"Hayır! Nefsiniz bu işte sizi aldatmış.[1] Artık bana düşen güzelce sabretmektir. Umarım ki Allah hepsini birden bana kavuşturur. Gerçek şu ki O, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir."
قَالَ
dedi
بَلْ
herhalde
سَوَّلَتْ
süsledi
لَكُمْ
size
أَنفُسُكُمْ
nefisleriniz
أَمْرًا ۖ
bir işi
فَصَبْرٌ
artık sabretmek gerek
جَمِيلٌ ۖ
güzelce
عَسَى
belki de
ٱللَّهُ
Allah
أَن
يَأْتِيَنِى
bana getirir
بِهِمْ
onların
جَمِيعًا ۚ
hepsini
إِنَّهُ
çünkü o
هُوَ
O
ٱلْعَلِيمُ
bilendir
ٱلْحَكِيمُ
herşeyi hikmetle yapandır
Kale bel sevvelet lekum enfusukum emra, fe sabrun cemil, asallahu en ye'tiyeni bihim cemi'a, innehu huvel alimul hakim.
Kıskançlık duygunuza yenik düşmüşsünüz.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kale
|
dedi | قول |
| 2 |
bel
|
herhalde | - |
| 3 |
sevvelet
|
süsledi | سول |
| 4 |
lekum
|
size | - |
| 5 |
enfusukum
|
nefisleriniz | نفس |
| 6 |
emran
|
bir işi | امر |
| 7 |
fesabrun
|
artık sabretmek gerek | صبر |
| 8 |
cemilun
|
güzelce | جمل |
| 9 |
asa
|
belki de | عصي |
| 10 |
llahu
|
Allah | - |
| 11 |
en
|
- | |
| 12 |
ye'tieni
|
bana getirir | اتي |
| 13 |
bihim
|
onların | - |
| 14 |
cemian
|
hepsini | جمع |
| 15 |
innehu
|
çünkü o | - |
| 16 |
huve
|
O | - |
| 17 |
l-alimu
|
bilendir | علم |
| 18 |
l-hakimu
|
herşeyi hikmetle yapandır | حكم |