وَلِيَعْلَمَ
ve bilsinler diye
ٱلَّذِينَ
kendilerine
أُوتُوا۟
verilenler
ٱلْعِلْمَ
ilim
أَنَّهُ
onun (Kur'an'ın)
ٱلْحَقُّ
bir hak (gerçek) olduğunu
مِن
-nden
رَّبِّكَ
Rabbi-
فَيُؤْمِنُوا۟
ve inansınlar diye
بِهِ
ona
فَتُخْبِتَ
böylece saygı duysun
لَهُ
ona
قُلُوبُهُمْ ۗ
kalbleri
وَإِنَّ
ve şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
لَهَادِ
mutlaka iletir
ٱلَّذِينَ
kimseleri
ءَامَنُوٓا۟
inanan(ları)
إِلَىٰ
صِرَٰطٍ
yola
مُّسْتَقِيمٍ
doğru
Ve li ya'lemellezine utul ılme ennehul hakku min rabbike fe yu'minu bihi fe tuhbite lehu kulubuhum, ve innallahe le hadillezine amenu ila sıratın mustakim.
Allah'tan gelen bilgi, vahiyle gelen bilgi, vahiy bilgisi.
Vahiy bilgisinin İnsanlara ulaşması sayesinde.
Vahyin.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
veliyea'leme
|
ve bilsinler diye | علم |
| 2 |
ellezine
|
kendilerine | - |
| 3 |
utu
|
verilenler | اتي |
| 4 |
l-ilme
|
ilim | علم |
| 5 |
ennehu
|
onun (Kur'an'ın) | - |
| 6 |
l-hakku
|
bir hak (gerçek) olduğunu | حقق |
| 7 |
min
|
-nden | - |
| 8 |
rabbike
|
Rabbi- | ربب |
| 9 |
fe yu'minu
|
ve inansınlar diye | امن |
| 10 |
bihi
|
ona | - |
| 11 |
fe tuhbite
|
böylece saygı duysun | خبت |
| 12 |
lehu
|
ona | - |
| 13 |
kulubuhum
|
kalbleri | قلب |
| 14 |
ve inne
|
ve şüphesiz | - |
| 15 |
llahe
|
Allah | - |
| 16 |
lehadi
|
mutlaka iletir | هدي |
| 17 |
ellezine
|
kimseleri | - |
| 18 |
amenu
|
inanan(ları) | امن |
| 19 |
ila
|
- | |
| 20 |
siratin
|
yola | صرط |
| 21 |
mustekimin
|
doğru | قوم |