Süleyman kuş topluluğunu yokladı. Sonra: "Hudhud'u niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?" dedi.
وَتَفَقَّدَ
ve teftiş etti
ٱلطَّيْرَ
kuşları
فَقَالَ
dedi ki
مَا
neden
لِىَ
ben
لَآ
أَرَى
göremiyorum
ٱلْهُدْهُدَ
hüdhüdü
أَمْ
yoksa
كَانَ
(mı) oldu?
مِنَ
ٱلْغَآئِبِينَ
kayıplardan-
Ve tefekkadat tayra fe kale maliye la eral hudhude em kane minel gaibin.