سورة النحل
16.Nahl Suresi
"Bal Arısı"
128 Ayet
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Nahl 16:2
يُنَزِّلُ
ٱلْمَلَـٰٓئِكَةَ
بِٱلرُّوحِ
مِنْ
أَمْرِهِ
عَلَىٰ
مَن
يَشَآءُ
مِنْ
عِبَادِهِٓ
أَنْ
أَنذِرُوٓا۟
أَنَّهُ
لَآ
إِلَـٰهَ
إِلَّآ
أَنَا۠
فَٱتَّقُونِ
"Benden başka ilah yoktur, öyleyse bana karşı takva[1] sahibi olun." uyarısında bulunmaları için kullarından dilediğine emrinden ruh[2] ile melekleri[3] indirir.
Yunezzilul melaikete bir ruhi min emrihi ala men yeşau min ibadihi en enziru ennehu la ilahe illa ene fettekun.
Nahl 16:5
وَٱلْأَنْعَـٰمَ
خَلَقَهَا ۗ
لَكُمْ
فِيهَا
دِفْءٌ
وَمَنَـٰفِعُ
وَمِنْهَا
تَأْكُلُونَ
Hayvanları, sizin için O yarattı. Isınma ve birçok yararları yanında, onlardan yiyecekler de elde edersiniz.
Vel en'ame halakaha, lekum fiha dif'un ve menafiu ve minha te'kulun.
Nahl 16:7
وَتَحْمِلُ
أَثْقَالَكُمْ
إِلَىٰ
بَلَدٍ
لَّمْ
تَكُونُوا۟
بَـٰلِغِيهِ
إِلَّا
بِشِقِّ
ٱلْأَنفُسِ ۚ
إِنَّ
رَبَّكُمْ
لَرَءُوفٌ
رَّحِيمٌ
Zorlukla ulaşabileceğiniz yerlere yüklerinizi taşırlar. Kuşkusuz, Rabb'iniz Çok Şefkatli'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Ve tahmilu eskalekum ila beledin lem tekunu balıgihi illa bi şıkkıl enfus, inne rabbekum le raufun rahim.
Nahl 16:8
وَٱلْخَيْلَ
وَٱلْبِغَالَ
وَٱلْحَمِيرَ
لِتَرْكَبُوهَا
وَزِينَةً ۚ
وَيَخْلُقُ
مَا
لَا
تَعْلَمُونَ
Sizin için binek ve süs hayvanı olarak atları, katırları ve eşekleri yarattı. Ve O, bilmediğiniz şeyleri yaratmaktadır.
Vel hayle vel bigale vel hamire li terkebuha ve zineh, ve yahluku ma la ta'lemun.
Nahl 16:10
هُوَ
ٱلَّذِىٓ
أَنزَلَ
مِنَ
ٱلسَّمَآءِ
مَآءً ۖ
لَّكُم
مِّنْهُ
شَرَابٌ
وَمِنْهُ
شَجَرٌ
فِيهِ
تُسِيمُونَ
Gökten su indiren O'dur. İçme sularınız O'ndandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de O'ndandır.
Huvellezi enzele mines semai maen lekum minhu şarabun ve minhu şecerun fihi tusimun.
Nahl 16:11
يُنبِتُ
لَكُم
بِهِ
ٱلزَّرْعَ
وَٱلزَّيْتُونَ
وَٱلنَّخِيلَ
وَٱلْأَعْنَـٰبَ
وَمِن
كُلِّ
ٱلثَّمَرَٰتِ ۗ
إِنَّ
فِى
ذَٰلِكَ
لَـَٔايَةً
لِّقَوْمٍ
يَتَفَكَّرُونَ
O su ile sizin için ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyveden bitiriyor. Kuşkusuz, düşünen bir halk için elbette bir ayet[1] vardır.
Yunbitu lekum bihiz zer'a vez zeytune ven nahile vel a'nabe ve min kullis semerat, inne fi zalike le ayeten li kavmin yetefekkerun.
Nahl 16:12
وَسَخَّرَ
لَكُمُ
ٱلَّيْلَ
وَٱلنَّهَارَ
وَٱلشَّمْسَ
وَٱلْقَمَرَ ۖ
وَٱلنُّجُومُ
مُسَخَّرَٰتٌ
بِأَمْرِهِٓ ۗ
إِنَّ
فِى
ذَٰلِكَ
لَـَٔايَـٰتٍ
لِّقَوْمٍ
يَعْقِلُونَ
O, geceyi ve gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı yararlanmanıza sundu. Yıldızlar da O'nun buyruğu ile boyun eğdirilmiştir. Bunda aklını kullanan bir halk için ayetler[1] vardır.
Ve sehhara lekumul leyle ven nehare veş şemse vel kamer, ven nucumu musahharatun bi emrih, inne fi zalike le ayatin li kavmin ya'kılun.
Nahl 16:13
وَمَا
ذَرَأَ
لَكُمْ
فِى
ٱلْأَرْضِ
مُخْتَلِفًا
أَلْوَٰنُهُٓ ۗ
إِنَّ
فِى
ذَٰلِكَ
لَـَٔايَةً
لِّقَوْمٍ
يَذَّكَّرُونَ
Yeryüzünde, rengarenk şeyleri, sizin için üretip çoğalttı.[1] Bunda öğüt alan bir halk için elbette ayet[2] vardır.
Ve ma zerae lekum fil ardı muhtelifen elvanuh, inne fi zalike le ayeten li kavmin yezzekkerun.
Nahl 16:14
وَهُوَ
ٱلَّذِى
سَخَّرَ
ٱلْبَحْرَ
لِتَأْكُلُوا۟
مِنْهُ
لَحْمًا
طَرِيًّا
وَتَسْتَخْرِجُوا۟
مِنْهُ
حِلْيَةً
تَلْبَسُونَهَا
وَتَرَى
ٱلْفُلْكَ
مَوَاخِرَ
فِيهِ
وَلِتَبْتَغُوا۟
مِن
فَضْلِهِ
وَلَعَلَّكُمْ
تَشْكُرُونَ
Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyası çıkarmanız için denizi yararlanmanıza sunan O'dur. Lütfundan rızık aramanız için, onun içinde suları yararak giden gemiler görürsün. Umulur ki şükredersiniz.
Ve huvellezi sehharel bahre li te'kulu minhu lahmen tariyyen ve testahricu minhu hilyeten telbesuneha, ve terel fulke mevahira fihi ve li tebtegu min fadlihi ve leallekum teşkurun.
Nahl 16:15
وَأَلْقَىٰ
فِى
ٱلْأَرْضِ
رَوَٰسِىَ
أَن
تَمِيدَ
بِكُمْ
وَأَنْهَـٰرًا
وَسُبُلًا
لَّعَلَّكُمْ
تَهْتَدُونَ
O, sizi sarsar diye yeryüzüne ağır baskı koydu. Yolunuzu bulmanız için nehirler ve yollardan izler bıraktı;
Ve elka fil ardı revasiye en temide bikum ve enharen ve subulen leallekum tehtedun.
Nahl 16:16
وَعَلَـٰمَـٰتٍ ۚ
وَبِٱلنَّجْمِ
هُمْ
يَهْتَدُونَ
Ve işaretler. Onlar, yıldızla yol bulurlar.
Ve alamat, ve bin necmi hum yehtedun.
Nahl 16:18
وَإِن
تَعُدُّوا۟
نِعْمَةَ
ٱللَّهِ
لَا
تُحْصُوهَآ ۗ
إِنَّ
ٱللَّهَ
لَغَفُورٌ
رَّحِيمٌ
Eğer Allah'ın nimetlerini sayacak olsanız, onu hesaplayamazsınız. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Ve in teuddu ni'metallahi la tuhsuha, innallahe le gafurun rahim.
Nahl 16:19
وَٱللَّهُ
يَعْلَمُ
مَا
تُسِرُّونَ
وَمَا
تُعْلِنُونَ
Allah, gizlediğiniz şeyleri de açığa vurduğunuz şeyleri de bilir.
Vallahu ya'lemu ma tusirrune ve ma tu'linun.
Nahl 16:20
وَٱلَّذِينَ
يَدْعُونَ
مِن
دُونِ
ٱللَّهِ
لَا
يَخْلُقُونَ
شَيْـًٔا
وَهُمْ
يُخْلَقُونَ
Onların, Allah'ın yanı sıra dua1 ettikleri, bir şey yaratamazlar. Kendileri yaratılmışlardır.
Vellezine yed'une min dunillahi la yahlukune şey'en ve hum yuhlekun.