سورة الحج
22.Hac Suresi
"Hac"
78 Ayet
Hac 22:41
ٱلَّذِينَ
إِن
مَّكَّنَّـٰهُمْ
فِى
ٱلْأَرْضِ
أَقَامُوا۟
ٱلصَّلَوٰةَ
وَءَاتَوُا۟
ٱلزَّكَوٰةَ
وَأَمَرُوا۟
بِٱلْمَعْرُوفِ
وَنَهَوْا۟
عَنِ
ٱلْمُنكَرِ ۗ
وَلِلَّهِ
عَـٰقِبَةُ
ٱلْأُمُورِ
Eğer yeryüzünde onları egemen kılarsak, salatı ikame ederler[1], zekatı yaparlar[1], ma'ruf olanı yapar, münkerden sakındırırlar.[2] Bütün işlerin sonucu Allah'a dönecektir.
Ellezine in mekkennahum fil ardı ekamus salate ve atevuz zekate ve emeru bil ma'rufi ve nehev anil munker, ve lillahi akıbetul umur.
Hac 22:42
وَإِن
يُكَذِّبُوكَ
فَقَدْ
كَذَّبَتْ
قَبْلَهُمْ
قَوْمُ
نُوحٍ
وَعَادٌ
وَثَمُودُ
Eğer seni yalanlıyorlarsa, bil ki onlardan önce; Nuh, Ad ve Semud halkları da Nebilerini yalanlamışlardı.
Ve in yukezzibuke fe kad kezzebet kablehum kavmu nuhın ve adun ve semud.
Hac 22:43
وَقَوْمُ
إِبْرَٰهِيمَ
وَقَوْمُ
لُوطٍ
İbrahim ve Lut halkları da yalanlamışlardı.
Ve kavmu ibrahime ve kavmu lut.
Hac 22:44
وَأَصْحَـٰبُ
مَدْيَنَ ۖ
وَكُذِّبَ
مُوسَىٰ
فَأَمْلَيْتُ
لِلْكَـٰفِرِينَ
ثُمَّ
أَخَذْتُهُمْ ۖ
فَكَيْفَ
كَانَ
نَكِيرِ
Ve Medyen sahipleri de. Musa da yalanlandı. Fakat Kafirlere süre tanıdım. Sonra da onları yakaladım. Benim inkarım[1] nasılmış gördüler.
Ve ashabu medyen, ve kuzzibe musa fe emleytu lil kafirine summe ehaztuhum, fe keyfe kane nekir.
Hac 22:45
فَكَأَيِّن
مِّن
قَرْيَةٍ
أَهْلَكْنَـٰهَا
وَهِىَ
ظَالِمَةٌ
فَهِىَ
خَاوِيَةٌ
عَلَىٰ
عُرُوشِهَا
وَبِئْرٍ
مُّعَطَّلَةٍ
وَقَصْرٍ
مَّشِيدٍ
Böylece zulüm yapmalarından dolayı nice kentleri yok ettik. Çatıları çökmüş, duvarları yıkılmış; sahipsiz kalmış kuyular ve görkemli saraylar vardır.
Fe ke eyyin min karyetin ehleknaha ve hiye zalimetun fe hiye haviyetun ala uruşiha ve bi'rin muattalatin ve kasrın meşid.
Hac 22:46
أَفَلَمْ
يَسِيرُوا۟
فِى
ٱلْأَرْضِ
فَتَكُونَ
لَهُمْ
قُلُوبٌ
يَعْقِلُونَ
بِهَآ
أَوْ
ءَاذَانٌ
يَسْمَعُونَ
بِهَا ۖ
فَإِنَّهَا
لَا
تَعْمَى
ٱلْأَبْصَـٰرُ
وَلَـٰكِن
تَعْمَى
ٱلْقُلُوبُ
ٱلَّتِى
فِى
ٱلصُّدُورِ
Onlar, yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki kendilerinin, kendisi ile akıl edecekleri kalpleri[1] veya kendisi ile işitecek kulakları olsun. Gerçek şu ki, kör olan gözler değildir, kör olan göğüslerde olan kalplerdir.
E fe lem yesiru fil ardı fe tekune lehum kulubun ya'kılune biha ev azanunyesmeune biha, fe inneha la ta'mal ebsaru ve lakin ta'mal kulubulleti fis sudur.
Hac 22:47
وَيَسْتَعْجِلُونَكَ
بِٱلْعَذَابِ
وَلَن
يُخْلِفَ
ٱللَّهُ
وَعْدَهُ ۚ
وَإِنَّ
يَوْمًا
عِندَ
رَبِّكَ
كَأَلْفِ
سَنَةٍ
مِّمَّا
تَعُدُّونَ
Ve senden azabı çabuklaştırmanı istiyorlar. Oysa Allah, sözünden asla dönmez. Kuşkusuz Rabb'ine göre bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.
Ve yesta'ciluneke bil azabi ve len yuhlifallahu va'deh, ve inne yevmen inde rabbike ke elfi senetin mimma teuddun.
Hac 22:48
وَكَأَيِّن
مِّن
قَرْيَةٍ
أَمْلَيْتُ
لَهَا
وَهِىَ
ظَالِمَةٌ
ثُمَّ
أَخَذْتُهَا
وَإِلَىَّ
ٱلْمَصِيرُ
Zulmedip duran nice kentler vardı ki onlara süre vermiştim. Sonra onları yakaladım. Ve dönüş Bana'dır.
Ve ke eyyin min karyetin emleytu leha ve hiye zalimetun summe ehaztuha, ve ileyyel masir.
Hac 22:49
قُلْ
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلنَّاسُ
إِنَّمَآ
أَنَا۠
لَكُمْ
نَذِيرٌ
مُّبِينٌ
De ki: "Ey İnsanlar! Ben sizin için yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."
Kul ya eyyuhen nasu innema ene lekum nezirun mubin.
Hac 22:51
وَٱلَّذِينَ
سَعَوْا۟
فِىٓ
ءَايَـٰتِنَا
مُعَـٰجِزِينَ
أُو۟لَـٰٓئِكَ
أَصْحَـٰبُ
ٱلْجَحِيمِ
Ayetlerimizi geçersiz bırakma yarışında olanlar, işte onlar Cehennem ehlidir.
Vellezine seav fi ayatina muacizine ulaike ashabul cehim.
Hac 22:52
وَمَآ
أَرْسَلْنَا
مِن
قَبْلِكَ
مِن
رَّسُولٍ
وَلَا
نَبِىٍّ
إِلَّآ
إِذَا
تَمَنَّىٰٓ
أَلْقَى
ٱلشَّيْطَـٰنُ
فِىٓ
أُمْنِيَّتِهِ
فَيَنسَخُ
ٱللَّهُ
مَا
يُلْقِى
ٱلشَّيْطَـٰنُ
ثُمَّ
يُحْكِمُ
ٱللَّهُ
ءَايَـٰتِهِ ۗ
وَٱللَّهُ
عَلِيمٌ
حَكِيمٌ
Senden önce gönderdiğimiz her Resul ve Nebi, bir şey dilediği[1] zaman, şeytan[2] onun bu dileğine bir şeyler katmak istedi.[3] Fakat Allah, şeytanın kattığı şeyleri yok eder. Sonra Allah, kendi ayetlerini sağlamlaştırır. Ve Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
Ve ma erselna min kablike min resulin ve la nebiyyin illa iza temenna elkaş şeytanu fi umniyyetih, fe yensehullahu ma yulkış şeytanu summe yuhkimullahu ayatih, vallahu alimun hakim.
Hac 22:53
لِّيَجْعَلَ
مَا
يُلْقِى
ٱلشَّيْطَـٰنُ
فِتْنَةً
لِّلَّذِينَ
فِى
قُلُوبِهِم
مَّرَضٌ
وَٱلْقَاسِيَةِ
قُلُوبُهُمْ ۗ
وَإِنَّ
ٱلظَّـٰلِمِينَ
لَفِى
شِقَاقٍ
بَعِيدٍ
Kalplerinde hastalık olan ve kalpleri kararıp katılaşmış olanlara, şeytanın kattığı şeyi[1], sınav vesilesi kıldık. Zalimler derin bir yanılgı içindedirler.
Li yec'ale ma yulkış şeytanu fitneten lillezine fi kulubihim maradun vel kasiyeti kulubuhum, ve innez zalimine le fi şikakın baid.
Hac 22:54
وَلِيَعْلَمَ
ٱلَّذِينَ
أُوتُوا۟
ٱلْعِلْمَ
أَنَّهُ
ٱلْحَقُّ
مِن
رَّبِّكَ
فَيُؤْمِنُوا۟
بِهِ
فَتُخْبِتَ
لَهُ
قُلُوبُهُمْ ۗ
وَإِنَّ
ٱللَّهَ
لَهَادِ
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوٓا۟
إِلَىٰ
صِرَٰطٍ
مُّسْتَقِيمٍ
İlim[1] verilen kimselerin[2], onun[3] Rabb'inden gelen bir gerçek olduğunu bilmeleri, ona iman etmeleri ve kalplerinin tatmin olması içindir. Allah, İman Edenler'e dosdoğru yolu gösterendir.
Ve li ya'lemellezine utul ılme ennehul hakku min rabbike fe yu'minu bihi fe tuhbite lehu kulubuhum, ve innallahe le hadillezine amenu ila sıratın mustakim.
Hac 22:55
وَلَا
يَزَالُ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
فِى
مِرْيَةٍ
مِّنْهُ
حَتَّىٰ
تَأْتِيَهُمُ
ٱلسَّاعَةُ
بَغْتَةً
أَوْ
يَأْتِيَهُمْ
عَذَابُ
يَوْمٍ
عَقِيمٍ
Kafirler de Sa'at[1] ansızın gelinceye veya ardından başka bir gün olmayan günün azabı gelinceye kadar ondan[2] kuşku duymaya devam edeceklerdir.
Ve la yezalullezine keferu fi miryetin minhu hatta te'tiyehumus saatu bagteten ev ye'tiyehum azabu yevmin akim.
Hac 22:56
ٱلْمُلْكُ
يَوْمَئِذٍ
لِّلَّهِ
يَحْكُمُ
بَيْنَهُمْ ۚ
فَٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
وَعَمِلُوا۟
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ
فِى
جَنَّـٰتِ
ٱلنَّعِيمِ
Egemenlik, O Gün[1] tamamen Allah'a aittir, İnsanlar arasında yalnızca O hüküm verir. Artık iman eden ve salihatı yapanlar, Nimet Cennetlerindedirler.
El mulku yevme izin lillah, yahkumu beynehum, fellezine amenu ve amilus salihati fi cennatin naim.
Hac 22:57
وَٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
وَكَذَّبُوا۟
بِـَٔايَـٰتِنَا
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
لَهُمْ
عَذَابٌ
مُّهِينٌ
Kafir olan ve ayetlerimizi yalanlayan kimseler için alçaltıcı bir azap vardır.
Vellezine keferu ve kezzebu bi ayatina fe ulaike lehum azabun muhin.
Hac 22:58
وَٱلَّذِينَ
هَاجَرُوا۟
فِى
سَبِيلِ
ٱللَّهِ
ثُمَّ
قُتِلُوٓا۟
أَوْ
مَاتُوا۟
لَيَرْزُقَنَّهُمُ
ٱللَّهُ
رِزْقًا
حَسَنًا ۚ
وَإِنَّ
ٱللَّهَ
لَهُوَ
خَيْرُ
ٱلرَّٰزِقِينَ
Allah yolunda hicret edip de sonra öldürülmüş ve ölmüş olanları, Allah kesinlikle iyi bir rızıkla rızıklandıracaktır. Kuşkusuz Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
Vellezine haceru fi sebilillahi summe kutilu ev matu le yerzukannehumullahu rızkan hasena, ve innallahe le huve hayrur razikin.
Hac 22:59
لَيُدْخِلَنَّهُم
مُّدْخَلًا
يَرْضَوْنَهُ ۗ
وَإِنَّ
ٱللَّهَ
لَعَلِيمٌ
حَلِيمٌ
Onları kesinlikle hoşnut olacakları bir yere yerleştirecektir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Çok Şefkatli'dir.
Le yudhılennehum mudhalen yerdavneh, ve innallahe le alimun halim.
Hac 22:60
ذَٰلِكَ
وَمَنْ
عَاقَبَ
بِمِثْلِ
مَا
عُوقِبَ
بِهِ
ثُمَّ
بُغِىَ
عَلَيْهِ
لَيَنصُرَنَّهُ
ٱللَّهُ ۗ
إِنَّ
ٱللَّهَ
لَعَفُوٌّ
غَفُورٌ
Bu böyledir! Kim kendisine yapılan haksız bir saldırıya aynı oranda karşılık verirse, sonra yine saldırıya uğrarsa Allah ona yardım eder. Allah, Çok Affedici'dir, Çok Bağışlayıcı'dır.
Zalik, ve men akabe bi misli ma ukıbe bihi summe bugıye aleyhi le yansurennehullah, innallahe le afuvvun gafur.