سورة الحج
22.Hac Suresi
"Hac"
78 Ayet
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Hac 22:2
يَوْمَ
تَرَوْنَهَا
تَذْهَلُ
كُلُّ
مُرْضِعَةٍ
عَمَّآ
أَرْضَعَتْ
وَتَضَعُ
كُلُّ
ذَاتِ
حَمْلٍ
حَمْلَهَا
وَتَرَى
ٱلنَّاسَ
سُكَـٰرَىٰ
وَمَا
هُم
بِسُكَـٰرَىٰ
وَلَـٰكِنَّ
عَذَابَ
ٱللَّهِ
شَدِيدٌ
Onu gördüğünüz gün, her emzikli kadın, emzirdiğini unutur. Her hamile kadın, bebeğini düşürür. Ve İnsanları sarhoş olmadıkları halde, sarhoş gibi görürsün. Zira Allah'ın azabı çok şiddetlidir.
Yevme teravneha tezhelu kullu murdıatin amma erdaat ve tedau kullu zati hamlin hamleha ve teren nase sukara ve ma hum bi sukara ve lakinne azaballahi şedid.
Hac 22:3
وَمِنَ
ٱلنَّاسِ
مَن
يُجَـٰدِلُ
فِى
ٱللَّهِ
بِغَيْرِ
عِلْمٍ
وَيَتَّبِعُ
كُلَّ
شَيْطَـٰنٍ
مَّرِيدٍ
Ve İnsanlardan öyle kimseler vardır ki; hiçbir bilgisi olmadığı halde, Allah hakkında ileri geri konuşurlar ve bütün azgın şeytanların[1] peşinden giderler.
Ve minen nasi men yucadilu fillahi bi gayri ilmin ve yettebiu kulle şeytanin merid.
Hac 22:4
كُتِبَ
عَلَيْهِ
أَنَّهُ
مَن
تَوَلَّاهُ
فَأَنَّهُ
يُضِلُّهُ
وَيَهْدِيهِ
إِلَىٰ
عَذَابِ
ٱلسَّعِيرِ
Onun[1] hakkında yazıldı: ona uyan kesinlikle bilmelidir ki, şeytan onu saptırır. Ve onu Sair'in[2] azabına iletir.
Kutibe aleyhi ennehu men tevellahu fe ennehu yudılluhu ve yehdihi ila azabis sair.
Hac 22:5
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلنَّاسُ
إِن
كُنتُمْ
فِى
رَيْبٍ
مِّنَ
ٱلْبَعْثِ
فَإِنَّا
خَلَقْنَـٰكُم
مِّن
تُرَابٍ
ثُمَّ
مِن
نُّطْفَةٍ
ثُمَّ
مِنْ
عَلَقَةٍ
ثُمَّ
مِن
مُّضْغَةٍ
مُّخَلَّقَةٍ
وَغَيْرِ
مُخَلَّقَةٍ
لِّنُبَيِّنَ
لَكُمْ ۚ
وَنُقِرُّ
فِى
ٱلْأَرْحَامِ
مَا
نَشَآءُ
إِلَىٰٓ
أَجَلٍ
مُّسَمًّى
ثُمَّ
نُخْرِجُكُمْ
طِفْلًا
ثُمَّ
لِتَبْلُغُوٓا۟
أَشُدَّكُمْ ۖ
وَمِنكُم
مَّن
يُتَوَفَّىٰ
وَمِنكُم
مَّن
يُرَدُّ
إِلَىٰٓ
أَرْذَلِ
ٱلْعُمُرِ
لِكَيْلَا
يَعْلَمَ
مِن
بَعْدِ
عِلْمٍ
شَيْـًٔا ۚ
وَتَرَى
ٱلْأَرْضَ
هَامِدَةً
فَإِذَآ
أَنزَلْنَا
عَلَيْهَا
ٱلْمَآءَ
ٱهْتَزَّتْ
وَرَبَتْ
وَأَنبَتَتْ
مِن
كُلِّ
زَوْجٍ
بَهِيجٍ
Ey İnsanlar! Eğer öldükten sonra yeniden dirilmekten kuşkunuz varsa; bilin ki Biz, sizi topraktan, sonra nutfeden,[1] sonra bir alakadan,[2] sonra yapısı belli belirsiz mudğadan[3] yarattık. Ne olduğunuzu bilin diye size açıklıyoruz. Ve Biz, dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutarız. Sonra sizi bir bebek olarak çıkarırız. Sonra kiminiz ergenlik çağına ulaşır. Ve sizden bir kısmınız vefat ettirilir. Kiminiz de ömrünün en kötü dönemine erişir; bir şey bilmez yaşlı bir bunak haline gelir. Yeryüzünü kurumuş ölmüş görürsün, ama üzerine su indirdiğimiz zaman yeniden hareketlenir, kabarır ve her bitkiden göz alıcı çiftler bitirir.
Ya eyyuhen nasu in kuntum fi raybin minel ba'si fe inna halaknakum min turabin summe min nutfetin summe min alakatin summe min mudgatin muhallekatin ve gayri muhallekatin li nubeyyine lekum, ve nukırru fil erhami ma neşau ila ecelin musemmen summe nuhricukum tıflen summe li teblugu eşuddekum ve minkum men yuteveffa ve minkum men yuraddu ila erzelil umuri li keyla ya'leme min ba'di ilmin şey'a, ve terel arda hamideten fe iza enzelna aleyhel maehtezzet ve rabet ve enbetet min kulli zevcin behic.
Hac 22:6
ذَٰلِكَ
بِأَنَّ
ٱللَّهَ
هُوَ
ٱلْحَقُّ
وَأَنَّهُ
يُحْىِ
ٱلْمَوْتَىٰ
وَأَنَّهُ
عَلَىٰ
كُلِّ
شَىْءٍ
قَدِيرٌ
İşte Hakk olan Allah budur. O, ölüleri diriltir. Ve O, Her Şeye Gücü Yeten'dir.
Zalike bi ennallahe huvel hakku ve ennehu yuhyil mevta ve ennehu ala kulli şey'in kadir.
Hac 22:8
وَمِنَ
ٱلنَّاسِ
مَن
يُجَـٰدِلُ
فِى
ٱللَّهِ
بِغَيْرِ
عِلْمٍ
وَلَا
هُدًى
وَلَا
كِتَـٰبٍ
مُّنِيرٍ
İnsanlardan bazıları, bir bilgiye, bir yol göstericiye ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıyorlar.
Ve minen nasi men yucadilu fillahi bi gayri ilmin ve la huden ve la kitabin munir.
Hac 22:9
ثَانِىَ
عِطْفِهِ
لِيُضِلَّ
عَن
سَبِيلِ
ٱللَّهِ ۖ
لَهُ
فِى
ٱلدُّنْيَا
خِزْىٌ ۖ
وَنُذِيقُهُ
يَوْمَ
ٱلْقِيَـٰمَةِ
عَذَابَ
ٱلْحَرِيقِ
Allah'ın yolundan saptırmak için kıvırıp durur. Onun için dünyada rezillik vardır. Ve ona Kıyamet günü yakıcı ateşin azabını tattıracağız.
Saniye ıtfihi li yudılle an sebilillah, lehu fid dunya hızyun ve nuzikuhu yevmel kıyameti azabel harik.
Hac 22:10
ذَٰلِكَ
بِمَا
قَدَّمَتْ
يَدَاكَ
وَأَنَّ
ٱللَّهَ
لَيْسَ
بِظَلَّـٰمٍ
لِّلْعَبِيدِ
İşte bu kendi tercihinle yaptığın şeylerden dolayıdır. Kuşkusuz Allah, kullarına haksızlık edici değildir.
Zalike bima kaddemet yedake ve ennallahe leyse bi zallamin lil abid.
Hac 22:11
وَمِنَ
ٱلنَّاسِ
مَن
يَعْبُدُ
ٱللَّهَ
عَلَىٰ
حَرْفٍ ۖ
فَإِنْ
أَصَابَهُ
خَيْرٌ
ٱطْمَأَنَّ
بِهِ ۖ
وَإِنْ
أَصَابَتْهُ
فِتْنَةٌ
ٱنقَلَبَ
عَلَىٰ
وَجْهِهِ
خَسِرَ
ٱلدُّنْيَا
وَٱلْـَٔاخِرَةَ ۚ
ذَٰلِكَ
هُوَ
ٱلْخُسْرَانُ
ٱلْمُبِينُ
İnsanlardan bazıları da iş olsun diye Allah'a kulluk eder. Onun yararına bir şey olursa onunla mutlu olur, eğer bir fitneyle[1] karşı karşıya kalırsa hemen yönünü değiştirir. O dünyada da ahirette de kaybedendir. İşte o apaçık bir kayıptır.
Ve minen nasi men ya'budullahe ala harf, fe in asabehu hayrunıtmeenne bih, ve in asabethu fitnetuninkalebe ala vechihi, hasired dunya vel ahıreh, zalike huvel husranul mubin.
Hac 22:12
يَدْعُوا۟
مِن
دُونِ
ٱللَّهِ
مَا
لَا
يَضُرُّهُ
وَمَا
لَا
يَنفَعُهُ ۚ
ذَٰلِكَ
هُوَ
ٱلضَّلَـٰلُ
ٱلْبَعِيدُ
Allah'ın yanı sıra kendilerine zarar da fayda da veremeyecek olan şeylere dua[1] ediyorlar. İşte bu derin bir sapkınlıktır.
Yed'u min dunillahi ma la yedurruhu ve ma la yenfeuh, zalike huved dalalul baid.
Hac 22:14
إِنَّ
ٱللَّهَ
يُدْخِلُ
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
وَعَمِلُوا۟
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ
جَنَّـٰتٍ
تَجْرِى
مِن
تَحْتِهَا
ٱلْأَنْهَـٰرُ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
يَفْعَلُ
مَا
يُرِيدُ
Allah, iman eden ve salihatı[1] yapanları altından ırmaklar akan Cennetlere koyacak. Kuşkusuz Allah, Dilediği Şeyi Yapar.
İnnallahe yudhılullezine amenu ve amilus salihati cennatin tecri min tahtihel enhar, innallahe yef'alu ma yurid.
Hac 22:15
مَن
كَانَ
يَظُنُّ
أَن
لَّن
يَنصُرَهُ
ٱللَّهُ
فِى
ٱلدُّنْيَا
وَٱلْـَٔاخِرَةِ
فَلْيَمْدُدْ
بِسَبَبٍ
إِلَى
ٱلسَّمَآءِ
ثُمَّ
لْيَقْطَعْ
فَلْيَنظُرْ
هَلْ
يُذْهِبَنَّ
كَيْدُهُ
مَا
يَغِيظُ
Kim Allah'ın, ona dünyada ve ahirette kesinlikle yardım etmeyeceğini zannediyorsa, o zaman semaya[1] bir araç uzatsın da sonra onu[2] kessin de baksın bakalım bu planı kendisini kızdıran şeyi giderecek mi?
Men kane yezunnu en len yensurehullahu fid dunya vel ahıreti felyemdud bi sebebin iles semai summel yakta' felyenzur hel yuzhibennekeyduhu ma yagiz.
Hac 22:17
إِنَّ
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
وَٱلَّذِينَ
هَادُوا۟
وَٱلصَّـٰبِـِٔينَ
وَٱلنَّصَـٰرَىٰ
وَٱلْمَجُوسَ
وَٱلَّذِينَ
أَشْرَكُوٓا۟
إِنَّ
ٱللَّهَ
يَفْصِلُ
بَيْنَهُمْ
يَوْمَ
ٱلْقِيَـٰمَةِ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
عَلَىٰ
كُلِّ
شَىْءٍ
شَهِيدٌ
Allah; İman Edenler, Yahudiler, Sabiiler,[1] Nesara,[2] Mecusiler ve Müşrik olanların Kıyamet günü aralarını ayıracaktır.[3] Allah, her şeye tanıktır.
İnnellezine amenu vellezine hadu ves sabiine ven nasara vel mecuse vellezine eşreku innallahe yafsılu beynehum yevmel kıyameh, innallahe ala kulli şey'in şehid.
Hac 22:18
أَلَمْ
تَرَ
أَنَّ
ٱللَّهَ
يَسْجُدُ
لَهُ
مَن
فِى
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
وَمَن
فِى
ٱلْأَرْضِ
وَٱلشَّمْسُ
وَٱلْقَمَرُ
وَٱلنُّجُومُ
وَٱلْجِبَالُ
وَٱلشَّجَرُ
وَٱلدَّوَآبُّ
وَكَثِيرٌ
مِّنَ
ٱلنَّاسِ ۖ
وَكَثِيرٌ
حَقَّ
عَلَيْهِ
ٱلْعَذَابُ ۗ
وَمَن
يُهِنِ
ٱللَّهُ
فَمَا
لَهُ
مِن
مُّكْرِمٍ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
يَفْعَلُ
مَا
يَشَآءُ ۩
Göklerde ve yerde ne varsa; Güneş'in, Ay'ın ve yıldızların, dağların, ağaçların, hayvanların ve İnsanların birçoğunun Allah'a secde[1] ettiklerini görmüyor musun?[2] Birçoğunun da[3] üzerine azap hak oldu. Ve Allah, kimi küçük düşürürse artık onun için bir yüceltici yoktur. Kuşkusuz Allah, dilediğini yapar.
E lem tera ennallahe yescudu lehu men fis semavati ve men fil ardı veş şemsu vel kameru ven nucumu vel cibalu veş şeceru ved devabbu ve kesirun minen nas, ve kesirun hakka aleyhil azab, ve men yuhinillahu fe ma lehu min mukrim, innallahe yef'alu ma yeşa'.
Hac 22:19
هَـٰذَانِ
خَصْمَانِ
ٱخْتَصَمُوا۟
فِى
رَبِّهِمْ ۖ
فَٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
قُطِّعَتْ
لَهُمْ
ثِيَابٌ
مِّن
نَّارٍ
يُصَبُّ
مِن
فَوْقِ
رُءُوسِهِمُ
ٱلْحَمِيمُ
Bu iki karşıt taraf,[1] Rabb'leri hakkında mücadele eden, birbirlerine iki düşmandır. Bunlardan Kafirler için ateşten biçilmiş elbiseler vardır. Onların başlarının üstünden kaynar sular dökülecek!
Hazani hasmanihtesamu fi rabbihim fellezine keferu kuttıat lehum siyabun min nar, yusabbu min fevkı ruusihumul hamim.
Hac 22:20
يُصْهَرُ
بِهِ
مَا
فِى
بُطُونِهِمْ
وَٱلْجُلُودُ
Bununla iç organları ve derileri eritilecek.
Yusheru bihi ma fi butunihim vel culud.