Ve öğretti Adem’e o isimlerin hepsini sonra arz etti üzerine meleklerin ve dedi ki haber verin o isimlerinden şunlardır eğer tasdik edebilecekseniz
وَعَلَّمَ
ve öğretti
ءَادَمَ
Adem'e
ٱلْأَسْمَآءَ
isimleri
كُلَّهَا
bütün
ثُمَّ
sonra
عَرَضَهُمْ
onları sunup
عَلَى
-e
ٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ
melekler-
فَقَالَ
ve dedi
أَنبِـُٔونِى
bana söyleyin
بِأَسْمَآءِ
isimlerini
هَـٰٓؤُلَآءِ
onların
إِن
eğer
كُنتُمْ
iseniz
صَـٰدِقِينَ
doğru kimseler
Ve alleme ademel esmae kulleha summe aradahum alel melaiketi fe kale enbiuni bi esmai haulai in kuntum sadikin.
Varlıkların özelliklerini bilmeyi; onları tanımlamayı, özelliklerine göre isimlendirmeyi yapabilecek bilgi, yetenek ve akıl verdi. Varlığa isim vermek; onun ne olduğunu tanımak ve bilmek demektir. Bu bilgi, aynı zamanda onu nasıl kullanacağını da sağlayacak bir bilgidir.
Allah ile melekler arasında geçen bu konuşma doğrudan olmuş bir konuşma değil, alegorik* bir anlatımdır. *Alegori: Bir fikrin, davranışın eylemin, duygunun, bir kavramın ya da bir nesnenin simgelerle, sembollerle ifade edilmesi.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve alleme
|
ve öğretti | علم |
| 2 |
ademe
|
Adem'e | - |
| 3 |
l-esma'e
|
isimleri | سمو |
| 4 |
kulleha
|
bütün | كلل |
| 5 |
summe
|
sonra | - |
| 6 |
aradehum
|
onları sunup | عرض |
| 7 |
ala
|
-e | - |
| 8 |
l-melaiketi
|
melekler- | ملك |
| 9 |
fekale
|
ve dedi | قول |
| 10 |
enbiuni
|
bana söyleyin | نبا |
| 11 |
biesma'i
|
isimlerini | سمو |
| 12 |
ha'ula'i
|
onların | - |
| 13 |
in
|
eğer | - |
| 14 |
kuntum
|
iseniz | كون |
| 15 |
sadikine
|
doğru kimseler | صدق |