Dokunmadığınız veya onlar için farz kılınanı[1] henüz farz kılmadığınız[2] kadınları boşamanızda bir sorumluluk yoktur. Ancak onları yararlandırın. Maddi durumu iyi olan kendi imkanına göre, iyi olmayan da kendi imkanına göre onları meşru bir şekilde yararlandırsın. Bu, iyi kimselerin üzerinde bir haktır.
لَّا
yoktur
جُنَاحَ
bir günah
عَلَيْكُمْ
size
إِن
eğer
طَلَّقْتُمُ
boşarsınız
ٱلنِّسَآءَ
kadınları
مَا
لَمْ
تَمَسُّوهُنَّ
henüz dokunmadan
أَوْ
ya da
تَفْرِضُوا۟
belirlemeden
لَهُنَّ
onlara
فَرِيضَةً ۚ
mehir(lerini)
وَمَتِّعُوهُنَّ
ve onları faydalandırsın
عَلَى
ٱلْمُوسِعِ
eli geniş olan
قَدَرُهُ
kendi gücü nisbetinde
وَعَلَى
ٱلْمُقْتِرِ
eli dar olan da
قَدَرُهُ
kendi gücü nisbetinde
مَتَـٰعًا
bir geçimlikle
بِٱلْمَعْرُوفِ ۖ
güzel
حَقًّا
bu bir borçtur
عَلَى
üzerine
ٱلْمُحْسِنِينَ
iyilik edenlerin
La cunaha aleykum in tallaktumun nisae ma lem temessuhunne ev tefridu lehunne faridah ve mettiuhunne alel musiı kaderuhu ve alel muktiri kaderuh metaan bil ma'ruf, hakkan alel muhsinin.
Mehir. Evlilik sözleşmesinde erkeğin eşine verdiği bedel.
Mehir miktarını kesinleştirmediğiniz. Nikah akdi yapmadığınız. Evlilik kararı almadığınız.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
la
|
yoktur | - |
| 2 |
cunaha
|
bir günah | جنح |
| 3 |
aleykum
|
size | - |
| 4 |
in
|
eğer | - |
| 5 |
tallektumu
|
boşarsınız | طلق |
| 6 |
n-nisa'e
|
kadınları | نسو |
| 7 |
ma
|
- | |
| 8 |
lem
|
- | |
| 9 |
temessuhunne
|
henüz dokunmadan | مسس |
| 10 |
ev
|
ya da | - |
| 11 |
tefridu
|
belirlemeden | فرض |
| 12 |
lehunne
|
onlara | - |
| 13 |
ferideten
|
mehir(lerini) | فرض |
| 14 |
ve mettiuhunne
|
ve onları faydalandırsın | متع |
| 15 |
ala
|
- | |
| 16 |
l-musii
|
eli geniş olan | وسع |
| 17 |
kaderuhu
|
kendi gücü nisbetinde | قدر |
| 18 |
ve ala
|
- | |
| 19 |
l-muktiri
|
eli dar olan da | قتر |
| 20 |
kaderuhu
|
kendi gücü nisbetinde | قدر |
| 21 |
metaan
|
bir geçimlikle | متع |
| 22 |
bil-mea'rufi
|
güzel | عرف |
| 23 |
hakkan
|
bu bir borçtur | حقق |
| 24 |
ala
|
üzerine | - |
| 25 |
l-muhsinine
|
iyilik edenlerin | حسن |