Onlara, Nuh'un haberini anlat. Hani o halkına: "Ey halkım! Eğer aranızda durmam ve Allah'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geliyorsa, bilin ki ben yalnızca Allah'a güveniyorum. Öyleyse yapacağınızı yapmak için şirk koştuklarınızla toplanıp karar verin. Sonra ne yapacaksanız yapın. Sonra bana fırsat vermeden aldığınız kararı hemen uygulayın!" demişti.
وَٱتْلُ
oku
عَلَيْهِمْ
onlara
نَبَأَ
kıssasını
نُوحٍ
Nuh'un
إِذْ
hani
قَالَ
şöyle söylemişti
لِقَوْمِهِ
kavmine
يَـٰقَوْمِ
kavmim
إِن
eğer
كَانَ
ise
كَبُرَ
ağır
عَلَيْكُم
size
مَّقَامِى
aranızda durmam
وَتَذْكِيرِى
ve size hatırlatmam
بِـَٔايَـٰتِ
ayetlerini
ٱللَّهِ
Allah'ın
فَعَلَى
bilin ki
ٱللَّهِ
Allah'a
تَوَكَّلْتُ
güvendim
فَأَجْمِعُوٓا۟
siz de toplanın
أَمْرَكُمْ
işiniz hakkında
وَشُرَكَآءَكُمْ
ortaklarınızla
ثُمَّ
sonra
لَا
يَكُنْ
olmasın
أَمْرُكُمْ
işiniz
عَلَيْكُمْ
kendi aranızda
غُمَّةً
bir dert
ثُمَّ
sonra
ٱقْضُوٓا۟
uygulayın
إِلَىَّ
bana karşı
وَلَا
ve
تُنظِرُونِ
bana mühlet vermeyin
Vetlu aleyhim nebe'e nuh, iz kale li kavmihi ya kavmi in kane kebure aleykum makami ve tezkiri bi ayatillahi fe alallahi tevekkeltu fe ecmiu emrekum ve şurekaekum summe la yekun emrukum aleykum gummeten summakdu ileyye ve la tunzirun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
vetlu
|
oku | تلو |
| 2 |
aleyhim
|
onlara | - |
| 3 |
nebee
|
kıssasını | نبا |
| 4 |
nuhin
|
Nuh'un | - |
| 5 |
iz
|
hani | - |
| 6 |
kale
|
şöyle söylemişti | قول |
| 7 |
likavmihi
|
kavmine | قوم |
| 8 |
ya kavmi
|
kavmim | قوم |
| 9 |
in
|
eğer | - |
| 10 |
kane
|
ise | كون |
| 11 |
kebura
|
ağır | كبر |
| 12 |
aleykum
|
size | - |
| 13 |
mekami
|
aranızda durmam | قوم |
| 14 |
ve tezkiri
|
ve size hatırlatmam | ذكر |
| 15 |
biayati
|
ayetlerini | ايي |
| 16 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 17 |
feala
|
bilin ki | - |
| 18 |
llahi
|
Allah'a | - |
| 19 |
tevekkeltu
|
güvendim | وكل |
| 20 |
feecmiu
|
siz de toplanın | جمع |
| 21 |
emrakum
|
işiniz hakkında | امر |
| 22 |
ve şuraka'ekum
|
ortaklarınızla | شرك |
| 23 |
summe
|
sonra | - |
| 24 |
la
|
- | |
| 25 |
yekun
|
olmasın | كون |
| 26 |
emrukum
|
işiniz | امر |
| 27 |
aleykum
|
kendi aranızda | - |
| 28 |
gummeten
|
bir dert | غمم |
| 29 |
summe
|
sonra | - |
| 30 |
kdu
|
uygulayın | قضي |
| 31 |
ileyye
|
bana karşı | - |
| 32 |
ve la
|
ve | - |
| 33 |
tunziruni
|
bana mühlet vermeyin | نظر |