Ama onları kurtarınca, yeryüzünde haksız yere taşkınlık yaparlar. Ey insanlar! Sizin azgınlığınız ancak kendiniz içindir. Dünya hayatı bir geçimliktir. Sonunda bize döneceksiniz. Yaptıklarınızı size haber veririz.
فَلَمَّآ
ne zaman ki
أَنجَىٰهُمْ
kurtarır onları
إِذَا
hemen
هُمْ
onlar
يَبْغُونَ
taşkınlık etmeye başlarlar
فِى
ٱلْأَرْضِ
yeryüzünde
بِغَيْرِ
ٱلْحَقِّ ۗ
haksız yere
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلنَّاسُ
insanlar
إِنَّمَا
gerçekte
بَغْيُكُمْ
taşkınlığınız
عَلَىٰٓ
aleyhinize olan
أَنفُسِكُم ۖ
kendinizin
مَّتَـٰعَ
geçici zevkleridir
ٱلْحَيَوٰةِ
hayatının
ٱلدُّنْيَا ۖ
dünya
ثُمَّ
sonra
إِلَيْنَا
bizedir
مَرْجِعُكُمْ
dönüşünüz
فَنُنَبِّئُكُم
ve size bildiririz
بِمَا
şeyi
كُنتُمْ
olduğunuz
تَعْمَلُونَ
yapıyor
Fe lemma encahum iza hum yebgune fil ardı bi gayril hakk, ya eyyuhen nasu innema bagyukum ala enfusikum metaal hayatid dunya summe ileyna merciukum fe nunebbiukum bima kuntum ta'melun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
felemma
|
ne zaman ki | - |
| 2 |
encahum
|
kurtarır onları | نجو |
| 3 |
iza
|
hemen | - |
| 4 |
hum
|
onlar | - |
| 5 |
yebgune
|
taşkınlık etmeye başlarlar | بغي |
| 6 |
fi
|
- | |
| 7 |
l-erdi
|
yeryüzünde | ارض |
| 8 |
bigayri
|
غير | |
| 9 |
l-hakki
|
haksız yere | حقق |
| 10 |
ya eyyuha
|
ey | - |
| 11 |
n-nasu
|
insanlar | نوس |
| 12 |
innema
|
gerçekte | - |
| 13 |
begyukum
|
taşkınlığınız | بغي |
| 14 |
ala
|
aleyhinize olan | - |
| 15 |
enfusikum
|
kendinizin | نفس |
| 16 |
metaa
|
geçici zevkleridir | متع |
| 17 |
l-hayati
|
hayatının | حيي |
| 18 |
d-dunya
|
dünya | دنو |
| 19 |
summe
|
sonra | - |
| 20 |
ileyna
|
bizedir | - |
| 21 |
merciukum
|
dönüşünüz | رجع |
| 22 |
fe nunebbiukum
|
ve size bildiririz | نبا |
| 23 |
bima
|
şeyi | - |
| 24 |
kuntum
|
olduğunuz | كون |
| 25 |
tea'melune
|
yapıyor | عمل |