Rabb'lerinin huzurunda durdurulduklarında, onları bir görsen! Allah, "Bu, gerçek değil miymiş?" dedi. Onlar: "Rabb'imize ant olsun ki gerçekmiş." dediler. " O halde kafirliğinizden[1] dolayı azabı tadın." dedi.
وَلَوْ
ve eğer
تَرَىٰٓ
(onları) bir görsen
إِذْ
iken
وُقِفُوا۟
durdurulmuş
عَلَىٰ
huzurunda
رَبِّهِمْ ۚ
Rablerinin
قَالَ
dedi
أَلَيْسَ
değil miymiş?
هَـٰذَا
bu
بِٱلْحَقِّ ۚ
gerçek
قَالُوا۟
dediler ki
بَلَىٰ
evet gerçektir
وَرَبِّنَا ۚ
Rabbimiz hakkı için
قَالَ
dedi
فَذُوقُوا۟
öyle ise tadın
ٱلْعَذَابَ
azabı
بِمَا
dolayı
كُنتُمْ
ettiğinizden
تَكْفُرُونَ
inkar
Ve lev tera iz vukıfu ala rabbihim, kale e leyse haza bil hakk, kalu bela ve rabbina, kale fe zukul azabe bima kuntum tekfurun.
Bkz. 6:2. ayetin 2. dipnotu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
velev
|
ve eğer | - |
| 2 |
tera
|
(onları) bir görsen | راي |
| 3 |
iz
|
iken | - |
| 4 |
vukifu
|
durdurulmuş | وقف |
| 5 |
ala
|
huzurunda | - |
| 6 |
rabbihim
|
Rablerinin | ربب |
| 7 |
kale
|
dedi | قول |
| 8 |
eleyse
|
değil miymiş? | ليس |
| 9 |
haza
|
bu | - |
| 10 |
bil-hakki
|
gerçek | حقق |
| 11 |
kalu
|
dediler ki | قول |
| 12 |
bela
|
evet gerçektir | - |
| 13 |
verabbina
|
Rabbimiz hakkı için | ربب |
| 14 |
kale
|
dedi | قول |
| 15 |
fezuku
|
öyle ise tadın | ذوق |
| 16 |
l-azabe
|
azabı | عذب |
| 17 |
bima
|
dolayı | - |
| 18 |
kuntum
|
ettiğinizden | كون |
| 19 |
tekfurune
|
inkar | كفر |