"Ey Salih! Sen, bundan önce aramızda ümit beslenen biriydin. Şimdi atalarımızın kulluk ettiklerine kulluk etmekten bizi vazgeçirmek mi istiyorsun? Ve biz, gerçekten de senin bizi çağırdığın şey hakkında ikilem içindeyiz, kaygılanıyoruz." dediler.
قَالُوا۟
dediler ki
يَـٰصَـٰلِحُ
Salih
قَدْ
doğrusu
كُنتَ
sen idin
فِينَا
aramızda
مَرْجُوًّا
ümit beslenen biri
قَبْلَ
önce
هَـٰذَآ ۖ
bundan
أَتَنْهَىٰنَآ
bizi men mi ediyorsun?
أَن
نَّعْبُدَ
tapmaktan
مَا
يَعْبُدُ
taptıklarına
ءَابَآؤُنَا
babalarımızın
وَإِنَّنَا
doğrusu biz
لَفِى
içindeyiz
شَكٍّ
şüphe
مِّمَّا
şeyden
تَدْعُونَآ
bizi çağırdığın
إِلَيْهِ
kendisine
مُرِيبٍ
tereddütlü
Kalu ya salihu kad kunte fina mercuvven kable haza e tenhana en na'bude ma ya'budu abauna ve innena le fi şekkin mimma ted'una ileyhi murib.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kalu
|
dediler ki | قول |
| 2 |
ya salihu
|
Salih | صلح |
| 3 |
kad
|
doğrusu | - |
| 4 |
kunte
|
sen idin | كون |
| 5 |
fina
|
aramızda | - |
| 6 |
mercuvven
|
ümit beslenen biri | رجو |
| 7 |
kable
|
önce | قبل |
| 8 |
haza
|
bundan | - |
| 9 |
etenhana
|
bizi men mi ediyorsun? | نهي |
| 10 |
en
|
- | |
| 11 |
nea'bude
|
tapmaktan | عبد |
| 12 |
ma
|
- | |
| 13 |
yea'budu
|
taptıklarına | عبد |
| 14 |
aba'una
|
babalarımızın | ابو |
| 15 |
ve innena
|
doğrusu biz | - |
| 16 |
lefi
|
içindeyiz | - |
| 17 |
şekkin
|
şüphe | شكك |
| 18 |
mimma
|
şeyden | - |
| 19 |
ted'una
|
bizi çağırdığın | دعو |
| 20 |
ileyhi
|
kendisine | - |
| 21 |
muribin
|
tereddütlü | ريب |