Onlar, yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki kendilerinin, kendisi ile akıl edecekleri kalpleri[1] veya kendisi ile işitecek kulakları olsun. Gerçek şu ki, kör olan gözler değildir, kör olan göğüslerde olan kalplerdir.
أَفَلَمْ
hiç
يَسِيرُوا۟
gezmediler mi?
فِى
ٱلْأَرْضِ
yer yüzünde
فَتَكُونَ
olsun
لَهُمْ
onların
قُلُوبٌ
kalbleri
يَعْقِلُونَ
düşünecekleri
بِهَآ
onunla
أَوْ
veyahut
ءَاذَانٌ
kulakları
يَسْمَعُونَ
işitecekleri
بِهَا ۖ
onunla
فَإِنَّهَا
zira
لَا
تَعْمَى
kör olmaz
ٱلْأَبْصَـٰرُ
gözler
وَلَـٰكِن
fakat
تَعْمَى
kör olur
ٱلْقُلُوبُ
kalbler
ٱلَّتِى
فِى
içindeki
ٱلصُّدُورِ
göğüsler
E fe lem yesiru fil ardı fe tekune lehum kulubun ya'kılune biha ev azanunyesmeune biha, fe inneha la ta'mal ebsaru ve lakin ta'mal kulubulleti fis sudur.
İlahi cevher. İdrak etmenin, düşüncenin merkezi. Kur'an'da kalp, düşünme, akletme, anlama, kavrama, şeylerin hakikatini bilme melekesi/yetisi anlamında kullanılmaktadır. Kur'an'da akletme/düşünme fiili kalbe ait olarak görülmüş; düşünmenin ve anlamanın kalbin bir işlevi olduğu belirtilmiştir. Kalp, bu özelliklerinden dolayı ilahi hitaba muhataptır, yükümlü ve sorumludur. Son yıllarda kalp ile beyin arasındaki iletişim üzerine yapılan bilimsel çalışmalarda kalbin beyin fonksiyonlarını etkilediğine dair bulgular elde edilmiştir. Tıpkı göz, kulak vs. ile beyin arasındaki iletişim gibi.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
efelem
|
hiç | - |
| 2 |
yesiru
|
gezmediler mi? | سير |
| 3 |
fi
|
- | |
| 4 |
l-erdi
|
yer yüzünde | ارض |
| 5 |
fe tekune
|
olsun | كون |
| 6 |
lehum
|
onların | - |
| 7 |
kulubun
|
kalbleri | قلب |
| 8 |
yea'kilune
|
düşünecekleri | عقل |
| 9 |
biha
|
onunla | - |
| 10 |
ev
|
veyahut | - |
| 11 |
azanun
|
kulakları | اذن |
| 12 |
yesmeune
|
işitecekleri | سمع |
| 13 |
biha
|
onunla | - |
| 14 |
feinneha
|
zira | - |
| 15 |
la
|
- | |
| 16 |
tea'ma
|
kör olmaz | عمي |
| 17 |
l-ebsaru
|
gözler | بصر |
| 18 |
velakin
|
fakat | - |
| 19 |
tea'ma
|
kör olur | عمي |
| 20 |
l-kulubu
|
kalbler | قلب |
| 21 |
lleti
|
- | |
| 22 |
fi
|
içindeki | - |
| 23 |
s-suduri
|
göğüsler | صدر |