Mim-Te-Ayn
mtE
Faydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.
İlgili Ayetler
Bu kök kelime (70) ayette yer almaktadır.
Bakara / 2:36:17
وَمَتَـٰعٌ
ve metaun
ve nimet
Bakara / 2:126:22
فَأُمَتِّعُهُۥ
feumettiuhu
onu geçindiririm
Bakara / 2:196:37
تَمَتَّعَ
temettea
faydalanmak isteyen
Bakara / 2:236:14
وَمَتِّعُوهُنَّ
ve mettiuhunne
ve onları faydalandırsın
Bakara / 2:236:21
مَتَـٰعًۢا
metaan
bir geçimlikle
Bakara / 2:240:8
مَّتَـٰعًا
metaan
geçimlerinin sağlanmasını
Bakara / 2:241:2
مَتَـٰعٌۢ
metaun
geçimlerini sağlamak
Âl-i İmrân / 3:14:18
مَتَـٰعُ
metau
geçimidir
Âl-i İmrân / 3:185:22
مَتَـٰعُ
metau
zevkten
Âl-i İmrân / 3:197:1
مَتَـٰعٌۭ
metaun
bir geçimdir
Nisâ / 4:24:23
ٱسْتَمْتَعْتُم
stemtea'tum
yararlanmanıza karşılık
Nisâ / 4:77:39
مَتَـٰعُ
metau
geçimi
Nisâ / 4:102:35
وَأَمْتِعَتِكُمْ
ve emtiatikum
ve eşyanızdan
Mâide / 5:96:6
مَتَـٰعًۭا
metaan
geçimlik olarak
En'âm / 6:128:15
ٱسْتَمْتَعَ
stemtea
yararlandık
A'râf / 7:24:10
وَمَتَـٰعٌ
ve metaun
ve geçinme
Tevbe / 9:38:22
مَتَـٰعُ
metau
geçimi
Tevbe / 9:69:11
فَٱسْتَمْتَعُوا۟
festemteu
onlar zevklerine baktılar
Tevbe / 9:69:13
فَٱسْتَمْتَعْتُم
festemtea'tum
zevkinize baktınız
Tevbe / 9:69:16
ٱسْتَمْتَعَ
stemtea
zevklerine baktıkları
Yûnus / 10:23:16
مَّتَـٰعَ
metaa
geçici zevkleridir
Yûnus / 10:70:1
مَتَـٰعٌۭ
metaun
bir geçim sürerler
Yûnus / 10:98:19
وَمَتَّعْنَـٰهُمْ
ve mettea'nahum
ve onları yararlandırdık
Hûd / 11:3:7
يُمَتِّعْكُم
yumettia'kum
sizi yararlandırsın
Hûd / 11:3:8
مَّتَـٰعًا
metaan
nimetlerden
Hûd / 11:48:13
سَنُمَتِّعُهُمْ
senumettiuhum
geçimlik vereceğiz
Hûd / 11:65:3
تَمَتَّعُوا۟
temetteu
yaşayın
Furkân / 25:18:14
مَّتَّعْتَهُمْ
mettea'tehum
sen onları ni'metlendirdin
Yûsuf / 12:17:9
مَتَـٰعِنَا
metaina
yiyeceğimizin
Yûsuf / 12:65:3
مَتَـٰعَهُمْ
metaahum
(zahire) yüklerini
Yûsuf / 12:79:9
مَتَـٰعَنَا
metaana
eşyamızı
Ra'd / 13:17:20
مَتَـٰعٍۢ
metain
eşya
Ra'd / 13:26:16
مَتَـٰعٌۭ
metaun
bir geçimdir
İbrâhîm / 14:30:8
تَمَتَّعُوا۟
temetteu
eğlenin
Hicr / 15:3:3
وَيَتَمَتَّعُوا۟
ve yetemetteu
ve eğlensinler
Hicr / 15:88:6
مَتَّعْنَا
mettea'na
verdiğimiz dünyalığa
Nahl / 16:55:4
فَتَمَتَّعُوا۟ ۖ
fetemetteu
öyleyse eğlenin
Nahl / 16:80:23
وَمَتَـٰعًا
ve metaan
ve geçimlik
Nahl / 16:117:1
مَتَـٰعٌۭ
metaun
bir mefaattir
Tâhâ / 20:131:6
مَتَّعْنَا
mettea'na
faydalandırdığımız
Enbiyâ / 21:44:2
مَتَّعْنَا
mettea'na
biz yaşattık
Enbiyâ / 21:111:6
وَمَتَـٰعٌ
ve metaun
ve yaşatmak içindir
Nûr / 24:29:10
مَتَـٰعٌۭ
metaun
eşyanız bulunan
Şuarâ / 26:205:3
مَّتَّعْنَـٰهُمْ
mettea'nahum
biz onları yaşatsak
Şuarâ / 26:207:6
يُمَتَّعُونَ
yumetteune
yaşatılıyor
Kasas / 28:60:5
فَمَتَـٰعُ
femetau
geçimidir
Kasas / 28:61:8
مَّتَّعْنَـٰهُ
mettea'nahu
kendisine yaşattığımız
Kasas / 28:61:9
مَتَـٰعَ
metaa
geçici zevkini
Ankebût / 29:66:4
وَلِيَتَمَتَّعُوا۟ ۖ
veliyetemetteu
ve zevk içinde yaşasınlar diye
Rûm / 30:34:4
فَتَمَتَّعُوا۟
fetemetteu
şimdi zevk içinde yaşayın
Lokmân / 31:24:1
نُمَتِّعُهُمْ
numettiuhum
onları yaşatırız
Ahzâb / 33:16:13
تُمَتَّعُونَ
tumetteune
yaşatılmazsınız
Ahzâb / 33:28:12
أُمَتِّعْكُنَّ
umettia'kunne
size (boşanma bedeli) vereyim
Ahzâb / 33:49:19
فَمَتِّعُوهُنَّ
femettiuhunne
hemen geçimliklerini verin
Ahzâb / 33:53:41
مَتَـٰعًۭا
metaan
bir şey
Yâsîn / 36:44:4
وَمَتَـٰعًا
ve metaan
ve yaşatma
Sâffât / 37:148:2
فَمَتَّعْنَـٰهُمْ
femettea'nahum
biz de onları geçindirdik
Zümer / 39:8:28
تَمَتَّعْ
temettea'
yaşa
Mü'min / 40:39:6
مَتَـٰعٌۭ
metaun
bir geçinmedir
Şûrâ / 42:36:5
فَمَتَـٰعُ
femetau
geçimidir
Zuhruf / 43:29:2
مَتَّعْتُ
mettea'tu
yaşattım
Zuhruf / 43:35:6
مَتَـٰعُ
metau
geçici menfaatleridir
Ahkâf / 46:20:12
وَٱسْتَمْتَعْتُم
vestemtea'tum
ve sefa sürdünüz
Muhammed / 47:12:15
يَتَمَتَّعُونَ
yetemetteune
(dünyada) biraz yaşarlar
Zâriyât / 51:43:6
تَمَتَّعُوا۟
temetteu
sefa sürün
Vâkıa / 56:73:4
وَمَتَـٰعًۭا
ve metaan
ve bir fayda
Hadîd / 57:20:38
مَتَـٰعُ
metau
bir zevkten
Mürselât / 77:46:2
وَتَمَتَّعُوا۟
ve temetteu
ve sefa sürün
Naziât / 79:33:1
مَتَـٰعًۭا
metaan
(bunlar) geçimidir
Abese / 80:32:1
مَّتَـٰعًۭا
metaan
geçim olarak