ki
Bakara / 2:154:2
تَقُولُوا۟
tekulu
demeyin
Bakara / 2:156:5
قَالُوٓا۟
kalu
derler
Bakara / 2:167:1
وَقَالَ
ve kale
ve şöyle dediler
Bakara / 2:169:6
تَقُولُوا۟
tekulu
ve söylemenizi
Bakara / 2:170:2
قِيلَ
kile
dendiği
Bakara / 2:170:8
قَالُوا۟
kalu
derler
Bakara / 2:189:4
قُلْ
kul
de ki
Bakara / 2:200:14
يَقُولُ
yekulu
der ki
Bakara / 2:201:3
يَقُولُ
yekulu
derki
Bakara / 2:204:5
قَوْلُهُۥ
kavluhu
sözü
Bakara / 2:206:2
قِيلَ
kile
dendiği
Bakara / 2:214:18
يَقُولَ
yekule
diyorlardı
Bakara / 2:215:4
قُلْ
kul
de ki
Bakara / 2:217:7
قُلْ
kul
de ki
Bakara / 2:219:5
قُلْ
kul
de ki
Bakara / 2:219:18
قُلِ
kuli
de ki
Bakara / 2:220:7
قُلْ
kul
de ki
Bakara / 2:222:4
قُلْ
kul
de ki
Bakara / 2:235:24
تَقُولُوا۟
tekulu
söylemeniz
Bakara / 2:235:25
قَوْلًۭا
kavlen
bir söz
Bakara / 2:243:12
فَقَالَ
fekale
demişti
Bakara / 2:246:12
قَالُوا۟
kalu
demişlerdi
Bakara / 2:246:22
قَالَ
kale
dedi
Bakara / 2:246:31
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Bakara / 2:247:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Bakara / 2:247:11
قَالُوٓا۟
kalu
dediler ki
Bakara / 2:247:26
قَالَ
kale
dedi
Bakara / 2:248:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Bakara / 2:249:5
قَالَ
kale
dedi ki
Bakara / 2:249:36
قَالُوا۟
kalu
dediler
Bakara / 2:249:43
قَالَ
kale
dedi
Bakara / 2:250:5
قَالُوا۟
kalu
şöyle dediler
Bakara / 2:258:14
قَالَ
kale
dediği
Bakara / 2:258:20
قَالَ
kale
dedi
Bakara / 2:258:24
قَالَ
kale
dedi ki
Bakara / 2:259:10
قَالَ
kale
dedi ki
Bakara / 2:259:23
قَالَ
kale
dedi
Bakara / 2:259:26
قَالَ
kale
dedi
Bakara / 2:259:32
قَالَ
kale
(Allah) dedi
Bakara / 2:259:60
قَالَ
kale
dedi ki
Bakara / 2:260:2
قَالَ
kale
demişti
Bakara / 2:260:9
قَالَ
kale
(Allah) dedi
Bakara / 2:260:12
قَالَ
kale
(İbrahim) dedi ki
Bakara / 2:260:17
قَالَ
kale
dedi
Bakara / 2:263:1
قَوْلٌۭ
kavlun
bir söz (söylemek)
Bakara / 2:275:16
قَالُوٓا۟
kalu
demelerindendir
Bakara / 2:285:21
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Âl-i İmrân / 3:7:35
يَقُولُونَ
yekulune
derler
Âl-i İmrân / 3:12:1
قُل
kul
söyle
Âl-i İmrân / 3:15:1
قُلْ
kul
de ki
Âl-i İmrân / 3:16:2
يَقُولُونَ
yekulune
derler
Âl-i İmrân / 3:20:3
فَقُلْ
fekul
de ki
Âl-i İmrân / 3:20:9
وَقُل
ve kul
ve de ki
Âl-i İmrân / 3:24:3
قَالُوا۟
kalu
demelerindendir
Âl-i İmrân / 3:26:1
قُلِ
kuli
de ki
Âl-i İmrân / 3:29:1
قُلْ
kul
de ki
Âl-i İmrân / 3:31:1
قُلْ
kul
de ki
Âl-i İmrân / 3:32:1
قُلْ
kul
de ki
Âl-i İmrân / 3:35:2
قَالَتِ
kaleti
demişti ki
Âl-i İmrân / 3:36:3
قَالَتْ
kalet
şöyle söyledi
Âl-i İmrân / 3:37:18
قَالَ
kale
derdi
Âl-i İmrân / 3:37:23
قَالَتْ
kalet
(O da) derdi
Âl-i İmrân / 3:38:5
قَالَ
kale
dedi ki
Âl-i İmrân / 3:40:1
قَالَ
kale
dedi ki
Âl-i İmrân / 3:40:12
قَالَ
kale
(Allah) dedi
Âl-i İmrân / 3:41:1
قَالَ
kale
dedi di
Âl-i İmrân / 3:41:6
قَالَ
kale
(Allah) dedi ki
Âl-i İmrân / 3:42:2
قَالَتِ
kaleti
demişti ki
Âl-i İmrân / 3:45:2
قَالَتِ
kaleti
demişti
Âl-i İmrân / 3:47:1
قَالَتْ
kalet
dedi ki
Âl-i İmrân / 3:47:10
قَالَ
kale
dedi
Âl-i İmrân / 3:47:20
يَقُولُ
yekulu
der
Âl-i İmrân / 3:52:6
قَالَ
kale
dedi ki
Âl-i İmrân / 3:52:11
قَالَ
kale
dediler
Âl-i İmrân / 3:55:2
قَالَ
kale
demişti
Âl-i İmrân / 3:59:12
قَالَ
kale
dedi ki
Âl-i İmrân / 3:61:10
فَقُلْ
fekul
de ki
Âl-i İmrân / 3:64:1
قُلْ
kul
de ki
Âl-i İmrân / 3:64:28
فَقُولُوا۟
fekulu
deyin
Âl-i İmrân / 3:72:1
وَقَالَت
ve kalet
ve dedi ki
Âl-i İmrân / 3:73:7
قُلْ
kul
de ki
Âl-i İmrân / 3:73:22
قُلْ
kul
de ki
Âl-i İmrân / 3:75:25
قَالُوا۟
kalu
dedikleri
Âl-i İmrân / 3:75:31
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve söylüyorlar
Âl-i İmrân / 3:78:14
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve derler
Âl-i İmrân / 3:78:24
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve söylerler
Âl-i İmrân / 3:79:11
يَقُولَ
yekule
demesi
Âl-i İmrân / 3:81:20
قَالَ
kale
demişti
Âl-i İmrân / 3:81:26
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Âl-i İmrân / 3:81:28
قَالَ
kale
dedi
Âl-i İmrân / 3:84:1
قُلْ
kul
de ki
Âl-i İmrân / 3:93:18
قُلْ
kul
de ki
Âl-i İmrân / 3:95:1
قُلْ
kul
de ki
Âl-i İmrân / 3:98:1
قُلْ
kul
de ki
Âl-i İmrân / 3:99:1
قُلْ
kul
de ki
Âl-i İmrân / 3:119:11
قَالُوٓا۟
kalu
derler
Âl-i İmrân / 3:119:20
قُلْ
kul
de ki
Âl-i İmrân / 3:124:2
تَقُولُ
tekulu
sen diyordun
Âl-i İmrân / 3:147:3
قَوْلَهُمْ
kavlehum
sözleri
Âl-i İmrân / 3:147:6
قَالُوا۟
kalu
demelerinden
Âl-i İmrân / 3:154:22
يَقُولُونَ
yekulune
diyorlardı
Âl-i İmrân / 3:154:29
قُلْ
kul
de ki
Âl-i İmrân / 3:154:41
يَقُولُونَ
yekulune
diyorlar ki
Âl-i İmrân / 3:154:51
قُل
kul
de ki
Âl-i İmrân / 3:156:8
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve diyenler (gibi)
Âl-i İmrân / 3:165:7
قُلْتُمْ
kultum
dediniz
Âl-i İmrân / 3:165:10
قُلْ
kul
de ki
Âl-i İmrân / 3:167:4
وَقِيلَ
ve kile
dendiği halde
Âl-i İmrân / 3:167:13
قَالُوا۟
kalu
dediler
Âl-i İmrân / 3:167:24
يَقُولُونَ
yekulune
söylüyorlar
Âl-i İmrân / 3:168:2
قَالُوا۟
kalu
diyen(lere)
Âl-i İmrân / 3:168:9
قُلْ
kul
de ki
Âl-i İmrân / 3:173:2
قَالَ
kale
deyince
Âl-i İmrân / 3:173:13
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Âl-i İmrân / 3:181:4
قَوْلَ
kavle
sözünü
Âl-i İmrân / 3:181:6
قَالُوٓا۟
kalu
diyen(lerin)
Âl-i İmrân / 3:181:14
قَالُوا۟
kalu
onların dedikleri
Âl-i İmrân / 3:181:19
وَنَقُولُ
ve nekulu
ve diyeceğiz
Âl-i İmrân / 3:183:2
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Âl-i İmrân / 3:183:15
قُلْ
kul
de ki
Âl-i İmrân / 3:183:23
قُلْتُمْ
kultum
ve bu dediğinizle
Nisâ / 4:5:13
وَقُولُوا۟
ve kulu
ve söyleyin
Nisâ / 4:5:15
قَوْلًۭا
kavlen
söz
Nisâ / 4:8:10
وَقُولُوا۟
ve kulu
ve söyleyin
Nisâ / 4:8:12
قَوْلًۭا
kavlen
söz
Nisâ / 4:9:13
وَلْيَقُولُوا۟
velyekulu
ve söylesinler
Nisâ / 4:9:14
قَوْلًۭا
kavlen
söz
Nisâ / 4:18:11
قَالَ
kale
der
Nisâ / 4:43:12
تَقُولُونَ
tekulune
ne dediğinizi
Nisâ / 4:46:8
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve diyorlar
Nisâ / 4:46:22
قَالُوا۟
kalu
deselerdi
Nisâ / 4:51:12
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve diyorlar
Nisâ / 4:61:2
قِيلَ
kile
dendiği
Nisâ / 4:63:11
وَقُل
ve kul
ve söyle
Nisâ / 4:63:15
قَوْلًۢا
kavlen
bir söz
Nisâ / 4:72:8
قَالَ
kale
der ki
Nisâ / 4:73:6
لَيَقُولَنَّ
leyekulenne
der
Nisâ / 4:75:14
يَقُولُونَ
yekulune
diyorlar
Nisâ / 4:77:5
قِيلَ
kile
denilen(leri)
Nisâ / 4:77:27
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Nisâ / 4:77:38
قُلْ
kul
de ki
Nisâ / 4:78:13
يَقُولُوا۟
yekulu
derler
Nisâ / 4:78:21
يَقُولُوا۟
yekulu
derler
Nisâ / 4:78:25
قُلْ
kul
de ki
Nisâ / 4:81:1
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
derler ki
Nisâ / 4:81:12
تَقُولُ ۖ
tekulu
söylemiş olduğun
Nisâ / 4:94:11
تَقُولُوا۟
tekulu
demeyin
Nisâ / 4:97:7
قَالُوا۟
kalu
dediler
Nisâ / 4:97:10
قَالُوا۟
kalu
dediler
Nisâ / 4:97:15
قَالُوٓا۟
kalu
(Melekler) dediler ki
Nisâ / 4:108:16
ٱلْقَوْلِ ۚ
l-kavli
sözü
Nisâ / 4:118:3
وَقَالَ
ve kale
ve (o da) dedi
Nisâ / 4:122:21
قِيلًۭا
kilen
sözlü
Nisâ / 4:127:4
قُلِ
kuli
de ki
Nisâ / 4:141:10
قَالُوٓا۟
kalu
derler
Nisâ / 4:141:18
قَالُوٓا۟
kalu
derler
Nisâ / 4:148:7
ٱلْقَوْلِ
l-kavli
söz söylenmesini
Nisâ / 4:150:12
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve derler
Nisâ / 4:153:16
فَقَالُوٓا۟
fekalu
demişlerdi
Nisâ / 4:154:5
وَقُلْنَا
ve kulna
ve dedik
Nisâ / 4:154:10
وَقُلْنَا
ve kulna
ve dedik
Nisâ / 4:155:11
وَقَوْلِهِمْ
ve kavlihim
ve demeleri(nden ötürü)
Nisâ / 4:156:2
وَقَوْلِهِمْ
ve kavlihim
ve sözlerinden
Nisâ / 4:157:1
وَقَوْلِهِمْ
ve kavlihim
ve demelerinden (ötürü)
Nisâ / 4:171:8
تَقُولُوا۟
tekulu
ve söylemeyin
Nisâ / 4:171:30
تَقُولُوا۟
tekulu
demeyin
Nisâ / 4:176:2
قُلِ
kuli
de ki
Mâide / 5:4:5
قُلْ
kul
de ki
Mâide / 5:7:10
قُلْتُمْ
kultum
demiştiniz
Mâide / 5:12:12
وَقَالَ
ve kale
demişti ki
Mâide / 5:14:3
قَالُوٓا۟
kalu
diyen(lerin)
Mâide / 5:17:4
قَالُوٓا۟
kalu
diyen(ler)
Mâide / 5:17:11
قُلْ
kul
de ki
Mâide / 5:18:1
وَقَالَتِ
ve kaleti
ve dediler
Mâide / 5:18:8
قُلْ
kul
de ki
Mâide / 5:19:13
تَقُولُوا۟
tekulu
demeyesiniz
Mâide / 5:20:2
قَالَ
kale
demişti
Mâide / 5:22:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Mâide / 5:23:1
قَالَ
kale
dedi ki
Mâide / 5:24:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Mâide / 5:25:1
قَالَ
kale
dedi
Mâide / 5:26:1
قَالَ
kale
(Allah) buyurdu ki
Mâide / 5:27:17
قَالَ
kale
demişti
Mâide / 5:27:19
قَالَ
kale
dedi
Mâide / 5:31:12
قَالَ
kale
dedi
Mâide / 5:41:11
قَالُوٓا۟
kalu
derler
Mâide / 5:41:32
يَقُولُونَ
yekulune
derler
Mâide / 5:52:8
يَقُولُونَ
yekulune
diyerek
Mâide / 5:53:1
وَيَقُولُ
ve yekulu
ve derler
Mâide / 5:59:1
قُلْ
kul
de ki
Mâide / 5:60:1
قُلْ
kul
de ki
Mâide / 5:61:3
قَالُوٓا۟
kalu
derler ki
Mâide / 5:63:6
قَوْلِهِمُ
kavlihimu
onlarıv sözlerini
Mâide / 5:64:1
وَقَالَتِ
ve kaleti
ve dediler
Mâide / 5:64:10
قَالُوا۟ ۘ
kalu
söylediklerinden
Mâide / 5:68:1
قُلْ
kul
de ki
Mâide / 5:72:4
قَالُوٓا۟
kalu
diyen(ler)
Mâide / 5:72:11
وَقَالَ
vekale
halbuki demişti ki
Mâide / 5:73:4
قَالُوٓا۟
kalu
diyen(ler)
Mâide / 5:73:19
يَقُولُونَ
yekulune
dedikleri
Mâide / 5:76:1
قُلْ
kul
de ki
Mâide / 5:77:1
قُلْ
kul
de ki
Mâide / 5:82:16
قَالُوٓا۟
kalu
diyenleri
Mâide / 5:83:16
يَقُولُونَ
yekulune
derler ki
Mâide / 5:85:4
قَالُوا۟
kalu
sözlerinden
Mâide / 5:100:1
قُل
kul
de ki
Mâide / 5:104:2
قِيلَ
kile
dendiği
Mâide / 5:104:11
قَالُوا۟
kalu
derler ki
Mâide / 5:109:5
فَيَقُولُ
fe yekulu
derler
Mâide / 5:109:8
قَالُوا۟
kalu
derler
Mâide / 5:110:2
قَالَ
kale
demişti ki
Mâide / 5:110:55
فَقَالَ
fekale
demişti
Mâide / 5:111:9
قَالُوٓا۟
kalu
demişlerdi
Mâide / 5:112:2
قَالَ
kale
demişlerdi ki
Mâide / 5:112:16
قَالَ
kale
(Îsa) dedi
Mâide / 5:113:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Mâide / 5:114:1
قَالَ
kale
dedi
Mâide / 5:115:1
قَالَ
kale
buyurdu ki
Mâide / 5:116:2
قَالَ
kale
demişti ki
Mâide / 5:116:8
قُلْتَ
kulte
dedin
Mâide / 5:116:16
قَالَ
kale
dedi ki
Mâide / 5:116:22
أَقُولَ
ekule
söylemek
Mâide / 5:116:29
قُلْتُهُۥ
kultuhu
demiş
Mâide / 5:117:2
قُلْتُ
kultu
ben söylemedim
Mâide / 5:119:1
قَالَ
kale
buyurdu
En'âm / 6:7:9
لَقَالَ
lekale
yine derlerdi
En'âm / 6:8:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
En'âm / 6:11:1
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:12:1
قُل
kul
de ki
En'âm / 6:12:7
قُل
kul
de ki
En'âm / 6:14:1
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:14:13
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:15:1
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:19:1
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:19:6
قُلِ
kuli
de ki
En'âm / 6:19:26
قُل
kul
de ki
En'âm / 6:19:29
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:22:5
نَقُولُ
nekulu
dediğimiz
En'âm / 6:23:7
قَالُوا۟
kalu
demelerinden
En'âm / 6:25:25
يَقُولُ
yekulu
derler
En'âm / 6:27:7
فَقَالُوا۟
fekalu
dediklerini
En'âm / 6:29:1
وَقَالُوٓا۟
ve kalu
dediler ki
En'âm / 6:30:7
قَالَ
kale
dedi
En'âm / 6:30:11
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
En'âm / 6:30:14
قَالَ
kale
dedi
En'âm / 6:31:12
قَالُوا۟
kalu
dediler
En'âm / 6:33:6
يَقُولُونَ ۖ
yekulune
onların dedikleri
En'âm / 6:37:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
dediler ki
En'âm / 6:37:8
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:40:1
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:46:1
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:47:1
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:50:1
قُل
kul
de ki
En'âm / 6:50:3
أَقُولُ
ekulu
ben demiyorum
En'âm / 6:50:12
أَقُولُ
ekulu
demiyorum
En'âm / 6:50:22
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:53:5
لِّيَقُولُوٓا۟
liyekulu
demeleri için
En'âm / 6:54:6
فَقُلْ
fekul
de ki
En'âm / 6:56:1
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:56:11
قُل
kul
de ki
En'âm / 6:57:1
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:58:1
قُل
kul
de ki
En'âm / 6:63:1
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:64:1
قُلِ
kuli
de ki
En'âm / 6:65:1
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:66:6
قُل
kul
de ki
En'âm / 6:71:1
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:71:30
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:73:8
يَقُولُ
yekulu
dediği
En'âm / 6:73:11
قَوْلُهُ
kavluhu
sözü
En'âm / 6:74:2
قَالَ
kale
demişti ki
En'âm / 6:76:7
قَالَ
kale
dedi
En'âm / 6:76:12
قَالَ
kale
dedi
En'âm / 6:77:5
قَالَ
kale
dedi
En'âm / 6:77:10
قَالَ
kale
dedi
En'âm / 6:78:5
قَالَ
kale
dedi
En'âm / 6:78:12
قَالَ
kale
dedi ki
En'âm / 6:80:3
قَالَ
kale
dedi ki
En'âm / 6:90:7
قُل
kul
de ki
En'âm / 6:91:7
قَالُوا۟
kalu
dediler
En'âm / 6:91:15
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:91:38
قُلِ
kuli
de ki
En'âm / 6:93:9
قَالَ
kale
diyenden
En'âm / 6:93:17
قَالَ
kale
diyen
En'âm / 6:93:41
تَقُولُونَ
tekulune
söylüyor
En'âm / 6:105:4
وَلِيَقُولُوا۟
veliyekulu
desinler diye
En'âm / 6:109:10
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:112:14
ٱلْقَوْلِ
l-kavli
sözler
En'âm / 6:124:4
قَالُوا۟
kalu
dediler
En'âm / 6:128:10
وَقَالَ
ve kale
derler ki
En'âm / 6:128:23
قَالَ
kale
(Allah da) buyurur ki
En'âm / 6:130:15
قَالُوا۟
kalu
dediler
En'âm / 6:135:1
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:136:9
فَقَالُوا۟
fe kalu
dediler ki
En'âm / 6:138:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
dediler ki
En'âm / 6:139:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
En'âm / 6:143:9
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:144:7
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:145:1
قُل
kul
de ki
En'âm / 6:147:3
فَقُل
fekul
de ki
En'âm / 6:148:1
سَيَقُولُ
seyekulu
diyecekler ki
En'âm / 6:148:23
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:149:1
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:150:1
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:151:1
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:152:22
قُلْتُمْ
kultum
söylediğiniz
En'âm / 6:156:2
تَقُولُوٓا۟
tekulu
demeyesiniz
En'âm / 6:157:2
تَقُولُوا۟
tekulu
demeyesiniz
En'âm / 6:158:34
قُلِ
kuli
de ki
En'âm / 6:161:1
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:162:1
قُلْ
kul
de ki
En'âm / 6:164:1
قُلْ
kul
de ki
A'râf / 7:5:9
قَالُوٓا۟
kalu
demelerinden
A'râf / 7:11:6
قُلْنَا
kulna
dedik
A'râf / 7:12:1
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:12:8
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:13:1
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:14:1
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:15:1
قَالَ
kale
dedi ki
A'râf / 7:16:1
قَالَ
kale
dedi ki
A'râf / 7:18:1
قَالَ
kale
buyurdu
A'râf / 7:20:11
وَقَالَ
ve kale
dedi
A'râf / 7:22:22
وَأَقُل
ve ekul
ve demedim mi?
A'râf / 7:23:1
قَالَا
kala
dediler
A'râf / 7:24:1
قَالَ
kale
buyurdu
A'râf / 7:25:1
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:28:4
قَالُوا۟
kalu
dediler
A'râf / 7:28:11
قُلْ
kul
de
A'râf / 7:28:17
أَتَقُولُونَ
etekulune
mi söylüyorsunuz?
A'râf / 7:29:1
قُلْ
kul
de ki
A'râf / 7:32:1
قُلْ
kul
de ki
A'râf / 7:32:12
قُلْ
kul
de ki
A'râf / 7:33:1
قُلْ
kul
de ki
A'râf / 7:33:24
تَقُولُوا۟
tekulu
söylemenizi
A'râf / 7:37:21
قَالُوٓا۟
kalu
diyecekler
A'râf / 7:37:29
قَالُوا۟
kalu
dediler
A'râf / 7:38:1
قَالَ
kale
(Allah) dedi
A'râf / 7:38:24
قَالَتْ
kalet
dediler ki
A'râf / 7:38:35
قَالَ
kale
(Allah) dedi
A'râf / 7:39:1
وَقَالَتْ
ve kalet
dediler ki
A'râf / 7:43:11
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
A'râf / 7:44:19
قَالُوا۟
kalu
dediler
A'râf / 7:47:7
قَالُوا۟
kalu
dediler
A'râf / 7:48:7
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
A'râf / 7:50:15
قَالُوٓا۟
kalu
dediler ki
A'râf / 7:53:8
يَقُولُ
yekulu
derler ki
A'râf / 7:59:6
فَقَالَ
fe kale
dedi ki
A'râf / 7:60:1
قَالَ
kale
dedi(ler) ki
A'râf / 7:61:1
قَالَ
kale
dedi ki
A'râf / 7:65:5
قَالَ
kale
dedi ki
A'râf / 7:66:1
قَالَ
kale
dedi(ler) ki
A'râf / 7:67:1
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:70:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler ki
A'râf / 7:71:1
قَالَ
kale
dedi ki
A'râf / 7:73:5
قَالَ
kale
dedi ki
A'râf / 7:75:1
قَالَ
kale
dediler
A'râf / 7:75:18
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
A'râf / 7:76:1
قَالَ
kale
dediler
A'râf / 7:77:7
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
A'râf / 7:79:3
وَقَالَ
ve kale
ve dedi
A'râf / 7:80:3
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:82:7
قَالُوٓا۟
kalu
demelerinden
A'râf / 7:85:5
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:88:1
قَالَ
kale
dediler ki
A'râf / 7:88:18
قَالَ
kale
dedi ki
A'râf / 7:90:1
وَقَالَ
ve kale
ve dediler ki
A'râf / 7:93:3
وَقَالَ
ve kale
ve dedi
A'râf / 7:95:8
وَّقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
A'râf / 7:104:1
وَقَالَ
ve kale
dedi ki
A'râf / 7:105:5
أَقُولَ
ekule
söylememem
A'râf / 7:106:1
قَالَ
kale
(Fir'avn) dedi
A'râf / 7:109:1
قَالَ
kale
dedi(ler) ki
A'râf / 7:111:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
A'râf / 7:113:4
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
A'râf / 7:114:1
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:115:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
A'râf / 7:116:1
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:121:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
A'râf / 7:123:1
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:125:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler ki
A'râf / 7:127:1
وَقَالَ
ve kale
dedi ki
A'râf / 7:127:14
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:128:1
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:129:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
A'râf / 7:129:11
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:131:4
قَالُوا۟
kalu
derler
A'râf / 7:132:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
A'râf / 7:134:5
قَالُوا۟
kalu
dediler
A'râf / 7:138:12
قَالُوا۟
kalu
dediler
A'râf / 7:138:20
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:140:1
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:142:12
وَقَالَ
ve kale
dedi ki
A'râf / 7:143:7
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:143:12
قَالَ
kale
dedi ki
A'râf / 7:143:35
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:144:1
قَالَ
kale
dedi ki
A'râf / 7:149:9
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
A'râf / 7:150:8
قَالَ
kale
dedi
A'râf / 7:150:23
قَالَ
kale
(Kardeşi) dedi
A'râf / 7:151:1
قَالَ
kale
(Musa) dedi
A'râf / 7:155:10
قَالَ
kale
(Musa) dedi ki
A'râf / 7:156:12
قَالَ
kale
(Alah) buyurdu ki
A'râf / 7:158:1
قُلْ
kul
de ki
A'râf / 7:161:2
قِيلَ
kile
denildiği
A'râf / 7:161:11
وَقُولُوا۟
ve kulu
ve deyin
A'râf / 7:162:5
قَوْلًا
kavlen
sözü
A'râf / 7:162:8
قِيلَ
kile
söylenenden
A'râf / 7:164:2
قَالَتْ
kalet
dedi
A'râf / 7:164:14
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
A'râf / 7:166:7
قُلْنَا
kulna
dedik
A'râf / 7:169:11
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve diyorlar ki
A'râf / 7:169:26
يَقُولُوا۟
yekulu
söylemeyecekler
A'râf / 7:172:15
قَالُوا۟
kalu
dediler
A'râf / 7:172:19
تَقُولُوا۟
tekulu
demeyesiniz
A'râf / 7:173:2
تَقُولُوٓا۟
tekulu
demeyesiniz
A'râf / 7:187:6
قُلْ
kul
de ki
A'râf / 7:187:28
قُلْ
kul
de ki
A'râf / 7:188:1
قُل
kul
de ki
A'râf / 7:195:20
قُلِ
kuli
de ki
A'râf / 7:203:5
قَالُوا۟
kalu
derler
A'râf / 7:203:8
قُلْ
kul
de ki
A'râf / 7:205:10
ٱلْقَوْلِ
l-kavli
bir sesle
Enfâl / 8:1:4
قُلِ
kuli
de ki
Enfâl / 8:21:4
قَالُوا۟
kalu
diyenler
Enfâl / 8:31:5
قَالُوا۟
kalu
dediler
Enfâl / 8:31:10
لَقُلْنَا
lekulna
biz de söyleriz
Enfâl / 8:32:2
قَالُوا۟
kalu
demişlerdi
Enfâl / 8:38:1
قُل
kul
söyle
Enfâl / 8:48:6
وَقَالَ
ve kale
ve demişti
Enfâl / 8:48:22
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Enfâl / 8:49:2
يَقُولُ
yekulu
diyorlardı
Enfâl / 8:70:3
قُل
kul
söyle
Tevbe / 9:24:1
قُلْ
kul
de ki
Tevbe / 9:30:1
وَقَالَتِ
ve kaleti
ve dediler ki
Tevbe / 9:30:6
وَقَالَتِ
ve kaleti
ve dediler
Tevbe / 9:30:12
قَوْلُهُم
kavluhum
onların sözleridir
Tevbe / 9:30:15
قَوْلَ
kavle
sözlerine
Tevbe / 9:38:7
قِيلَ
kile
dendiği
Tevbe / 9:40:17
يَقُولُ
yekulu
diyordu
Tevbe / 9:46:12
وَقِيلَ
ve kile
ve denildi
Tevbe / 9:49:3
يَقُولُ
yekulu
derler
Tevbe / 9:50:8
يَقُولُوا۟
yekulu
derler
Tevbe / 9:51:1
قُل
kul
de ki
Tevbe / 9:52:1
قُلْ
kul
de ki
Tevbe / 9:53:1
قُلْ
kul
de ki
Tevbe / 9:59:8
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve deselerdi
Tevbe / 9:61:5
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve derler
Tevbe / 9:61:8
قُلْ
kul
de ki
Tevbe / 9:64:11
قُلِ
kuli
de ki
Tevbe / 9:65:3
لَيَقُولُنَّ
leyekulunne
derler ki
Tevbe / 9:65:8
قُلْ
kul
de ki
Tevbe / 9:74:4
قَالُوا۟
kalu
söylemediklerine
Tevbe / 9:74:6
قَالُوا۟
kalu
söylediler
Tevbe / 9:81:15
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
Tevbe / 9:81:20
قُلْ
kul
de ki
Tevbe / 9:83:9
فَقُل
fekul
de ki
Tevbe / 9:86:14
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
Tevbe / 9:92:8
قُلْتَ
kulte
sen deyince
Tevbe / 9:94:6
قُل
kul
de ki
Tevbe / 9:105:1
وَقُلِ
ve kuli
ve de ki
Tevbe / 9:124:7
يَقُولُ
yekulu
der
Tevbe / 9:129:3
فَقُلْ
fekul
de ki
Yûnus / 10:2:21
قَالَ
kale
dediler ki
Yûnus / 10:15:6
قَالَ
kale
derler
Yûnus / 10:15:17
قُلْ
kul
de ki
Yûnus / 10:16:1
قُل
kul
de ki
Yûnus / 10:18:10
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve diyorlar ki
Yûnus / 10:18:15
قُلْ
kul
de ki
Yûnus / 10:20:1
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve diyorlar
Yûnus / 10:20:8
فَقُلْ
fekul
de ki
Yûnus / 10:21:14
قُلِ
kuli
de ki
Yûnus / 10:28:5
نَقُولُ
nekulu
deriz
Yûnus / 10:28:13
وَقَالَ
ve kale
ve (şöyle) derler
Yûnus / 10:31:1
قُلْ
kul
de ki
Yûnus / 10:31:23
فَسَيَقُولُونَ
feseyekulune
diyecekler
Yûnus / 10:31:25
فَقُلْ
fekul
de ki
Yûnus / 10:34:1
قُلْ
kul
de ki
Yûnus / 10:34:10
قُلِ
kuli
de ki
Yûnus / 10:35:1
قُلْ
kul
de ki
Yûnus / 10:35:9
قُلِ
kuli
de ki
Yûnus / 10:38:2
يَقُولُونَ
yekulune
diyorlar
Yûnus / 10:38:4
قُلْ
kul
de ki
Yûnus / 10:41:3
فَقُل
fekul
de ki
Yûnus / 10:48:1
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve diyorlar ki
Yûnus / 10:49:1
قُل
kul
de ki
Yûnus / 10:50:1
قُلْ
kul
de ki
Yûnus / 10:52:2
قِيلَ
kile
denilir
Yûnus / 10:53:4
قُلْ
kul
de ki
Yûnus / 10:58:1
قُلْ
kul
de ki
Yûnus / 10:59:1
قُلْ
kul
de ki
Yûnus / 10:59:13
قُلْ
kul
de ki
Yûnus / 10:65:3
قَوْلُهُمْ ۘ
kavluhum
onların sözleri
Yûnus / 10:68:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Yûnus / 10:68:20
أَتَقُولُونَ
etekulune
söylüyor musunuz?
Yûnus / 10:69:1
قُلْ
kul
de ki
Yûnus / 10:71:6
قَالَ
kale
şöyle söylemişti
Yûnus / 10:76:6
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Yûnus / 10:77:1
قَالَ
kale
dedi
Yûnus / 10:77:3
أَتَقُولُونَ
etekulune
böyle mi diyorsunuz?
Yûnus / 10:78:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Yûnus / 10:79:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Yûnus / 10:80:4
قَالَ
kale
dedi
Yûnus / 10:81:3
قَالَ
kale
dedi ki
Yûnus / 10:84:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Yûnus / 10:85:1
فَقَالُوا۟
fekalu
onlar da dediler ki
Yûnus / 10:88:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Yûnus / 10:89:1
قَالَ
kale
(Allah) dedi ki
Yûnus / 10:90:14
قَالَ
kale
dedi
Yûnus / 10:101:1
قُلِ
kuli
de ki
Yûnus / 10:102:10
قُلْ
kul
de ki
Yûnus / 10:104:1
قُلْ
kul
de ki
Yûnus / 10:108:1
قُلْ
kul
de ki
Hûd / 11:7:18
قُلْتَ
kulte
onlara dersen
Hûd / 11:7:24
لَيَقُولَنَّ
leyekulenne
hemen derler
Hûd / 11:8:8
لَّيَقُولُنَّ
leyekulunne
mutlaka derler
Hûd / 11:10:7
لَيَقُولَنَّ
leyekulenne
mutlaka der
Hûd / 11:12:11
يَقُولُوا۟
yekulu
demelerinden
Hûd / 11:13:2
يَقُولُونَ
yekulune
diyorlar mı?
Hûd / 11:13:4
قُلْ
kul
de ki
Hûd / 11:18:12
وَيَقُولُ
ve yekulu
ve derler
Hûd / 11:27:1
فَقَالَ
fekale
dediler ki
Hûd / 11:28:1
قَالَ
kale
dedi ki
Hûd / 11:31:2
أَقُولُ
ekulu
ben demiyorum
Hûd / 11:31:11
أَقُولُ
ekulu
demiyorum
Hûd / 11:31:15
أَقُولُ
ekulu
diyemem
Hûd / 11:32:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Hûd / 11:33:1
قَالَ
kale
(Nuh) dedi
Hûd / 11:35:2
يَقُولُونَ
yekulune
diyorlar (mı?)
Hûd / 11:35:4
قُلْ
kul
de ki
Hûd / 11:38:11
قَالَ
kale
dedi ki
Hûd / 11:40:7
قُلْنَا
kulna
dedik ki
Hûd / 11:40:19
ٱلْقَوْلُ
l-kavlu
hüküm verilmiş
Hûd / 11:41:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Hûd / 11:43:1
قَالَ
kale
(O) dedi ki
Hûd / 11:43:8
قَالَ
kale
dedi ki
Hûd / 11:44:1
وَقِيلَ
ve kile
ve denildi
Hûd / 11:44:14
وَقِيلَ
ve kile
ve denildi
Hûd / 11:45:4
فَقَالَ
fe kale
ve dedi ki
Hûd / 11:46:1
قَالَ
kale
(Allah) dedi ki
Hûd / 11:47:1
قَالَ
kale
dedi
Hûd / 11:48:1
قِيلَ
kile
denildi ki
Hûd / 11:50:5
قَالَ
kale
dedi ki
Hûd / 11:53:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Hûd / 11:53:11
قَوْلِكَ
kavlike
senin sözünle
Hûd / 11:54:2
نَّقُولُ
nekulu
diyoruz ki
Hûd / 11:54:8
قَالَ
kale
dedi ki
Hûd / 11:61:5
قَالَ
kale
şöyle dedi
Hûd / 11:62:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Hûd / 11:63:1
قَالَ
kale
dedi ki
Hûd / 11:65:2
فَقَالَ
fekale
(bunun üzerine) dedi ki
Hûd / 11:69:6
قَالُوا۟
kalu
dediler
Hûd / 11:69:8
قَالَ
kale
(O da) dedi
Hûd / 11:70:11
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Hûd / 11:72:1
قَالَتْ
kalet
dedi ki
Hûd / 11:73:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Furkân / 25:4:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Furkân / 25:5:1
وَقَالُوٓا۟
ve kalu
ve dediler
Furkân / 25:6:1
قُلْ
kul
de ki
Furkân / 25:7:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Furkân / 25:8:11
وَقَالَ
ve kale
ve dediler ki
Furkân / 25:15:1
قُلْ
kul
de ki
Furkân / 25:17:8
فَيَقُولُ
fe yekulu
der ki
Furkân / 25:18:1
قَالُوا۟
kalu
derler ki
Furkân / 25:19:4
تَقُولُونَ
tekulune
dedikleriniz
Furkân / 25:21:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi(ler)
Furkân / 25:22:8
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve onlar derler
Furkân / 25:27:6
يَقُولُ
yekulu
der
Furkân / 25:30:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Furkân / 25:32:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi(ler)
Furkân / 25:36:1
فَقُلْنَا
fekulna
dedik ki
Furkân / 25:57:1
قُلْ
kul
de ki
Furkân / 25:60:2
قِيلَ
kile
denildi
Furkân / 25:60:6
قَالُوا۟
kalu
derler
Furkân / 25:63:11
قَالُوا۟
kalu
derler
Furkân / 25:65:2
يَقُولُونَ
yekulune
derler
Furkân / 25:74:2
يَقُولُونَ
yekulune
derler
Furkân / 25:77:1
قُلْ
kul
de ki
Hûd / 11:77:10
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Hûd / 11:78:10
قَالَ
kale
dedi ki
Hûd / 11:79:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Hûd / 11:80:1
قَالَ
kale
dedi
Hûd / 11:81:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Hûd / 11:84:5
قَالَ
kale
dedi ki
Hûd / 11:87:1
قَالُوا۟
kalu
onlar (şöyle) dediler
Hûd / 11:88:1
قَالَ
kale
dedi ki
Hûd / 11:91:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Hûd / 11:91:7
تَقُولُ
tekulu
senin söylediğin
Hûd / 11:92:1
قَالَ
kale
dedi ki
Hûd / 11:121:1
وَقُل
ve kul
ve de ki
Yûsuf / 12:4:2
قَالَ
kale
demişti
Yûsuf / 12:5:1
قَالَ
kale
dedi
Yûsuf / 12:8:2
قَالُوا۟
kalu
demişlerdi ki
Yûsuf / 12:10:1
قَالَ
kale
dedi
Yûsuf / 12:10:2
قَآئِلٌۭ
kailun
bir sözcü
Yûsuf / 12:11:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Yûsuf / 12:13:1
قَالَ
kale
dedi ki
Yûsuf / 12:14:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Yûsuf / 12:17:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Yûsuf / 12:18:6
قَالَ
kale
dedi ki
Yûsuf / 12:19:7
قَالَ
kale
dedi ki
Yûsuf / 12:21:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Yûsuf / 12:23:10
وَقَالَتْ
ve kalet
ve dedi
Yûsuf / 12:23:13
قَالَ
kale
dedi
Yûsuf / 12:25:11
قَالَتْ
kalet
(kadın) dedi ki
Yûsuf / 12:26:1
قَالَ
kale
(Yusuf) dedi ki
Yûsuf / 12:28:7
قَالَ
kale
(kadına) dedi ki
Yûsuf / 12:30:1
وَقَالَ
ve kale
ve dediler ki
Yûsuf / 12:31:14
وَقَالَتِ
ve kaleti
ve dedi
Yûsuf / 12:31:22
وَقُلْنَ
vekulne
ve dediler
Yûsuf / 12:32:1
قَالَتْ
kalet
dedi ki
Yûsuf / 12:33:1
قَالَ
kale
(Yusuf) dedi ki
Yûsuf / 12:36:5
قَالَ
kale
dedi ki
Yûsuf / 12:36:11
وَقَالَ
ve kale
ve dedi
Yûsuf / 12:37:1
قَالَ
kale
(Yusuf) şöyle dedi
Yûsuf / 12:42:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Yûsuf / 12:43:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Yûsuf / 12:44:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler ki
Yûsuf / 12:45:1
وَقَالَ
vekale
dedi ki
Yûsuf / 12:47:1
قَالَ
kale
(Yusuf) dedi ki
Yûsuf / 12:50:1
وَقَالَ
ve kale
dedi ki
Yûsuf / 12:50:8
قَالَ
kale
dedi
Yûsuf / 12:51:1
قَالَ
kale
dedi
Yûsuf / 12:51:9
قُلْنَ
kulne
dediler ki
Yûsuf / 12:51:17
قَالَتِ
kaleti
dedi
Yûsuf / 12:54:1
وَقَالَ
ve kale
dedi
Yûsuf / 12:54:9
قَالَ
kale
dedi ki
Yûsuf / 12:55:1
قَالَ
kale
dedi
Yûsuf / 12:59:4
قَالَ
kale
dedi ki
Yûsuf / 12:61:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Yûsuf / 12:62:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Yûsuf / 12:63:5
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Yûsuf / 12:64:1
قَالَ
kale
dedi ki
Yûsuf / 12:65:8
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Yûsuf / 12:66:1
قَالَ
kale
dedi ki
Yûsuf / 12:66:19
قَالَ
kale
dedi
Yûsuf / 12:66:23
نَقُولُ
nekulu
söylediğimiz
Yûsuf / 12:67:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Yûsuf / 12:69:8
قَالَ
kale
dedi
Yûsuf / 12:71:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Yûsuf / 12:72:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Yûsuf / 12:73:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Yûsuf / 12:74:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Yûsuf / 12:75:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Yûsuf / 12:77:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler ki
Yûsuf / 12:77:17
قَالَ
kale
dedi
Yûsuf / 12:78:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Yûsuf / 12:79:1
قَالَ
kale
dedi
Yûsuf / 12:80:6
قَالَ
kale
dedi ki
Yûsuf / 12:81:4
فَقُولُوا۟
fe kulu
deyin ki
Yûsuf / 12:83:1
قَالَ
kale
dedi
Yûsuf / 12:84:3
وَقَالَ
ve kale
ve dedi
Yûsuf / 12:85:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Yûsuf / 12:86:1
قَالَ
kale
dedi
Yûsuf / 12:88:4
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Yûsuf / 12:89:1
قَالَ
kale
dedi ki
Yûsuf / 12:90:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Yûsuf / 12:90:5
قَالَ
kale
dedi
Yûsuf / 12:91:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Yûsuf / 12:92:1
قَالَ
kale
dedi
Yûsuf / 12:94:4
قَالَ
kale
dedi ki
Yûsuf / 12:95:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Yûsuf / 12:96:10
قَالَ
kale
dedi ki
Yûsuf / 12:96:12
أَقُل
ekul
demedim mi?
Yûsuf / 12:97:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Yûsuf / 12:98:1
قَالَ
kale
dedi
Yûsuf / 12:99:8
وَقَالَ
ve kale
ve dedi
Yûsuf / 12:100:8
وَقَالَ
ve kale
ve dedi
Yûsuf / 12:108:1
قُلْ
kul
de ki
Ra'd / 13:5:4
قَوْلُهُمْ
kavluhum
onların şu sözlerine
Ra'd / 13:7:1
وَيَقُولُ
ve yekulu
ve diyorlar ki
Ra'd / 13:10:5
ٱلْقَوْلَ
l-kavle
sözü
Ra'd / 13:16:1
قُلْ
kul
de ki
Ra'd / 13:16:6
قُلِ
kuli
de ki
Ra'd / 13:16:8
قُلْ
kul
O halde, de
Ra'd / 13:16:19
قُلْ
kul
de ki
Ra'd / 13:16:38
قُلِ
kuli
de ki
Ra'd / 13:27:1
وَيَقُولُ
ve yekulu
ve diyorlar
Ra'd / 13:27:10
قُلْ
kul
de ki
Ra'd / 13:30:18
قُلْ
kul
de ki
Ra'd / 13:33:12
قُلْ
kul
de ki
Ra'd / 13:33:24
ٱلْقَوْلِ ۗ
l-kavli
söz mü (söylüyorsunuz)?
Ra'd / 13:36:13
قُلْ
kul
de ki
Ra'd / 13:43:1
وَيَقُولُ
ve yekulu
ve diyorlar ki
Ra'd / 13:43:6
قُلْ
kul
de ki
İbrâhîm / 14:6:2
قَالَ
kale
demişti ki
İbrâhîm / 14:8:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
İbrâhîm / 14:9:25
وَقَالُوٓا۟
ve kalu
ve dediler ki
İbrâhîm / 14:10:1
قَالَتْ
kalet
dediler ki
İbrâhîm / 14:10:18
قَالُوٓا۟
kalu
onlar dediler
İbrâhîm / 14:11:1
قَالَتْ
kalet
dediler ki
İbrâhîm / 14:13:1
وَقَالَ
ve kale
dediler ki
İbrâhîm / 14:21:4
فَقَالَ
fekale
dediler ki
İbrâhîm / 14:21:21
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
İbrâhîm / 14:22:1
وَقَالَ
ve kale
şöyle dedi
İbrâhîm / 14:27:5
بِٱلْقَوْلِ
bil-kavli
söz ile
İbrâhîm / 14:30:7
قُلْ
kul
de ki
İbrâhîm / 14:31:1
قُل
kul
söyle
İbrâhîm / 14:35:2
قَالَ
kale
şöyle demişti
İbrâhîm / 14:44:6
فَيَقُولُ
feyekulu
ve diyecekleri
Hicr / 15:6:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
dediler ki
Hicr / 15:15:1
لَقَالُوٓا۟
lekalu
derlerdi
Hicr / 15:28:2
قَالَ
kale
demişti ki
Hicr / 15:32:1
قَالَ
kale
dedi ki
Hicr / 15:33:1
قَالَ
kale
dedi
Hicr / 15:34:1
قَالَ
kale
dedi
Hicr / 15:36:1
قَالَ
kale
dedi ki
Hicr / 15:37:1
قَالَ
kale
dedi
Hicr / 15:39:1
قَالَ
kale
dedi
Hicr / 15:41:1
قَالَ
kale
buyurdu ki
Hicr / 15:52:4
فَقَالُوا۟
fe kalu
ve dediler
Hicr / 15:52:6
قَالَ
kale
dedi ki
Hicr / 15:53:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Hicr / 15:54:1
قَالَ
kale
dedi ki
Hicr / 15:55:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Hicr / 15:56:1
قَالَ
kale
dedi
Hicr / 15:57:1
قَالَ
kale
dedi
Hicr / 15:58:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Hicr / 15:62:1
قَالَ
kale
dedi
Hicr / 15:63:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Hicr / 15:68:1
قَالَ
kale
dedi
Hicr / 15:70:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Hicr / 15:71:1
قَالَ
kale
dedi
Hicr / 15:89:1
وَقُلْ
ve kul
ve de ki
Hicr / 15:97:7
يَقُولُونَ
yekulune
onların söylediklerine
Nahl / 16:24:2
قِيلَ
kile
dendi
Nahl / 16:24:7
قَالُوٓا۟
kalu
derler
Nahl / 16:27:5
وَيَقُولُ
ve yekulu
ve derki
Nahl / 16:27:12
قَالَ
kale
derler
Nahl / 16:30:1
وَقِيلَ
ve kile
ve dendi ki
Nahl / 16:30:7
قَالُوا۟
kalu
dediler
Nahl / 16:32:5
يَقُولُونَ
yekulune
derler
Nahl / 16:35:1
وَقَالَ
ve kale
ve dediler
Nahl / 16:40:2
قَوْلُنَا
kavluna
söyleyeceğimiz söz
Nahl / 16:40:7
نَّقُولَ
nekule
dememizdir
Nahl / 16:51:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi
Nahl / 16:86:6
قَالُوا۟
kalu
derler ki
Nahl / 16:86:17
ٱلْقَوْلَ
l-kavle
şu sözle
Nahl / 16:101:10
قَالُوٓا۟
kalu
derler
Nahl / 16:102:1
قُلْ
kul
de ki
Nahl / 16:103:4
يَقُولُونَ
yekulune
dediklerini
Nahl / 16:116:2
تَقُولُوا۟
tekulu
demeyin
İsrâ / 17:16:12
ٱلْقَوْلُ
l-kavlu
(azab) karar(ı)
İsrâ / 17:23:17
تَقُل
tekul
deme
İsrâ / 17:23:22
وَقُل
vekul
söyle
İsrâ / 17:23:24
قَوْلًۭا
kavlen
bir söz
İsrâ / 17:24:7
وَقُل
ve kul
ve deki
İsrâ / 17:28:9
فَقُل
fekul
bari söyle
İsrâ / 17:28:11
قَوْلًۭا
kavlen
bir söz
İsrâ / 17:40:9
لَتَقُولُونَ
letekulune
söylüyorsunuz
İsrâ / 17:40:10
قَوْلًا
kavlen
bir söz
İsrâ / 17:42:1
قُل
kul
de ki
İsrâ / 17:42:7
يَقُولُونَ
yekulune
dedikleri
İsrâ / 17:43:4
يَقُولُونَ
yekulune
onların dedikleri-
İsrâ / 17:47:13
يَقُولُ
yekulu
dedikleri
İsrâ / 17:49:1
وَقَالُوٓا۟
ve kalu
ve dediler ki
İsrâ / 17:50:1
قُلْ
kul
de ki
İsrâ / 17:51:7
فَسَيَقُولُونَ
feseyekulune
diyecekler ki
İsrâ / 17:51:10
قُلِ
kuli
de ki
İsrâ / 17:51:18
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve diyecekler
İsrâ / 17:51:21
قُلْ
kul
de ki
İsrâ / 17:53:1
وَقُل
ve kul
ve söyle
İsrâ / 17:53:3
يَقُولُوا۟
yekulu
söylesinler
İsrâ / 17:56:1
قُلِ
kuli
de ki
İsrâ / 17:60:2
قُلْنَا
kulna
demiştik
İsrâ / 17:61:2
قُلْنَا
kulna
demiştik
İsrâ / 17:61:9
قَالَ
kale
dedi
İsrâ / 17:62:1
قَالَ
kale
dedi
İsrâ / 17:63:1
قَالَ
kale
(Allah) dedi ki
İsrâ / 17:80:1
وَقُل
ve kul
ve de ki
İsrâ / 17:81:1
وَقُلْ
ve kul
ve de ki
İsrâ / 17:84:1
قُلْ
kul
de ki
İsrâ / 17:85:4
قُلِ
kuli
de ki
İsrâ / 17:88:1
قُل
kul
de ki
İsrâ / 17:90:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
dediler ki
İsrâ / 17:93:19
قُلْ
kul
de ki
İsrâ / 17:94:11
قَالُوٓا۟
kalu
demeleridir
İsrâ / 17:95:1
قُل
kul
de ki
İsrâ / 17:96:1
قُلْ
kul
de ki
İsrâ / 17:98:6
وَقَالُوٓا۟
ve kalu
ve dediler
İsrâ / 17:100:1
قُل
kul
de ki
İsrâ / 17:101:12
فَقَالَ
fekale
demişti
İsrâ / 17:102:1
قَالَ
kale
(Musa) dedi ki
İsrâ / 17:104:1
وَقُلْنَا
ve kulna
ve dedik
İsrâ / 17:107:1
قُلْ
kul
de ki
İsrâ / 17:108:1
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve derler
İsrâ / 17:110:1
قُلِ
kuli
de ki
İsrâ / 17:111:1
وَقُلِ
ve kuli
ve de ki
Kehf / 18:4:3
قَالُوا۟
kalu
diyenleri
Kehf / 18:5:14
يَقُولُونَ
yekulune
onlar söylemiyorlar
Kehf / 18:10:6
فَقَالُوا۟
fe kalu
dediler
Kehf / 18:14:6
فَقَالُوا۟
fe kalu
ve dediler ki
Kehf / 18:14:17
قُلْنَآ
kulna
konuşmuş oluruz
Kehf / 18:19:5
قَالَ
kale
dedi ki
Kehf / 18:19:6
قَآئِلٌۭ
kailun
konuşan biri
Kehf / 18:19:10
قَالُوا۟
kalu
dediler
Kehf / 18:19:16
قَالُوا۟
kalu
dediler
Kehf / 18:21:18
فَقَالُوا۟
fe kalu
dediler
Kehf / 18:21:25
قَالَ
kale
dediler ki
Kehf / 18:22:1
سَيَقُولُونَ
seyekulune
diyecekler
Kehf / 18:22:5
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve diyecekler
Kehf / 18:22:11
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve diyecekler
Kehf / 18:22:15
قُل
kul
de ki
Kehf / 18:23:2
تَقُولَنَّ
tekulenne
deme
Kehf / 18:24:9
وَقُلْ
ve kul
ve de ki
Kehf / 18:26:1
قُلِ
kuli
de ki
Kehf / 18:29:1
وَقُلِ
ve kuli
de ki
Kehf / 18:34:4
فَقَالَ
fekale
dedi ki
Kehf / 18:35:6
قَالَ
kale
dedi
Kehf / 18:37:1
قَالَ
kale
dedi ki
Kehf / 18:39:5
قُلْتَ
kulte
demen
Kehf / 18:42:14
وَيَقُولُ
ve yekulu
ve diyordu
Kehf / 18:49:8
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve dediklerini
Kehf / 18:50:2
قُلْنَا
kulna
demiştik
Kehf / 18:52:2
يَقُولُ
yekulu
(Allah, kafirlere) der ki
Kehf / 18:60:2
قَالَ
kale
demişti ki
Kehf / 18:62:3
قَالَ
kale
(Musa) dedi
Kehf / 18:63:1
قَالَ
kale
(Uşağı) dedi
Kehf / 18:64:1
قَالَ
kale
(Musa) dedi
Kehf / 18:66:1
قَالَ
kale
dedi ki
Kehf / 18:67:1
قَالَ
kale
dedi ki
Kehf / 18:69:1
قَالَ
kale
dedi
Kehf / 18:70:1
قَالَ
kale
dedi
Kehf / 18:71:8
قَالَ
kale
dedi
Kehf / 18:72:1
قَالَ
kale
dedi
Kehf / 18:72:3
أَقُلْ
ekul
demedim mi?
Kehf / 18:73:1
قَالَ
kale
dedi
Kehf / 18:74:7
قَالَ
kale
(Musa) dedi ki
Kehf / 18:75:1
قَالَ
kale
dedi
Kehf / 18:75:3
أَقُل
ekul
dememiş miydim?
Kehf / 18:76:1
قَالَ
kale
dedi ki
Kehf / 18:77:19
قَالَ
kale
(Musa) dedi ki
Kehf / 18:78:1
قَالَ
kale
dedi
Kehf / 18:83:5
قُلْ
kul
de ki
Kehf / 18:86:14
قُلْنَا
kulna
dedik ki
Kehf / 18:87:1
قَالَ
kale
dedi ki
Kehf / 18:88:9
وَسَنَقُولُ
ve senekulu
ve söyleyeceğiz
Kehf / 18:93:13
قَوْلًۭا
kavlen
söz
Kehf / 18:94:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Kehf / 18:95:1
قَالَ
kale
dedi ki
Kehf / 18:96:9
قَالَ
kale
dedi
Kehf / 18:96:15
قَالَ
kale
dedi
Kehf / 18:98:1
قَالَ
kale
(Zu'l-Karneyn) dedi ki
Kehf / 18:103:1
قُلْ
kul
de ki
Kehf / 18:109:1
قُل
kul
de ki
Kehf / 18:110:1
قُلْ
kul
de ki
Meryem / 19:4:1
قَالَ
kale
dedi
Meryem / 19:8:1
قَالَ
kale
dedi ki
Meryem / 19:9:1
قَالَ
kale
dedi ki
Meryem / 19:9:3
قَالَ
kale
dedi
Meryem / 19:10:1
قَالَ
kale
dedi
Meryem / 19:10:6
قَالَ
kale
dedi
Meryem / 19:18:1
قَالَتْ
kalet
(Meryem) dedi ki
Meryem / 19:19:1
قَالَ
kale
dedi ki
Meryem / 19:20:1
قَالَتْ
kalet
dedi
Meryem / 19:21:1
قَالَ
kale
dedi
Meryem / 19:21:3
قَالَ
kale
dedi
Meryem / 19:23:6
قَالَتْ
kalet
dedi
Meryem / 19:26:10
فَقُولِىٓ
fekuli
de ki
Meryem / 19:27:5
قَالُوا۟
kalu
dediler
Meryem / 19:29:3
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Meryem / 19:30:1
قَالَ
kale
(Çocuk) dedi
Meryem / 19:34:5
قَوْلَ
kavle
söz
Meryem / 19:35:13
يَقُولُ
yekulu
der
Meryem / 19:42:2
قَالَ
kale
demişti ki
Meryem / 19:46:1
قَالَ
kale
dedi ki
Meryem / 19:47:1
قَالَ
kale
dedi
Meryem / 19:66:1
وَيَقُولُ
ve yekulu
ve diyor ki
Meryem / 19:73:6
قَالَ
kale
derler
Meryem / 19:75:1
قُلْ
kul
de ki
Meryem / 19:77:5
وَقَالَ
ve kale
ve diyeni
Meryem / 19:79:4
يَقُولُ
yekulu
onun dediği
Meryem / 19:80:3
يَقُولُ
yekulu
dediği
Meryem / 19:88:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
Tâhâ / 20:7:3
بِٱلْقَوْلِ
bil-kavli
sözü
Tâhâ / 20:10:4
فَقَالَ
fekale
demişti
Tâhâ / 20:18:1
قَالَ
kale
dedi ki
Tâhâ / 20:19:1
قَالَ
kale
(Allah) buyurdu
Tâhâ / 20:21:1
قَالَ
kale
dedi
Tâhâ / 20:25:1
قَالَ
kale
dedi ki
Tâhâ / 20:28:2
قَوْلِى
kavli
sözümü
Tâhâ / 20:36:1
قَالَ
kale
buyurdu ki
Tâhâ / 20:40:4
فَتَقُولُ
fe tekulu
ve diyordu
Tâhâ / 20:44:1
فَقُولَا
fe kula
ve söyleyin
Tâhâ / 20:44:3
قَوْلًۭا
kavlen
bir söz
Tâhâ / 20:45:1
قَالَا
kala
dediler ki
Tâhâ / 20:46:1
قَالَ
kale
dedi
Tâhâ / 20:47:2
فَقُولَآ
fe kula
deyin ki
Tâhâ / 20:49:1
قَالَ
kale
dedi ki
Tâhâ / 20:50:1
قَالَ
kale
dedi
Tâhâ / 20:51:1
قَالَ
kale
(Fir'avn) dedi
Tâhâ / 20:52:1
قَالَ
kale
dedi ki
Tâhâ / 20:57:1
قَالَ
kale
dedi ki
Tâhâ / 20:59:1
قَالَ
kale
(Musa) dedi ki
Tâhâ / 20:61:1
قَالَ
kale
dedi
Tâhâ / 20:63:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler ki
Tâhâ / 20:65:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Tâhâ / 20:66:1
قَالَ
kale
(Musa) dedi ki
Tâhâ / 20:68:1
قُلْنَا
kulna
dedik
Tâhâ / 20:70:4
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Tâhâ / 20:71:1
قَالَ
kale
(Fir’avn) dedi ki
Tâhâ / 20:72:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Tâhâ / 20:84:1
قَالَ
kale
dedi ki
Tâhâ / 20:85:1
قَالَ
kale
dedi
Tâhâ / 20:86:7
قَالَ
kale
dedi
Tâhâ / 20:87:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Tâhâ / 20:88:7
فَقَالُوا۟
fe kalu
dediler ki
Tâhâ / 20:89:6
قَوْلًۭا
kavlen
bir sözle
Tâhâ / 20:90:2
قَالَ
kale
demişti
Tâhâ / 20:91:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Tâhâ / 20:92:1
قَالَ
kale
dedi
Tâhâ / 20:94:1
قَالَ
kale
dedi
Tâhâ / 20:94:11
تَقُولَ
tekule
diyeceksin
Tâhâ / 20:94:18
قَوْلِى
kavli
sözümü
Tâhâ / 20:95:1
قَالَ
kale
dedi ki
Tâhâ / 20:96:1
قَالَ
kale
dedi ki
Tâhâ / 20:97:1
قَالَ
kale
(Musa) dedi
Tâhâ / 20:97:8
تَقُولَ
tekule
diyeceksin
Tâhâ / 20:104:4
يَقُولُونَ
yekulune
onların dedikleri
Tâhâ / 20:104:6
يَقُولُ
yekulu
der ki
Tâhâ / 20:105:4
فَقُلْ
fekul
de ki
Tâhâ / 20:109:12
قَوْلًۭا
kavlen
sözünden
Tâhâ / 20:114:14
وَقُل
ve kul
ve de ki
Tâhâ / 20:116:2
قُلْنَا
kulna
demiştik
Tâhâ / 20:117:1
فَقُلْنَا
fekulna
dedik ki
Tâhâ / 20:120:4
قَالَ
kale
dedi ki
Tâhâ / 20:123:1
قَالَ
kale
dedi ki
Tâhâ / 20:125:1
قَالَ
kale
der ki
Tâhâ / 20:126:1
قَالَ
kale
(Allah) buyurur ki
Tâhâ / 20:130:4
يَقُولُونَ
yekulune
onların dedikleri
Tâhâ / 20:133:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Tâhâ / 20:134:7
لَقَالُوا۟
lekalu
elbette derlerdi
Tâhâ / 20:135:1
قُلْ
kul
de ki
Enbiyâ / 21:4:1
قَالَ
kale
dedi ki
Enbiyâ / 21:4:4
ٱلْقَوْلَ
l-kavle
konuşulanı
Enbiyâ / 21:5:2
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Enbiyâ / 21:14:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Enbiyâ / 21:24:6
قُلْ
kul
de ki
Enbiyâ / 21:26:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
Enbiyâ / 21:27:3
بِٱلْقَوْلِ
bil-kavli
bir söz
Enbiyâ / 21:29:2
يَقُلْ
yekul
derse
Enbiyâ / 21:38:1
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve diyorlar
Enbiyâ / 21:42:1
قُلْ
kul
de ki
Enbiyâ / 21:45:1
قُلْ
kul
de ki
Enbiyâ / 21:46:7
لَيَقُولُنَّ
leyekulunne
derler
Enbiyâ / 21:52:2
قَالَ
kale
demişti ki
Enbiyâ / 21:53:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Enbiyâ / 21:54:1
قَالَ
kale
dedi
Enbiyâ / 21:55:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler ki
Enbiyâ / 21:56:1
قَالَ
kale
dedi
Enbiyâ / 21:59:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Enbiyâ / 21:60:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Enbiyâ / 21:60:5
يُقَالُ
yukalu
deniliyormuş
Enbiyâ / 21:61:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Enbiyâ / 21:62:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler ki
Enbiyâ / 21:63:1
قَالَ
kale
dedi
Enbiyâ / 21:64:4
فَقَالُوٓا۟
fe kalu
ve dediler
Enbiyâ / 21:66:1
قَالَ
kale
dedi ki
Enbiyâ / 21:68:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Enbiyâ / 21:69:1
قُلْنَا
kulna
biz de dedik ki
Enbiyâ / 21:108:1
قُلْ
kul
de ki
Enbiyâ / 21:109:3
فَقُلْ
fekul
de ki
Enbiyâ / 21:110:5
ٱلْقَوْلِ
l-kavli
sözün
Enbiyâ / 21:112:1
قَـٰلَ
kale
dedi ki
Hac / 22:24:5
ٱلْقَوْلِ
l-kavli
sözün
Hac / 22:30:23
قَوْلَ
kavle
sözden
Hac / 22:40:9
يَقُولُوا۟
yekulu
diyorlar
Hac / 22:49:1
قُلْ
kul
de ki
Hac / 22:68:3
فَقُلِ
fekuli
de ki
Hac / 22:72:18
قُلْ
kul
de ki
Mü'minûn / 23:23:6
فَقَالَ
fe kale
dedi
Mü'minûn / 23:24:1
فَقَالَ
fekale
(şöyle) dedi
Mü'minûn / 23:26:1
قَالَ
kale
(Nuh) dedi ki
Mü'minûn / 23:27:24
ٱلْقَوْلُ
l-kavlu
söz
Mü'minûn / 23:28:8
فَقُلِ
fekuli
de ki
Mü'minûn / 23:29:1
وَقُل
ve kul
ve de ki
Mü'minûn / 23:33:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Mü'minûn / 23:39:1
قَالَ
kale
dedi
Mü'minûn / 23:40:1
قَالَ
kale
(Allah) dedi ki
Mü'minûn / 23:47:1
فَقَالُوٓا۟
fekalu
dediler
Mü'minûn / 23:68:3
ٱلْقَوْلَ
l-kavle
o sözü (Kur'an'ı)
Mü'minûn / 23:70:2
يَقُولُونَ
yekulune
(-mı) diyorlar?
Mü'minûn / 23:81:2
قَالُوا۟
kalu
onlar da dediler
Mü'minûn / 23:81:5
قَالَ
kale
dedi (ise)
Mü'minûn / 23:82:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler ki
Mü'minûn / 23:84:1
قُل
kul
de ki
Mü'minûn / 23:85:1
سَيَقُولُونَ
seyekulune
diyecekler
Mü'minûn / 23:85:3
قُلْ
kul
de ki
Mü'minûn / 23:86:1
قُلْ
kul
de ki
Mü'minûn / 23:87:1
سَيَقُولُونَ
seyekulune
diyecekler
Mü'minûn / 23:87:3
قُلْ
kul
de ki
Mü'minûn / 23:88:1
قُلْ
kul
de ki
Mü'minûn / 23:89:1
سَيَقُولُونَ
seyekulune
diyecekler
Mü'minûn / 23:89:3
قُلْ
kul
de ki
Mü'minûn / 23:93:1
قُل
kul
de ki
Mü'minûn / 23:97:1
وَقُل
ve kul
ve de ki
Mü'minûn / 23:99:6
قَالَ
kale
der ki
Mü'minûn / 23:100:10
قَآئِلُهَا ۖ
kailuha
onun söylediği
Mü'minûn / 23:106:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Mü'minûn / 23:108:1
قَالَ
kale
buyurdu ki
Mü'minûn / 23:109:6
يَقُولُونَ
yekulune
diyorlar
Mü'minûn / 23:112:1
قَـٰلَ
kale
ve buyurdu
Mü'minûn / 23:113:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Mü'minûn / 23:114:1
قَـٰلَ
kale
buyurdu ki
Mü'minûn / 23:118:1
وَقُل
ve kul
ve de ki
Nûr / 24:12:9
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve demeleri
Nûr / 24:15:4
وَتَقُولُونَ
ve tekulune
ve söylüyorsunuz
Nûr / 24:16:4
قُلْتُم
kultum
demeniz
Nûr / 24:26:12
يَقُولُونَ ۖ
yekulune
onların söyledikleri
Nûr / 24:28:12
قِيلَ
kile
denirse
Nûr / 24:30:1
قُل
kul
söyle
Nûr / 24:31:1
وَقُل
ve kul
ve söyle
Nûr / 24:47:1
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve diyorlar
Nûr / 24:51:3
قَوْلَ
kavle
sözü
Nûr / 24:51:13
يَقُولُوا۟
yekulu
demeleridir
Nûr / 24:53:8
قُل
kul
de ki
Nûr / 24:54:1
قُلْ
kul
de ki
Şuarâ / 26:12:1
قَالَ
kale
(Musa) dedi
Şuarâ / 26:15:1
قَالَ
kale
(Allah) dedi
Şuarâ / 26:16:3
فَقُولَآ
fe kula
ve deyin ki
Şuarâ / 26:18:1
قَالَ
kale
(Fir'avn) dedi ki
Şuarâ / 26:20:1
قَالَ
kale
(Musa) dedi
Şuarâ / 26:23:1
قَالَ
kale
dedi ki
Şuarâ / 26:24:1
قَالَ
kale
dedi ki
Şuarâ / 26:25:1
قَالَ
kale
(Fir'avn) dedi
Şuarâ / 26:26:1
قَالَ
kale
(Musa) dedi
Şuarâ / 26:27:1
قَالَ
kale
(Fir'avn) dedi
Şuarâ / 26:28:1
قَالَ
kale
(Musa) dedi
Şuarâ / 26:29:1
قَالَ
kale
(Fir'avn) dedi
Şuarâ / 26:30:1
قَالَ
kale
(Musa) dedi
Şuarâ / 26:31:1
قَالَ
kale
(Fir'avn) dedi
Şuarâ / 26:34:1
قَالَ
kale
(Fir'avn) dedi
Şuarâ / 26:36:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler ki
Şuarâ / 26:39:1
وَقِيلَ
ve kile
ve denildi
Şuarâ / 26:41:4
قَالُوا۟
kalu
dediler
Şuarâ / 26:42:1
قَالَ
kale
dedi
Şuarâ / 26:43:1
قَالَ
kale
dedi
Şuarâ / 26:44:4
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
Şuarâ / 26:47:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Şuarâ / 26:49:1
قَالَ
kale
(Fir'avn) dedi
Şuarâ / 26:50:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Şuarâ / 26:61:4
قَالَ
kale
dedi(ler)
Şuarâ / 26:62:1
قَالَ
kale
(Musa) dedi
Şuarâ / 26:70:2
قَالَ
kale
demişti
Şuarâ / 26:71:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Şuarâ / 26:72:1
قَالَ
kale
dedi ki
Şuarâ / 26:74:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Şuarâ / 26:75:1
قَالَ
kale
dedi
Şuarâ / 26:92:1
وَقِيلَ
ve kile
ve denilir
Şuarâ / 26:96:1
قَالُوا۟
kalu
derler ki
Şuarâ / 26:106:2
قَالَ
kale
demişti
Şuarâ / 26:111:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler ki
Şuarâ / 26:112:1
قَالَ
kale
dedi ki
Şuarâ / 26:116:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Şuarâ / 26:117:1
قَالَ
kale
(Nuh) dedi
Şuarâ / 26:124:2
قَالَ
kale
demişti
Şuarâ / 26:136:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Şuarâ / 26:142:2
قَالَ
kale
demişti ki
Şuarâ / 26:153:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Şuarâ / 26:155:1
قَالَ
kale
dedi ki
Şuarâ / 26:161:2
قَالَ
kale
demişti
Şuarâ / 26:167:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Şuarâ / 26:168:1
قَالَ
kale
(Lut) dedi ki
Şuarâ / 26:177:2
قَالَ
kale
demişti
Şuarâ / 26:185:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler ki
Şuarâ / 26:188:1
قَالَ
kale
dedi
Şuarâ / 26:203:1
فَيَقُولُوا۟
feyekulu
derler
Şuarâ / 26:216:3
فَقُلْ
fekul
de ki
Şuarâ / 26:226:2
يَقُولُونَ
yekulune
söylerler
Neml / 27:7:2
قَالَ
kale
demişti
Neml / 27:13:5
قَالُوا۟
kalu
dediler
Neml / 27:15:6
وَقَالَا
ve kala
ve dediler
Neml / 27:16:4
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Neml / 27:18:7
قَالَتْ
kalet
dedi
Neml / 27:19:4
قَوْلِهَا
kavliha
onun sözüne
Neml / 27:19:5
وَقَالَ
ve kale
ve dedi
Neml / 27:20:3
فَقَالَ
fe kale
dedi ki
Neml / 27:22:4
فَقَالَ
fe kale
ve dedi
Neml / 27:27:1
قَالَ
kale
dedi ki
Neml / 27:29:1
قَالَتْ
kalet
dedi ki
Neml / 27:32:1
قَالَتْ
kalet
dedi ki
Neml / 27:33:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Neml / 27:34:1
قَالَتْ
kalet
dedi
Neml / 27:36:4
قَالَ
kale
dedi ki
Neml / 27:38:1
قَالَ
kale
dedi
Neml / 27:39:1
قَالَ
kale
dedi ki
Neml / 27:40:1
قَالَ
kale
dedi ki
Neml / 27:40:19
قَالَ
kale
dedi ki
Neml / 27:41:1
قَالَ
kale
dedi ki
Neml / 27:42:3
قِيلَ
kile
dendi
Neml / 27:42:6
قَالَتْ
kalet
dedi
Neml / 27:44:1
قِيلَ
kile
dendi
Neml / 27:44:12
قَالَ
kale
dedi
Neml / 27:44:18
قَالَتْ
kalet
(Kraliçe) dedi ki
Neml / 27:46:1
قَالَ
kale
dedi ki
Neml / 27:47:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Neml / 27:47:6
قَالَ
kale
dedi
Neml / 27:49:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Neml / 27:49:7
لَنَقُولَنَّ
lenekulenne
diyelim
Neml / 27:54:3
قَالَ
kale
demişti ki
Neml / 27:56:7
قَالُوٓا۟
kalu
demek
Neml / 27:59:1
قُلِ
kuli
de ki
Neml / 27:64:14
قُلْ
kul
de ki
Neml / 27:65:1
قُل
kul
de ki
Neml / 27:67:1
وَقَالَ
ve kale
dediler ki
Neml / 27:69:1
قُلْ
kul
de ki
Neml / 27:71:1
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve diyorlar
Neml / 27:72:1
قُلْ
kul
de ki
Neml / 27:82:3
ٱلْقَوْلُ
l-kavlu
söz
Neml / 27:84:4
قَالَ
kale
(Allah onlara) der ki
Neml / 27:85:2
ٱلْقَوْلُ
l-kavlu
karar
Neml / 27:92:11
فَقُلْ
fekul
de ki
Neml / 27:93:1
وَقُلِ
ve kuli
ve de ki
Kasas / 28:9:1
وَقَالَتِ
ve kaleti
ve dedi ki
Kasas / 28:11:1
وَقَالَتْ
ve kalet
ve dedi ki
Kasas / 28:12:6
فَقَالَتْ
fekalet
dedi ki
Kasas / 28:15:30
قَالَ
kale
(sonra) dedi ki
Kasas / 28:16:1
قَالَ
kale
dedi
Kasas / 28:17:1
قَالَ
kale
dedi
Kasas / 28:18:11
قَالَ
kale
dedi
Kasas / 28:19:10
قَالَ
kale
dedi ki
Kasas / 28:20:7
قَالَ
kale
dedi
Kasas / 28:21:5
قَالَ
kale
dedi
Kasas / 28:22:5
قَالَ
kale
dedi
Kasas / 28:23:16
قَالَ
kale
(Musa) dedi
Kasas / 28:23:19
قَالَتَا
kaleta
dediler ki
Kasas / 28:24:7
فَقَالَ
fe kale
dedi
Kasas / 28:25:6
قَالَتْ
kalet
dedi
Kasas / 28:25:20
قَالَ
kale
dedi
Kasas / 28:26:1
قَالَتْ
kalet
dedi
Kasas / 28:27:1
قَالَ
kale
dedi ki
Kasas / 28:28:1
قَالَ
kale
(Musa) dedi
Kasas / 28:28:14
نَقُولُ
nekulu
dediğimiz
Kasas / 28:29:12
قَالَ
kale
dedi ki
Kasas / 28:33:1
قَالَ
kale
dedi
Kasas / 28:35:1
قَالَ
kale
(Allah) dedi ki
Kasas / 28:36:6
قَالُوا۟
kalu
dediler
Kasas / 28:37:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Kasas / 28:38:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Kasas / 28:47:8
فَيَقُولُوا۟
fe yekulu
diyecekler
Kasas / 28:48:6
قَالُوا۟
kalu
dediler
Kasas / 28:48:20
قَالُوا۟
kalu
dediler
Kasas / 28:48:23
وَقَالُوٓا۟
ve kalu
ve dediler
Kasas / 28:49:1
قُلْ
kul
de ki
Kasas / 28:51:4
ٱلْقَوْلَ
l-kavle
sözü(müzü)
Kasas / 28:53:4
قَالُوٓا۟
kalu
derler
Kasas / 28:55:6
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve derler
Kasas / 28:57:1
وَقَالُوٓا۟
ve kalu
ve dediler ki
Kasas / 28:62:3
فَيَقُولُ
fe yekulu
der ki
Kasas / 28:63:1
قَالَ
kale
derler
Kasas / 28:63:5
ٱلْقَوْلُ
l-kavlu
söz
Kasas / 28:64:1
وَقِيلَ
ve kile
ve denir ki
Kasas / 28:65:3
فَيَقُولُ
fe yekulu
der ki
Kasas / 28:71:1
قُلْ
kul
de ki
Kasas / 28:72:1
قُلْ
kul
de ki
Kasas / 28:74:3
فَيَقُولُ
fe yekulu
der ki
Kasas / 28:75:6
فَقُلْنَا
fe kulna
ve deriz
Kasas / 28:76:20
قَالَ
kale
demişti ki
Kasas / 28:78:1
قَالَ
kale
dedi ki
Kasas / 28:79:6
قَالَ
kale
dedi(ler)
Kasas / 28:80:1
وَقَالَ
vekale
ve dedi(ler)
Kasas / 28:82:6
يَقُولُونَ
yekulune
demeğe
Kasas / 28:85:9
قُل
kul
de ki
Ankebût / 29:2:6
يَقُولُوٓا۟
yekulu
demekle
Ankebût / 29:10:4
يَقُولُ
yekulu
der
Ankebût / 29:10:21
لَيَقُولُنَّ
leyekulunne
andolsun derler ki
Ankebût / 29:12:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi(ler)
Ankebût / 29:16:3
قَالَ
kale
dedi ki
Ankebût / 29:20:1
قُلْ
kul
de ki
Ankebût / 29:24:7
قَالُوا۟
kalu
demelerinden
Ankebût / 29:25:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Ankebût / 29:26:4
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Ankebût / 29:28:3
قَالَ
kale
dedi ki
Ankebût / 29:29:16
قَالُوا۟
kalu
demelerinden
Ankebût / 29:30:1
قَالَ
kale
(Lut) dedi
Ankebût / 29:31:6
قَالُوٓا۟
kalu
dediler ki
Ankebût / 29:32:1
قَالَ
kale
(İbrahim) dedi ki
Ankebût / 29:32:5
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Ankebût / 29:33:11
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
Ankebût / 29:36:5
فَقَالَ
fe kale
dedi
Ankebût / 29:46:13
وَقُولُوٓا۟
ve kulu
ve deyin ki
Ankebût / 29:50:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Ankebût / 29:50:8
قُلْ
kul
de ki
Ankebût / 29:52:1
قُلْ
kul
de ki
Ankebût / 29:55:9
وَيَقُولُ
ve yekulu
ve (Allah) der ki
Ankebût / 29:61:10
لَيَقُولُنَّ
leyekulunne
elbette derler
Ankebût / 29:63:14
لَيَقُولُنَّ
leyekulunne
elbette derler
Ankebût / 29:63:16
قُلِ
kuli
de ki
Rûm / 30:42:1
قُلْ
kul
de ki
Rûm / 30:56:1
وَقَالَ
vekale
ve dedi(ler) ki
Rûm / 30:58:13
لَّيَقُولَنَّ
leyekulenne
derler
Lokmân / 31:13:2
قَالَ
kale
demişti ki
Lokmân / 31:21:2
قِيلَ
kile
dense
Lokmân / 31:21:8
قَالُوا۟
kalu
derler
Lokmân / 31:25:7
لَيَقُولُنَّ
leyekulunne
mutlaka derler
Lokmân / 31:25:9
قُلِ
kuli
de ki
Secde / 32:3:2
يَقُولُونَ
yekulune
diyorlar-
Secde / 32:10:1
وَقَالُوٓا۟
ve kalu
ve dediler
Secde / 32:11:1
قُلْ
kul
de ki
Secde / 32:13:9
ٱلْقَوْلُ
l-kavlu
söz
Secde / 32:20:13
وَقِيلَ
ve kile
ve denilir
Secde / 32:28:1
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve diyorlar
Secde / 32:29:1
قُلْ
kul
de ki
Ahzâb / 33:4:21
قَوْلُكُم
kavlukum
sizin sözlerinizdir
Ahzâb / 33:4:24
يَقُولُ
yekulu
söyler
Ahzâb / 33:12:2
يَقُولُ
yekulu
diyordu
Ahzâb / 33:13:2
قَالَت
kalet
demişti ki
Ahzâb / 33:13:15
يَقُولُونَ
yekulune
diyerek
Ahzâb / 33:16:1
قُل
kul
de ki
Ahzâb / 33:17:1
قُلْ
kul
de ki
Ahzâb / 33:18:6
وَٱلْقَآئِلِينَ
velkailine
ve diyenleri
Ahzâb / 33:22:5
قَالُوا۟
kalu
dediler
Ahzâb / 33:28:3
قُل
kul
söyle
Ahzâb / 33:32:11
بِٱلْقَوْلِ
bil-kavli
sözlerinizde
Ahzâb / 33:32:17
وَقُلْنَ
vekulne
ve söyleyin
Ahzâb / 33:32:18
قَوْلًۭا
kavlen
bir söz
Ahzâb / 33:37:2
تَقُولُ
tekulu
diyordun
Ahzâb / 33:59:3
قُل
kul
söyle
Ahzâb / 33:63:5
قُلْ
kul
de ki
Ahzâb / 33:66:6
يَقُولُونَ
yekulune
derler ki
Ahzâb / 33:67:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Ahzâb / 33:69:12
قَالُوا۟ ۚ
kalu
onların dediklerinden
Ahzâb / 33:70:6
وَقُولُوا۟
ve kulu
ve söyleyin
Ahzâb / 33:70:7
قَوْلًۭا
kavlen
söz
Sebe' / 34:3:1
وَقَالَ
vekale
ve dediler ki
Sebe' / 34:3:7
قُلْ
kul
de ki
Sebe' / 34:7:1
وَقَالَ
vekale
ve dediler ki
Sebe' / 34:19:1
فَقَالُوا۟
fekalu
dediler
Sebe' / 34:22:1
قُلِ
kuli
de ki
Sebe' / 34:23:14
قَالُوا۟
kalu
derler ki
Sebe' / 34:23:16
قَالَ
kale
buyurdu
Sebe' / 34:23:18
قَالُوا۟
kalu
derler
Sebe' / 34:24:1
قُلْ
kul
de ki
Sebe' / 34:24:7
قُلِ
kuli
de ki
Sebe' / 34:25:1
قُل
kul
de ki
Sebe' / 34:26:1
قُلْ
kul
de ki
Sebe' / 34:27:1
قُلْ
kul
de ki
Sebe' / 34:29:1
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
diyorlar ki
Sebe' / 34:30:1
قُل
kul
de ki
Sebe' / 34:31:1
وَقَالَ
ve kale
dediler ki
Sebe' / 34:31:23
ٱلْقَوْلَ
l-kavle
söz
Sebe' / 34:31:24
يَقُولُ
yekulu
diyorlar
Sebe' / 34:32:1
قَالَ
kale
dedi(ler) ki
Sebe' / 34:33:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi(ler)
Sebe' / 34:34:8
قَالَ
kale
diyenden
Sebe' / 34:35:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Sebe' / 34:36:1
قُلْ
kul
de ki
Sebe' / 34:39:1
قُلْ
kul
de ki
Sebe' / 34:40:5
يَقُولُ
yekulu
der ki
Sebe' / 34:41:1
قَالُوا۟
kalu
derler ki
Sebe' / 34:42:9
وَنَقُولُ
ve nekulu
biz deriz
Sebe' / 34:43:6
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Sebe' / 34:43:18
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Sebe' / 34:43:24
وَقَالَ
ve kale
ve dediler
Sebe' / 34:46:1
قُلْ
kul
de ki
Sebe' / 34:47:1
قُلْ
kul
de ki
Sebe' / 34:48:1
قُلْ
kul
de ki
Sebe' / 34:49:1
قُلْ
kul
de ki
Sebe' / 34:50:1
قُلْ
kul
de ki
Sebe' / 34:52:1
وَقَالُوٓا۟
ve kalu
ve demektedirler
Fâtır / 35:34:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Fâtır / 35:40:1
قُلْ
kul
de ki
Yâsîn / 36:7:3
ٱلْقَوْلُ
l-kavlu
o söz
Yâsîn / 36:14:8
فَقَالُوٓا۟
fe kalu
dediler ki
Yâsîn / 36:15:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Yâsîn / 36:16:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Yâsîn / 36:18:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler ki
Yâsîn / 36:19:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Yâsîn / 36:20:7
قَالَ
kale
dedi
Yâsîn / 36:26:1
قِيلَ
kile
denilince
Yâsîn / 36:26:4
قَالَ
kale
dedi ki
Yâsîn / 36:45:2
قِيلَ
kile
dendiği
Yâsîn / 36:47:2
قِيلَ
kile
dendiği
Yâsîn / 36:47:8
قَالَ
kale
derler
Yâsîn / 36:48:1
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve diyorlar
Yâsîn / 36:52:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Yâsîn / 36:58:2
قَوْلًۭا
kavlen
sözle
Yâsîn / 36:70:6
ٱلْقَوْلُ
l-kavlu
(azab) söz(ü)
Yâsîn / 36:76:3
قَوْلُهُمْ ۘ
kavluhum
onların sözü
Yâsîn / 36:78:6
قَالَ
kale
dedi
Yâsîn / 36:79:1
قُلْ
kul
de ki
Yâsîn / 36:82:7
يَقُولَ
yekule
demesidir
Sâffât / 37:15:1
وَقَالُوٓا۟
ve kalu
ve diyorlar
Sâffât / 37:18:1
قُلْ
kul
de ki
Sâffât / 37:20:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
Sâffât / 37:28:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler ki
Sâffât / 37:29:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Sâffât / 37:31:3
قَوْلُ
kavlu
sözü
Sâffât / 37:35:4
قِيلَ
kile
dendiği
Sâffât / 37:36:1
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve derlerdi
Sâffât / 37:51:1
قَالَ
kale
dedi
Sâffât / 37:51:2
قَآئِلٌۭ
kailun
bir sözcü
Sâffât / 37:52:1
يَقُولُ
yekulu
derdi ki
Sâffât / 37:54:1
قَالَ
kale
dedi ki
Sâffât / 37:56:1
قَالَ
kale
dedi
Sâffât / 37:85:2
قَالَ
kale
demişti ki
Sâffât / 37:89:1
فَقَالَ
fe kale
ve dedi
Sâffât / 37:91:4
فَقَالَ
fe kale
ve dedi
Sâffât / 37:95:1
قَالَ
kale
dedi
Sâffât / 37:97:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Sâffât / 37:99:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Sâffât / 37:102:5
قَالَ
kale
(İbrahim ona) dedi
Sâffât / 37:102:16
قَالَ
kale
dedi
Sâffât / 37:124:2
قَالَ
kale
demişti ki
Sâffât / 37:151:5
لَيَقُولُونَ
leyekulune
diyorlar ki
Sâffât / 37:167:3
لَيَقُولُونَ
leyekulune
şöyle diyorlardı
Sâd / 38:4:6
وَقَالَ
ve kale
ve dedi(ler) ki
Sâd / 38:16:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Sâd / 38:17:4
يَقُولُونَ
yekulune
onların dedikleri
Sâd / 38:22:7
قَالُوا۟
kalu
dediler
Sâd / 38:23:11
فَقَالَ
fekale
fakat (kardeşim) dedi
Sâd / 38:24:1
قَالَ
kale
(Davud) dedi ki
Sâd / 38:32:1
فَقَالَ
fe kale
dedi
Sâd / 38:35:1
قَالَ
kale
dedi
Sâd / 38:60:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Sâd / 38:61:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Sâd / 38:62:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
Sâd / 38:65:1
قُلْ
kul
de ki
Sâd / 38:67:1
قُلْ
kul
de ki
Sâd / 38:71:2
قَالَ
kale
demişti ki
Sâd / 38:75:1
قَالَ
kale
dedi ki
Sâd / 38:76:1
قَالَ
kale
dedi
Sâd / 38:77:1
قَالَ
kale
buyurdu ki
Sâd / 38:79:1
قَالَ
kale
dedi
Sâd / 38:80:1
قَالَ
kale
buyurdu
Sâd / 38:82:1
قَالَ
kale
dedi
Sâd / 38:84:1
قَالَ
kale
buyurdu ki
Sâd / 38:84:4
أَقُولُ
ekulu
ben diyorum ki
Sâd / 38:86:1
قُلْ
kul
de ki
Zümer / 39:8:27
قُلْ
kul
de ki
Zümer / 39:9:13
قُلْ
kul
de ki
Zümer / 39:10:1
قُلْ
kul
de ki
Zümer / 39:11:1
قُلْ
kul
de ki
Zümer / 39:13:1
قُلْ
kul
de ki
Zümer / 39:14:1
قُلِ
kuli
de ki
Zümer / 39:15:6
قُلْ
kul
de ki
Zümer / 39:18:3
ٱلْقَوْلَ
l-kavle
sözü
Zümer / 39:24:8
وَقِيلَ
ve kile
ve denilir
Zümer / 39:38:7
لَيَقُولُنَّ
leyekulunne
elbette derler
Zümer / 39:38:9
قُلْ
kul
de ki
Zümer / 39:38:31
قُلْ
kul
de ki
Zümer / 39:39:1
قُلْ
kul
de ki
Zümer / 39:43:7
قُلْ
kul
de ki
Zümer / 39:44:1
قُل
kul
de ki
Zümer / 39:46:1
قُلِ
kuli
de ki
Zümer / 39:49:11
قَالَ
kale
der
Zümer / 39:50:2
قَالَهَا
kaleha
bunu demişlerdi
Zümer / 39:53:1
قُلْ
kul
de ki
Zümer / 39:56:2
تَقُولَ
tekule
demesinden (sakının)
Zümer / 39:57:2
تَقُولَ
tekule
demesinden
Zümer / 39:58:2
تَقُولَ
tekule
demesinden
Zümer / 39:64:1
قُلْ
kul
de ki
Zümer / 39:71:12
وَقَالَ
ve kale
ve şöyle der
Zümer / 39:71:27
قَالُوا۟
kalu
derler
Zümer / 39:72:1
قِيلَ
kile
denilir
Zümer / 39:73:13
وَقَالَ
ve kale
ve derler
Zümer / 39:74:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve derler
Zümer / 39:75:13
وَقِيلَ
ve kile
ve denilir
Mü'min / 40:11:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Mü'min / 40:24:5
فَقَالُوا۟
fekalu
dediler
Mü'min / 40:25:6
قَالُوا۟
kalu
dediler
Mü'min / 40:26:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi
Mü'min / 40:27:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi
Mü'min / 40:28:1
وَقَالَ
ve kale
ve (şöyle) dedi
Mü'min / 40:28:12
يَقُولَ
yekule
diyor
Mü'min / 40:29:15
قَالَ
kale
dedi
Mü'min / 40:30:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Mü'min / 40:34:17
قُلْتُمْ
kultum
dediniz
Mü'min / 40:36:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Mü'min / 40:38:1
وَقَالَ
ve kale
dedi ki
Mü'min / 40:44:3
أَقُولُ
ekulu
söylediysem
Mü'min / 40:47:5
فَيَقُولُ
feyekulu
dediler ki
Mü'min / 40:48:1
قَالَ
kale
dedi(ler) ki
Mü'min / 40:49:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi(ler) ki
Mü'min / 40:50:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Mü'min / 40:50:7
قَالُوا۟
kalu
dediler
Mü'min / 40:50:9
قَالُوا۟
kalu
dediler
Mü'min / 40:60:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Mü'min / 40:66:1
قُلْ
kul
de ki
Mü'min / 40:68:9
يَقُولُ
yekulu
der
Mü'min / 40:73:2
قِيلَ
kile
denilecektir
Mü'min / 40:74:4
قَالُوا۟
kalu
diyecekler ki
Mü'min / 40:84:4
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Fussilet / 41:5:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Fussilet / 41:6:1
قُلْ
kul
de ki
Fussilet / 41:9:1
قُلْ
kul
de ki
Fussilet / 41:11:7
فَقَالَ
fe kale
sonra dedi
Fussilet / 41:11:14
قَالَتَآ
kaleta
dediler ki
Fussilet / 41:13:3
فَقُلْ
fekul
de ki
Fussilet / 41:14:13
قَالُوا۟
kalu
dediler
Fussilet / 41:15:8
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
Fussilet / 41:21:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
Fussilet / 41:21:6
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Fussilet / 41:25:13
ٱلْقَوْلُ
l-kavlu
söz
Fussilet / 41:26:1
وَقَالَ
ve kale
ve dediler ki
Fussilet / 41:29:1
وَقَالَ
ve kale
ve dediler ki
Fussilet / 41:30:3
قَالُوا۟
kalu
diyen(lere)
Fussilet / 41:33:3
قَوْلًۭا
kavlen
sözlü
Fussilet / 41:33:10
وَقَالَ
ve kale
ve diyenden
Fussilet / 41:43:2
يُقَالُ
yukalu
söylenen
Fussilet / 41:43:7
قِيلَ
kile
söylenmiş
Fussilet / 41:44:5
لَّقَالُوا۟
lekalu
derlerdi ki
Fussilet / 41:44:11
قُلْ
kul
de ki
Fussilet / 41:47:23
قَالُوٓا۟
kalu
demişlerdir
Fussilet / 41:50:9
لَيَقُولَنَّ
leyekulenne
elbette der ki
Fussilet / 41:52:1
قُلْ
kul
de ki
Şûrâ / 42:15:9
وَقُلْ
vekul
ve de ki
Şûrâ / 42:23:10
قُل
kul
de ki
Şûrâ / 42:24:2
يَقُولُونَ
yekulune
diyorlar (mı?)
Şûrâ / 42:44:15
يَقُولُونَ
yekulune
dediklerini
Şûrâ / 42:45:11
وَقَالَ
ve kale
ve demişlerdir
Zuhruf / 43:9:7
لَيَقُولُنَّ
leyekulunne
elbette diyecekler ki
Zuhruf / 43:13:11
وَتَقُولُوا۟
ve tekulu
ve (şöyle) demeniz için
Zuhruf / 43:20:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Zuhruf / 43:22:2
قَالُوٓا۟
kalu
dediler ki
Zuhruf / 43:23:11
قَالَ
kale
diyenlerden
Zuhruf / 43:24:1
قَـٰلَ
kale
dedi
Zuhruf / 43:24:9
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Zuhruf / 43:26:2
قَالَ
kale
demişti ki
Zuhruf / 43:30:4
قَالُوا۟
kalu
dediler
Zuhruf / 43:31:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Zuhruf / 43:38:4
قَالَ
kale
der ki
Zuhruf / 43:46:8
فَقَالَ
fe kale
dedi
Zuhruf / 43:49:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Zuhruf / 43:51:5
قَالَ
kale
dedi ki
Zuhruf / 43:58:1
وَقَالُوٓا۟
ve kalu
ve dediler
Zuhruf / 43:63:5
قَالَ
kale
dedi ki
Zuhruf / 43:77:6
قَالَ
kale
dedi
Zuhruf / 43:81:1
قُلْ
kul
de ki
Zuhruf / 43:87:5
لَيَقُولُنَّ
leyekulunne
elbette derler
Zuhruf / 43:88:1
وَقِيلِهِۦ
ve kilihi
ve onun demesi(ne andolsun)
Zuhruf / 43:89:3
وَقُلْ
ve kul
ve de ki
Duhân / 44:14:4
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
Duhân / 44:34:3
لَيَقُولُونَ
leyekulune
diyorlar ki
Câsiye / 45:14:1
قُل
kul
söyle
Câsiye / 45:24:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Câsiye / 45:25:11
قَالُوا۟
kalu
demelerinden
Câsiye / 45:26:1
قُلِ
kuli
de ki
Câsiye / 45:32:2
قِيلَ
kile
dendiği
Câsiye / 45:32:11
قُلْتُم
kultum
demiştiniz
Câsiye / 45:34:1
وَقِيلَ
ve kile
ve denildi
Ahkâf / 46:4:1
قُلْ
kul
de ki
Ahkâf / 46:7:6
قَالَ
kale
dediler
Ahkâf / 46:8:2
يَقُولُونَ
yekulune
(-mu) diyorlar?
Ahkâf / 46:8:4
قُلْ
kul
de ki
Ahkâf / 46:9:1
قُلْ
kul
de ki
Ahkâf / 46:10:1
قُلْ
kul
de ki
Ahkâf / 46:11:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi(ler)
Ahkâf / 46:11:16
فَسَيَقُولُونَ
feseyekulune
diyeceklerdir ki
Ahkâf / 46:13:3
قَالُوا۟
kalu
diyen(ler)
Ahkâf / 46:15:21
قَالَ
kale
dedi
Ahkâf / 46:17:2
قَالَ
kale
dedi
Ahkâf / 46:17:23
فَيَقُولُ
feyekulu
derken o der ki
Ahkâf / 46:18:5
ٱلْقَوْلُ
l-kavlu
(azab) söz(ü)
Ahkâf / 46:22:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler ki
Ahkâf / 46:23:1
قَالَ
kale
dedi
Ahkâf / 46:24:6
قَالُوا۟
kalu
dediler
Ahkâf / 46:29:11
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Ahkâf / 46:30:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Ahkâf / 46:34:10
قَالُوا۟
kalu
derler
Ahkâf / 46:34:13
قَالَ
kale
der
Muhammed / 47:16:10
قَالُوا۟
kalu
derler
Muhammed / 47:16:15
قَالَ
kale
söyledi
Muhammed / 47:20:1
وَيَقُولُ
ve yekulu
ve derler
Muhammed / 47:21:2
وَقَوْلٌۭ
ve kavlun
ve söylemektir
Muhammed / 47:26:3
قَالُوا۟
kalu
dediler
Muhammed / 47:30:9
ٱلْقَوْلِ ۚ
l-kavli
sözlerinin
Fetih / 48:11:1
سَيَقُولُ
seyekulu
diyecekler ki
Fetih / 48:11:11
يَقُولُونَ
yekulune
onlar söylüyorlar
Fetih / 48:11:17
قُلْ
kul
de ki
Fetih / 48:15:1
سَيَقُولُ
seyekulu
diyecekler
Fetih / 48:15:15
قُل
kul
de ki
Fetih / 48:15:19
قَالَ
kale
buyurdu
Fetih / 48:15:23
فَسَيَقُولُونَ
feseyekulune
onlar diyecekler
Fetih / 48:16:1
قُل
kul
de ki
Hucurât / 49:2:13
بِٱلْقَوْلِ
bil-kavli
sözü
Hucurât / 49:14:1
قَالَتِ
kaleti
dediler
Hucurât / 49:14:4
قُل
kul
de ki
Hucurât / 49:14:8
قُولُوٓا۟
kulu
deyin
Hucurât / 49:16:1
قُلْ
kul
de ki
Hucurât / 49:17:5
قُل
kul
de ki
Kâf / 50:2:7
فَقَالَ
fekale
dediler
Kâf / 50:18:4
قَوْلٍ
kavlin
söz
Kâf / 50:23:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Kâf / 50:27:1
قَالَ
kale
dedi ki
Kâf / 50:28:1
قَالَ
kale
(Allah) buyurdu ki
Kâf / 50:29:3
ٱلْقَوْلُ
l-kavlu
söz
Kâf / 50:30:2
نَقُولُ
nekulu
deriz
Kâf / 50:30:6
وَتَقُولُ
ve tekulu
ve der
Kâf / 50:39:4
يَقُولُونَ
yekulune
onların dedikleri
Kâf / 50:45:4
يَقُولُونَ ۖ
yekulune
onların dedikleri
Zâriyât / 51:8:3
قَوْلٍۢ
kavlin
söz(ler)
Zâriyât / 51:25:4
فَقَالُوا۟
fe kalu
ve demişlerdi
Zâriyât / 51:25:6
قَالَ
kale
dedi ki
Zâriyât / 51:27:3
قَالَ
kale
dedi
Zâriyât / 51:28:4
قَالُوا۟
kalu
dediler
Zâriyât / 51:29:7
وَقَالَتْ
ve kalet
ve dedi
Zâriyât / 51:30:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Zâriyât / 51:30:3
قَالَ
kale
dedi
Zâriyât / 51:31:1
قَالَ
kale
dedi
Zâriyât / 51:32:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Zâriyât / 51:39:3
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Zâriyât / 51:43:4
قِيلَ
kile
denmişti
Zâriyât / 51:52:10
قَالُوا۟
kalu
dediler
Tûr / 52:26:1
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Tûr / 52:30:2
يَقُولُونَ
yekulune
diyorlar (mı?)
Tûr / 52:31:1
قُلْ
kul
de ki
Tûr / 52:33:2
يَقُولُونَ
yekulune
diyorlar
Tûr / 52:33:3
تَقَوَّلَهُۥ ۚ
tekavvelehu
onu uydurdu (mu?)
Tûr / 52:44:7
يَقُولُوا۟
yekulu
derler
Kamer / 54:2:5
وَيَقُولُوا۟
ve yekulu
ve derler
Kamer / 54:8:4
يَقُولُ
yekulu
derler
Kamer / 54:9:7
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler
Kamer / 54:24:1
فَقَالُوٓا۟
fe kalu
dediler
Kamer / 54:44:2
يَقُولُونَ
yekulune
diyorlar (mı?)
Vâkıa / 56:26:2
قِيلًۭا
kilen
denilir
Vâkıa / 56:47:2
يَقُولُونَ
yekulune
diyorlardı ki
Vâkıa / 56:49:1
قُلْ
kul
de ki
Hadîd / 57:13:2
يَقُولُ
yekulu
derler ki
Hadîd / 57:13:11
قِيلَ
kile
denilir ki
Hadîd / 57:14:5
قَالُوا۟
kalu
derler ki
Mücâdele / 58:1:4
قَوْلَ
kavle
sözünü
Mücâdele / 58:2:15
لَيَقُولُونَ
leyekulune
söylüyorlar
Mücâdele / 58:2:18
ٱلْقَوْلِ
l-kavli
söz-
Mücâdele / 58:3:8
قَالُوا۟
kalu
söyledikleri
Mücâdele / 58:8:26
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve diyorlar
Mücâdele / 58:8:33
نَقُولُ ۚ
nekulu
dediğimizden
Mücâdele / 58:11:5
قِيلَ
kile
dendiği
Mücâdele / 58:11:15
قِيلَ
kile
dendiği
Haşr / 59:10:5
يَقُولُونَ
yekulune
derler ki
Haşr / 59:11:6
يَقُولُونَ
yekulune
derler
Haşr / 59:16:4
قَالَ
kale
demişti
Haşr / 59:16:9
قَالَ
kale
demişti
Mümtehine / 60:4:11
قَالُوا۟
kalu
onlar demişlerdi
Mümtehine / 60:4:34
قَوْلَ
kavle
demesi
Saf / 61:2:5
تَقُولُونَ
tekulune
söylüyorsunuz
Saf / 61:3:6
تَقُولُوا۟
tekulu
söylemenin
Saf / 61:5:2
قَالَ
kale
demişti
Saf / 61:6:2
قَالَ
kale
demişti
Saf / 61:6:28
قَالُوا۟
kalu
dediler
Saf / 61:14:8
قَالَ
kale
demişti
Saf / 61:14:17
قَالَ
kale
dediler
Cuma / 62:6:1
قُلْ
kul
de ki
Cuma / 62:8:1
قُلْ
kul
de ki
Cuma / 62:11:10
قُلْ
kul
de ki
Münâfikûn / 63:1:4
قَالُوا۟
kalu
derler
Münâfikûn / 63:4:6
يَقُولُوا۟
yekulu
konuşsalar
Münâfikûn / 63:4:8
لِقَوْلِهِمْ ۖ
likavlihim
sözlerini
Münâfikûn / 63:5:2
قِيلَ
kile
dendiği
Münâfikûn / 63:7:3
يَقُولُونَ
yekulune
diyorlar
Münâfikûn / 63:8:1
يَقُولُونَ
yekulune
diyorlar ki
Münâfikûn / 63:10:11
فَيَقُولَ
fe yekule
ve demeden
Tegâbün / 64:6:7
فَقَالُوٓا۟
fekalu
fakat onlar dediler
Tegâbün / 64:7:7
قُلْ
kul
de ki
Tahrîm / 66:3:22
قَالَتْ
kalet
(eşi) dedi
Tahrîm / 66:3:26
قَالَ
kale
dedi ki
Tahrîm / 66:8:34
يَقُولُونَ
yekulune
derler ki
Tahrîm / 66:10:23
وَقِيلَ
ve kile
ve denildi
Tahrîm / 66:11:9
قَالَتْ
kalet
demişti
Mülk / 67:9:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Mülk / 67:9:7
وَقُلْنَا
ve kulna
ve dedik ki
Mülk / 67:10:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Mülk / 67:13:2
قَوْلَكُمْ
kavlekum
sözünüzü
Mülk / 67:23:1
قُلْ
kul
de ki
Mülk / 67:24:1
قُلْ
kul
de ki
Mülk / 67:25:1
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve diyorlar
Mülk / 67:26:1
قُلْ
kul
de ki
Mülk / 67:27:8
وَقِيلَ
ve kile
ve dendi
Mülk / 67:28:1
قُلْ
kul
de ki
Mülk / 67:29:1
قُلْ
kul
de ki
Mülk / 67:30:1
قُلْ
kul
de ki
Kalem / 68:15:5
قَالَ
kale
der
Kalem / 68:26:3
قَالُوٓا۟
kalu
dediler
Kalem / 68:28:1
قَالَ
kale
dedi
Kalem / 68:28:4
أَقُل
ekul
ben demedim mi?
Kalem / 68:29:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Kalem / 68:31:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Kalem / 68:51:10
وَيَقُولُونَ
ve yekulune
ve diyorlardı
Hâkka / 69:19:6
فَيَقُولُ
feyekulu
der ki
Hâkka / 69:25:6
فَيَقُولُ
feyekulu
der ki
Hâkka / 69:40:2
لَقَوْلُ
lekavlu
elbette sözüdür
Hâkka / 69:41:3
بِقَوْلِ
bikavli
sözü
Hâkka / 69:42:2
بِقَوْلِ
bikavli
sözü
Hâkka / 69:44:2
تَقَوَّلَ
tekavvele
iftira etseydi
Hâkka / 69:44:5
ٱلْأَقَاوِيلِ
l-ekavili
laflar uydurup
Nûh / 71:2:1
قَالَ
kale
dedi
Nûh / 71:5:1
قَالَ
kale
dedi
Nûh / 71:10:1
فَقُلْتُ
fekultu
dedim ki
Nûh / 71:21:1
قَالَ
kale
dedi
Nûh / 71:23:1
وَقَالُوا۟
ve kalu
ve dediler ki
Nûh / 71:26:1
وَقَالَ
ve kale
ve dedi ki
Cin / 72:1:1
قُلْ
kul
de ki
Cin / 72:1:9
فَقَالُوٓا۟
fe kalu
ve dedikleri
Cin / 72:4:3
يَقُولُ
yekulu
söylüyor
Cin / 72:5:5
تَقُولَ
tekule
söylemeyeceklerini
Cin / 72:20:1
قُلْ
kul
de ki
Cin / 72:21:1
قُلْ
kul
de ki
Cin / 72:22:1
قُلْ
kul
de ki
Cin / 72:25:1
قُلْ
kul
de ki
Müzzemmil / 73:5:4
قَوْلًۭا
kavlen
bir söz
Müzzemmil / 73:6:8
قِيلًا
kilen
söz(ler)
Müzzemmil / 73:10:4
يَقُولُونَ
yekulune
onların dedikleri
Müddessir / 74:24:1
فَقَالَ
fekale
sonra dedi
Müddessir / 74:25:4
قَوْلُ
kavlu
sözü(nden)
Müddessir / 74:31:28
وَلِيَقُولَ
veliyekule
ve desinler diye
Müddessir / 74:43:1
قَالُوا۟
kalu
dediler ki
Kıyâmet / 75:10:1
يَقُولُ
yekulu
der
Kıyâmet / 75:27:1
وَقِيلَ
ve kile
ve denir
Mürselât / 77:48:2
قِيلَ
kile
dendiği
Nebe / 78:38:13
وَقَالَ
ve kale
ve o da söyler
Nebe / 78:40:11
وَيَقُولُ
ve yekulu
ve der
Naziât / 79:10:1
يَقُولُونَ
yekulune
diyorlar ki
Naziât / 79:12:1
قَالُوا۟
kalu
dediler
Naziât / 79:18:1
فَقُلْ
fe kul
de ki
Naziât / 79:24:1
فَقَالَ
fekale
ve dedi
Tekvîr / 81:19:2
لَقَوْلُ
lekavlu
sözüdür
Tekvîr / 81:25:3
بِقَوْلِ
bikavli
sözü
Mutaffifîn / 83:13:5
قَالَ
kale
der
Mutaffifîn / 83:17:2
يُقَالُ
yukalu
denilecektir
Mutaffifîn / 83:32:3
قَالُوٓا۟
kalu
derlerdi
Târık / 86:13:2
لَقَوْلٌۭ
lekavlun
muhakkak bir sözdür
Fecr / 89:15:9
فَيَقُولُ
feyekulu
der ki
Fecr / 89:16:8
فَيَقُولُ
feyekulu
der ki
Fecr / 89:24:1
يَقُولُ
yekulu
der ki
Beled / 90:6:1
يَقُولُ
yekulu
diyor
Şems / 91:13:1
فَقَالَ
fekale
demişti
Zilzâl / 99:3:1
وَقَالَ
ve kale
ve dediği (zaman)
Kâfirûn / 109:1:1
قُلْ
kul
de ki
İhlâs / 112:1:1
قُلْ
kul
de ki
Felak / 113:1:1
قُلْ
kul
de ki
Nâs / 114:1:1
قُلْ
kul
de ki