سورة الحج
22.Hac Suresi
"Hac"
78 Ayet
Hac 22:61
ذَٰلِكَ
بِأَنَّ
ٱللَّهَ
يُولِجُ
ٱلَّيْلَ
فِى
ٱلنَّهَارِ
وَيُولِجُ
ٱلنَّهَارَ
فِى
ٱلَّيْلِ
وَأَنَّ
ٱللَّهَ
سَمِيعٌ
بَصِيرٌ
Bu böyledir! Allah, geceyi gündüze, gündüzü de geceye döndürür. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.
Zalike bi ennallahe yulicul leyle fin nehari ve yulicun nehare fil leyli ve ennallahe semiun basir.
Hac 22:62
ذَٰلِكَ
بِأَنَّ
ٱللَّهَ
هُوَ
ٱلْحَقُّ
وَأَنَّ
مَا
يَدْعُونَ
مِن
دُونِهِ
هُوَ
ٱلْبَـٰطِلُ
وَأَنَّ
ٱللَّهَ
هُوَ
ٱلْعَلِىُّ
ٱلْكَبِيرُ
İşte böyledir! Allah Hakk'ın[1] ta kendisidir. O'ndan başka yöneldikleriniz ise Batıl'dır. Allah, Çok Yüce'dir, Çok Büyük'tür.
Zalike bi ennallahe huvel hakku ve enne ma yed'une min dunihi huvel batılu ve ennallahe huvel aliyyul kebir.
Hac 22:63
أَلَمْ
تَرَ
أَنَّ
ٱللَّهَ
أَنزَلَ
مِنَ
ٱلسَّمَآءِ
مَآءً
فَتُصْبِحُ
ٱلْأَرْضُ
مُخْضَرَّةً ۗ
إِنَّ
ٱللَّهَ
لَطِيفٌ
خَبِيرٌ
Allah'ın gökten indirdiği su ile yeryüzünü nasıl yeşerttiğini görmüyor musun? Allah, Bütün Ayrıntıları Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.
E lem tere ennallahe enzele mines semai maen fe tusbihul ardu muhdarreh, innallahe latifun habir.
Hac 22:64
لَّهُ
مَا
فِى
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
وَمَا
فِى
ٱلْأَرْضِ ۗ
وَإِنَّ
ٱللَّهَ
لَهُوَ
ٱلْغَنِىُّ
ٱلْحَمِيدُ
Göklerde ve yeryüzünde olan her şey O'nundur. Kuşkusuz Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.
Lehu ma fis semavati ve ma fil ard, ve innallahe le huvel ganiyyul hamid.
Hac 22:65
أَلَمْ
تَرَ
أَنَّ
ٱللَّهَ
سَخَّرَ
لَكُم
مَّا
فِى
ٱلْأَرْضِ
وَٱلْفُلْكَ
تَجْرِى
فِى
ٱلْبَحْرِ
بِأَمْرِهِ
وَيُمْسِكُ
ٱلسَّمَآءَ
أَن
تَقَعَ
عَلَى
ٱلْأَرْضِ
إِلَّا
بِإِذْنِهِٓ ۗ
إِنَّ
ٱللَّهَ
بِٱلنَّاسِ
لَرَءُوفٌ
رَّحِيمٌ
Allah'ın, yeryüzünde olanları emrinize amade kıldığını görmedin mi? Ve gemiler denizde O'nun emri ile akıp gider. Yeryüzüne düşmesin diye göğü iradesiyle[1] O tutuyor. Kuşkusuz Allah, İnsanlara Çok Şefkatli'dir. Rahmeti Kesintisiz'dir.
E lem tere ennallahe sahhara lekum ma fil ardı vel fulke tecri fil bahri bi emrih, ve yumsikus semae en tekaa alel ardı illa bi iznih, innallahe bin nasi le raufun rahim.
Hac 22:66
وَهُوَ
ٱلَّذِىٓ
أَحْيَاكُمْ
ثُمَّ
يُمِيتُكُمْ
ثُمَّ
يُحْيِيكُمْ ۗ
إِنَّ
ٱلْإِنسَـٰنَ
لَكَفُورٌ
Ve size hayat veren, sonra sizi öldürecek olan, sonra da sizi diriltecek olan O'dur. İnsan[1] gerçekten çok nankördür.
Ve huvellezi ahyakum summe yumitukum summe yuhyikum, innel insane le kefur.
Hac 22:67
لِّكُلِّ
أُمَّةٍ
جَعَلْنَا
مَنسَكًا
هُمْ
نَاسِكُوهُ ۖ
فَلَا
يُنَـٰزِعُنَّكَ
فِى
ٱلْأَمْرِ ۚ
وَٱدْعُ
إِلَىٰ
رَبِّكَ ۖ
إِنَّكَ
لَعَلَىٰ
هُدًى
مُّسْتَقِيمٍ
Her ümmet[1] için bir mensek[2] belirledik. Herkes kendi mensekini[2] sürdürür. O halde bu işte seninle çekişmesinler. Sen, Rabb'ine çağır. Kuşkusuz ki sen dosdoğru bir yol üzerindesin.
Li kulli ummetin cealna menseken hum nasikuhu fe la yunaziunneke fil emri ved'u ila rabbik, inneke le ala huden mustekim.
Hac 22:68
وَإِن
جَـٰدَلُوكَ
فَقُلِ
ٱللَّهُ
أَعْلَمُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
Eğer seninle tartışırlarsa, o zaman: "Allah yapmakta olduğunuz şeyleri en iyi bilendir." de.
Ve in cadeluke fe kulillahu a'lemu bima ta'melun.
Hac 22:69
ٱللَّهُ
يَحْكُمُ
بَيْنَكُمْ
يَوْمَ
ٱلْقِيَـٰمَةِ
فِيمَا
كُنتُمْ
فِيهِ
تَخْتَلِفُونَ
Allah, Kıyamet Günü üzerinde görüş ayrılığına düştüğünüz konularda aranızda hüküm verecektir.
Allahu yahkumu beynekum yevmel kıyameti fima kuntum fihi tahtelifun.
Hac 22:70
أَلَمْ
تَعْلَمْ
أَنَّ
ٱللَّهَ
يَعْلَمُ
مَا
فِى
ٱلسَّمَآءِ
وَٱلْأَرْضِ ۗ
إِنَّ
ذَٰلِكَ
فِى
كِتَـٰبٍ ۚ
إِنَّ
ذَٰلِكَ
عَلَى
ٱللَّهِ
يَسِيرٌ
Allah'ın gökte ve yerde olan şeyleri kesinlikle bildiğini bilmez misin? Bu bir Kitap'tadır.[1] Bu Allah'a kolaydır.
E lem ta'lem ennallahe ya'lemu ma fis semai vel ard, inne zalike fi kitab, inne zalike alallahi yesir.
Hac 22:71
وَيَعْبُدُونَ
مِن
دُونِ
ٱللَّهِ
مَا
لَمْ
يُنَزِّلْ
بِهِ
سُلْطَـٰنًا
وَمَا
لَيْسَ
لَهُم
بِهِ
عِلْمٌ ۗ
وَمَا
لِلظَّـٰلِمِينَ
مِن
نَّصِيرٍ
Onlar; Allah'ın yanı sıra O'nun kendileri hakkında bir sultan[1] indirmediği ve hakkında bilgi sahibi olmadıkları şeylere kulluk ediyorlar. Zalimler için hiçbir yardım edici yoktur.
Ve ya'budune min dunillahi ma lem yunezzil bihi sultanen ve ma leyse lehum bihi ılm, ve ma liz zalimine min nasir.
Hac 22:72
وَإِذَا
تُتْلَىٰ
عَلَيْهِمْ
ءَايَـٰتُنَا
بَيِّنَـٰتٍ
تَعْرِفُ
فِى
وُجُوهِ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
ٱلْمُنكَرَ ۖ
يَكَادُونَ
يَسْطُونَ
بِٱلَّذِينَ
يَتْلُونَ
عَلَيْهِمْ
ءَايَـٰتِنَا ۗ
قُلْ
أَفَأُنَبِّئُكُم
بِشَرٍّ
مِّن
ذَٰلِكُمُ ۗ
ٱلنَّارُ
وَعَدَهَا
ٱللَّهُ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟ ۖ
وَبِئْسَ
ٱلْمَصِيرُ
Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o Kafirlerin yüzlerindeki hoşnutsuzluğu görürsün. Nerede ise kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: "Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah'ın Kafirlere sözüdür. O, ne kötü bir varış yeridir."
Ve iza tutla aleyhim ayatuna beyyinatin ta'rifu fi vucuhillezine keferul munker, yekadune yestune billezine yetlune aleyhim ayatina, kul e fe unebbiukum bi şerrin min zalikum, en nar, vaadehallahullezine keferu, ve bi'sel masir.
Hac 22:73
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلنَّاسُ
ضُرِبَ
مَثَلٌ
فَٱسْتَمِعُوا۟
لَهُٓ ۚ
إِنَّ
ٱلَّذِينَ
تَدْعُونَ
مِن
دُونِ
ٱللَّهِ
لَن
يَخْلُقُوا۟
ذُبَابًا
وَلَوِ
ٱجْتَمَعُوا۟
لَهُ ۖ
وَإِن
يَسْلُبْهُمُ
ٱلذُّبَابُ
شَيْـًٔا
لَّا
يَسْتَنقِذُوهُ
مِنْهُ ۚ
ضَعُفَ
ٱلطَّالِبُ
وَٱلْمَطْلُوبُ
Ey İnsanlar! Verilen örneği dikkatle dinleyin: Allah'ın yanı sıra kulluk ettikleriniz bir araya gelseler, kesinlikle bir sineği bile yaratamazlar. Değil yaratmak, sinek onlardan bir şey kapsa, onu bile kurtaramazlar. İsteyen de kendisinden istenen de ne kadar acizdir.
Ya eyyuhen nasu duribe meselun festemiu leh, innellezine ted'une min dunillahi len yahluku zubaben ve levictemeu leh, ve in yeslubhumuz zubabu şey'en la yestenkızuhu minh, daufat talibu vel matlub.
Hac 22:75
ٱللَّهُ
يَصْطَفِى
مِنَ
ٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ
رُسُلًا
وَمِنَ
ٱلنَّاسِ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
سَمِيعٌ
بَصِيرٌ
Allah; meleklerden de resuller seçer, İnsanlardan da. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyden Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.
Allahu yastafi minel melaiketi rusulen ve minen nas, innallahe semiun basir.
Hac 22:76
يَعْلَمُ
مَا
بَيْنَ
أَيْدِيهِمْ
وَمَا
خَلْفَهُمْ ۗ
وَإِلَى
ٱللَّهِ
تُرْجَعُ
ٱلْأُمُورُ
Onların geçmişte yaptıklarını da gelecekte yapacaklarını da bilir. Ve işler yalnızca Allah'a döndürülür.
Ya'lemu ma beyne eydihim ve ma halfehum, ve ilallahi turceul umur.
Hac 22:77
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
ٱرْكَعُوا۟
وَٱسْجُدُوا۟
وَٱعْبُدُوا۟
رَبَّكُمْ
وَٱفْعَلُوا۟
ٱلْخَيْرَ
لَعَلَّكُمْ
تُفْلِحُونَ ۩
Ey İman Edenler! Ruku[1] edin, secde[2] edin, Rabb'inize kulluk edin, hayır yapın ki kurtuluşa erebilesiniz.
Ya eyyuhellezine amenurkeu vescudu va'budu rabbekum vef'alul hayre leallekum tuflihun.
Hac 22:78
وَجَـٰهِدُوا۟
فِى
ٱللَّهِ
حَقَّ
جِهَادِهِ ۚ
هُوَ
ٱجْتَبَىٰكُمْ
وَمَا
جَعَلَ
عَلَيْكُمْ
فِى
ٱلدِّينِ
مِنْ
حَرَجٍ ۚ
مِّلَّةَ
أَبِيكُمْ
إِبْرَٰهِيمَ ۚ
هُوَ
سَمَّىٰكُمُ
ٱلْمُسْلِمِينَ
مِن
قَبْلُ
وَفِى
هَـٰذَا
لِيَكُونَ
ٱلرَّسُولُ
شَهِيدًا
عَلَيْكُمْ
وَتَكُونُوا۟
شُهَدَآءَ
عَلَى
ٱلنَّاسِ ۚ
فَأَقِيمُوا۟
ٱلصَّلَوٰةَ
وَءَاتُوا۟
ٱلزَّكَوٰةَ
وَٱعْتَصِمُوا۟
بِٱللَّهِ
هُوَ
مَوْلَىٰكُمْ ۖ
فَنِعْمَ
ٱلْمَوْلَىٰ
وَنِعْمَ
ٱلنَّصِيرُ
Allah yolunda gerektiği gibi cihad[1] edin. O sizi seçti. Dinde size bir zorluk yüklemedi. Bu atanız İbrahim'in milleti.[2] O, daha önce de şimdi de sizi Müslimler olarak isimlendirdi. Resul, size tanık olsun, siz de diğer İnsanlara. Öyleyse salatı ikame edin, zekatı yapın[3] ve Allah'a sımsıkı bağlanın. O, sizin mevlanızdır[4]. Ne güzel Mevla ne güzel yardımcıdır.
Ve cahidu fillahi hakka cihadih, huvectebakum ve ma ceale aleykum fid dini min harac, millete ebikum ibrahim, huve semmakumul muslimine min kablu ve fi haza li yekuner resulu şehiden aleykum ve tekunu şuhedae alen nas, fe ekimus salate ve atuz zekate va'tesımu billah, huve mevlakum, fe ni'mel mevla ve ni'men nasir.