Ve dedik ey Adem yerleşin sen ve eşin o bahçeye ve yiyin ondan bolca istediğiniz gibi ve yaklaşmayın şu ağaca ki zalimlerden olursunuz.
وَقُلْنَا
ve dedik ki
يَـٰٓـَٔادَمُ
Adem
ٱسْكُنْ
oturun
أَنتَ
sen
وَزَوْجُكَ
ve eşin
ٱلْجَنَّةَ
cennette
وَكُلَا
ve yeyin
مِنْهَا
ondan
رَغَدًا
bol bol
حَيْثُ
yerde
شِئْتُمَا
dilediğiniz
وَلَا
-mayın
تَقْرَبَا
yaklaş-
هَـٰذِهِ
şu
ٱلشَّجَرَةَ
ağaca
فَتَكُونَا
olursunuz
مِنَ
-den
ٱلظَّـٰلِمِينَ
zalimler-
Ve kulna ya ademuskun ente ve zevcukel cennete ve kula minha ragaden haysu şi'tuma ve la takraba hazihiş şecerete fe tekuna minez zalimin.
Cennetin anlamlarından biri de bağlık, bahçelik, yeşillikli yer anlamında "bahçe" demektir.
"Eş'şecere" kelimesi, kelime olarak ağaç, yön değiştirme ve kargaşa çıkarma anlamına gelmektedir. Ayette, ağaç kelimesi, dünya nimetlerine gereğinden fazla yönelme, yaradılışı bozacak düzeyde dünyaya tutkuyla bağlanma, mal biriktirme, mülk edinme tutkusu ve kargaşa çıkarma anlamında alegorik bir anlatımdır (4:65, 17:60). Ağaç, Sümerler'de gücün ve çokluğun simgesiydi.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve kulna
|
ve dedik ki | قول |
| 2 |
ya ademu
|
Adem | - |
| 3 |
skun
|
oturun | سكن |
| 4 |
ente
|
sen | - |
| 5 |
ve zevcuke
|
ve eşin | زوج |
| 6 |
l-cennete
|
cennette | جنن |
| 7 |
ve kula
|
ve yeyin | اكل |
| 8 |
minha
|
ondan | - |
| 9 |
ragaden
|
bol bol | رغد |
| 10 |
haysu
|
yerde | حيث |
| 11 |
şi'tuma
|
dilediğiniz | شيا |
| 12 |
vela
|
-mayın | - |
| 13 |
tekraba
|
yaklaş- | قرب |
| 14 |
hazihi
|
şu | - |
| 15 |
ş-şecerate
|
ağaca | شجر |
| 16 |
fetekuna
|
olursunuz | كون |
| 17 |
mine
|
-den | - |
| 18 |
z-zalimine
|
zalimler- | ظلم |