Oysaki onlara uzun gelen bir ömür boyunca, onları ve atalarını geçindirdik. Yeryüzüne müdahale edip onun her tarafında birçok şeyi nasıl yok ettiğimizi[1] görmüyorlar mı? O halde galip olanlar onlar mı?
بَلْ
bilakis
مَتَّعْنَا
biz yaşattık
هَـٰٓؤُلَآءِ
onları
وَءَابَآءَهُمْ
ve atalarını
حَتَّىٰ
nihayet
طَالَ
uzun geldi
عَلَيْهِمُ
kendilerine
ٱلْعُمُرُ ۗ
ömür
أَفَلَا
يَرَوْنَ
görmüyorlar mı?
أَنَّا
bizim
نَأْتِى
gelip
ٱلْأَرْضَ
yerlerini (topraklarını)
نَنقُصُهَا
eksilttiğimizi
مِنْ
أَطْرَافِهَآ ۚ
uçlarından
أَفَهُمُ
onlar mı?
ٱلْغَـٰلِبُونَ
üstün gelen
Bel metta'na haulai ve abaehum hatta tale aleyhimul umur, e fe la yerevne enna ne'til arda nenkusuha min etrafiha, e fehumul galibun.
Tabiatta ve canlılar aleminde meydana gelen ölümleri, değişiklikleri; her şeyin nasıl ölümlü ve sonlu olduğunu…
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
bel
|
bilakis | - |
| 2 |
mettea'na
|
biz yaşattık | متع |
| 3 |
ha'ula'i
|
onları | - |
| 4 |
ve aba'ehum
|
ve atalarını | ابو |
| 5 |
hatta
|
nihayet | - |
| 6 |
tale
|
uzun geldi | طول |
| 7 |
aleyhimu
|
kendilerine | - |
| 8 |
l-umuru
|
ömür | عمر |
| 9 |
efela
|
- | |
| 10 |
yeravne
|
görmüyorlar mı? | راي |
| 11 |
enna
|
bizim | - |
| 12 |
ne'ti
|
gelip | اتي |
| 13 |
l-erde
|
yerlerini (topraklarını) | ارض |
| 14 |
nenkusuha
|
eksilttiğimizi | نقص |
| 15 |
min
|
- | |
| 16 |
etrafiha
|
uçlarından | طرف |
| 17 |
efehumu
|
onlar mı? | - |
| 18 |
l-galibune
|
üstün gelen | غلب |