Kalplerinde hastalık olan ve kalpleri kararıp katılaşmış olanlara, şeytanın kattığı şeyi[1], sınav vesilesi kıldık. Zalimler derin bir yanılgı içindedirler.
لِّيَجْعَلَ
yapmak için
مَا
şeyi
يُلْقِى
attığı
ٱلشَّيْطَـٰنُ
şeytanın
فِتْنَةً
bir imtihan
لِّلَّذِينَ
olanlara
فِى
قُلُوبِهِم
kalblerinde
مَّرَضٌ
bir hastalık
وَٱلْقَاسِيَةِ
ve katılaşanlara
قُلُوبُهُمْ ۗ
kalbleri
وَإِنَّ
ve şüphesiz
ٱلظَّـٰلِمِينَ
zalimler
لَفِى
içindedirler
شِقَاقٍ
bir ayrılık
بَعِيدٍ
uzak
Li yec'ale ma yulkış şeytanu fitneten lillezine fi kulubihim maradun vel kasiyeti kulubuhum, ve innez zalimine le fi şikakın baid.
Şeytanın/şeytanlaşmış kimselerin çağrıyı boşa çıkarmak için gösterdikleri çabayı, gerçeği çarpıtma isteğini.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
liyec'ale
|
yapmak için | جعل |
| 2 |
ma
|
şeyi | - |
| 3 |
yulki
|
attığı | لقي |
| 4 |
ş-şeytanu
|
şeytanın | شطن |
| 5 |
fitneten
|
bir imtihan | فتن |
| 6 |
lillezine
|
olanlara | - |
| 7 |
fi
|
- | |
| 8 |
kulubihim
|
kalblerinde | قلب |
| 9 |
meradun
|
bir hastalık | مرض |
| 10 |
velkasiyeti
|
ve katılaşanlara | قسو |
| 11 |
kulubuhum
|
kalbleri | قلب |
| 12 |
ve inne
|
ve şüphesiz | - |
| 13 |
z-zalimine
|
zalimler | ظلم |
| 14 |
lefi
|
içindedirler | - |
| 15 |
şikakin
|
bir ayrılık | شقق |
| 16 |
beiydin
|
uzak | بعد |