Kaydırdı onları o Şeytan ondan ve çıkarttı onları olduklarından ve dedik ki düşün bazınız bazınıza düşman ve sizin için o yerde istikrar ve eğlence bir süreliğine
فَأَزَلَّهُمَا
onlar(ın ayağın)ı kaydırdı
ٱلشَّيْطَـٰنُ
şeytan
عَنْهَا
oradan
فَأَخْرَجَهُمَا
çıkardı
مِمَّا
yerden
كَانَا
bulundukları
فِيهِ ۖ
içinde
وَقُلْنَا
ve dedik ki
ٱهْبِطُوا۟
inin
بَعْضُكُمْ
kiminiz
لِبَعْضٍ
kiminize
عَدُوٌّ ۖ
düşman olarak
وَلَكُمْ
sizin için vardır
فِى
-nde
ٱلْأَرْضِ
yeryüzü-
مُسْتَقَرٌّ
kalmak
وَمَتَـٰعٌ
ve nimet
إِلَىٰ
حِينٍ
bir süre
Fe ezellehumaş şeytanu anha fe ahrecehuma mimma kana fih, ve kulnahbitu ba'dukum li ba'din aduvv, ve lekum fil ardı mustekarrun ve metaun ila hin.
Kelime anlamı uzaklaşan, uzak olan demektir. Hakikat'ten uzak olan, Hakk'a, adalete ve iyiliğe aykırı hareket eden varlık, kişi, kurum, kötülük dürtüsünün, saptırıcı telkin ve yönlendirmelerin ortak karakteristik adıdır. İnsanların içindeki kötülük dürtüsü için de şeytan denmektedir.
"İhbitu", kelimesi "inin" anlamına gelmektedir. Ancak bu inme, yüksek bir yerden alçak bir yere inmek anlamında değil, iyi bir konumdan, kötü bir konuma inmektir. Değerde azalmayı ifade etmektedir. Ayette, "köyden şehre inmek" deyimindeki "inme" anlamındaki inmeden, yani "yer değişikliğinden" söz edilmektedir. Dolayısıyla "Cennet'ten Dünya'ya inmek" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. "İhbitu/inin kelimesi bu surenin 61. ayetinde de bir yerden başka bir yere gitmek anlamda geçmektedir. Kelime, söz konusu ayette, "Mısır'a inin." şeklinde yer almaktadır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
feezellehuma
|
onlar(ın ayağın)ı kaydırdı | زلل |
| 2 |
ş-şeytanu
|
şeytan | شطن |
| 3 |
anha
|
oradan | - |
| 4 |
fe ehracehuma
|
çıkardı | خرج |
| 5 |
mimma
|
yerden | - |
| 6 |
kana
|
bulundukları | كون |
| 7 |
fihi
|
içinde | - |
| 8 |
ve kulna
|
ve dedik ki | قول |
| 9 |
hbitu
|
inin | هبط |
| 10 |
bea'dukum
|
kiminiz | بعض |
| 11 |
libea'din
|
kiminize | بعض |
| 12 |
aduvvun
|
düşman olarak | عدو |
| 13 |
velekum
|
sizin için vardır | - |
| 14 |
fi
|
-nde | - |
| 15 |
l-erdi
|
yeryüzü- | ارض |
| 16 |
mustekarrun
|
kalmak | قرر |
| 17 |
ve metaun
|
ve nimet | متع |
| 18 |
ila
|
- | |
| 19 |
hinin
|
bir süre | حين |