وَمَن
ve kimi
يُضْلِلِ
sapıklıkta bırakırsa
ٱللَّهُ
Allah
فَمَا
artık yoktur
لَهُ
onun
مِن
hiçbir
وَلِىٍّ
velisi
مِّن
بَعْدِهِ ۗ
O'ndan sonra
وَتَرَى
ve görürsün
ٱلظَّـٰلِمِينَ
zalimlerin
لَمَّا
zaman
رَأَوُا۟
gördükleri
ٱلْعَذَابَ
azabı
يَقُولُونَ
dediklerini
هَلْ
var mı?
إِلَىٰ
مَرَدٍّ
geri dönecek
مِّن
hiçbir
سَبِيلٍ
yol
Ve men yudlilillahu fe ma lehu min veliyin min ba'dih, ve terez zalimine lemma reevul azabe yekulune hel ila mereddin min sebil.
Allah'ın saptırması; gösterdiği yolunun benimsenmesi veya reddedilmesiyle ilgilidir. Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir. Allah, kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı veren olarak sonucu belirlemektedir. Diğer bir söylemle "İnsanın sapkınlığa iletilmesi," yaptığı seçime" göre uygun olan karşılığın veresiyle gerçekleşmektedir. Sorumluluk ve tercih bütünüyle insana aittir (Bkz. 10:108; 39:41).
Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve men
|
ve kimi | - |
| 2 |
yudlili
|
sapıklıkta bırakırsa | ضلل |
| 3 |
llahu
|
Allah | - |
| 4 |
fema
|
artık yoktur | - |
| 5 |
lehu
|
onun | - |
| 6 |
min
|
hiçbir | - |
| 7 |
veliyyin
|
velisi | ولي |
| 8 |
min
|
- | |
| 9 |
bea'dihi
|
O'ndan sonra | بعد |
| 10 |
ve tera
|
ve görürsün | راي |
| 11 |
z-zalimine
|
zalimlerin | ظلم |
| 12 |
lemma
|
zaman | - |
| 13 |
raevu
|
gördükleri | راي |
| 14 |
l-azabe
|
azabı | عذب |
| 15 |
yekulune
|
dediklerini | قول |
| 16 |
hel
|
var mı? | - |
| 17 |
ila
|
- | |
| 18 |
meraddin
|
geri dönecek | ردد |
| 19 |
min
|
hiçbir | - |
| 20 |
sebilin
|
yol | سبل |