يُنَزِّلُ
indirir
ٱلْمَلَـٰٓئِكَةَ
Melekleri
بِٱلرُّوحِ
ruh ile
مِنْ
-nden (olan)
أَمْرِهِ
emri-
عَلَىٰ
üzerine
مَن
kimseler
يَشَآءُ
dilediği
مِنْ
-ndan
عِبَادِهِٓ
kulları-
أَنْ
diye
أَنذِرُوٓا۟
uyarsın
أَنَّهُ
muhakkak
لَآ
yoktur
إِلَـٰهَ
tanrı
إِلَّآ
başka
أَنَا۠
benden
فَٱتَّقُونِ
benden korkun
Yunezzilul melaikete bir ruhi min emrihi ala men yeşau min ibadihi en enziru ennehu la ilahe illa ene fettekun.
Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.
Vahiy. Ruh; insanı yaşatan "can", "vahiy" ve "vahyin kaynağı" demektir. Kur'an, ruh kelimesini "vahiy" anlamında da kullanmaktadır. Zira vahiy, insana ve topluma hayat vermektedir, insana ve topluma düzen vererek onları canlı ve diri tutmaktadır; onlara en doğru yaşamın yolunu göstermektedir.
Melek" kelimesinin çoğulu "melaike"dir. "Kuvvet, mülk, melik, yönetim gücü, elçi, haber verici" demek olan "melek" kelimesi, terim olarak, Allah'ın bütün emirlerine uyan, O'na hiç isyan etmeyen varlıkları ifade etmektedir (21:27). Melek, aynı zamanda Allah'ın kullandığı "güç" güçlü varlık demektir. Melek, Kur'an'da ayrıca, "hafıza, koruyucu melek, cesaret, rüzgar, zorba, yük taşıyan; öküz, eşek vb. (2:248) anlamlarında da kullanılmaktadır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
yunezzilu
|
indirir | نزل |
| 2 |
l-melaikete
|
Melekleri | ملك |
| 3 |
bir-ruhi
|
ruh ile | روح |
| 4 |
min
|
-nden (olan) | - |
| 5 |
emrihi
|
emri- | امر |
| 6 |
ala
|
üzerine | - |
| 7 |
men
|
kimseler | - |
| 8 |
yeşa'u
|
dilediği | شيا |
| 9 |
min
|
-ndan | - |
| 10 |
ibadihi
|
kulları- | عبد |
| 11 |
en
|
diye | - |
| 12 |
enziru
|
uyarsın | نذر |
| 13 |
ennehu
|
muhakkak | - |
| 14 |
la
|
yoktur | - |
| 15 |
ilahe
|
tanrı | اله |
| 16 |
illa
|
başka | - |
| 17 |
ena
|
benden | - |
| 18 |
fettekuni
|
benden korkun | وقي |