Sen de içlerinde bulunup; onlara salatı ikame[1] ettirdiğin zaman, onların bir kısmı seninle beraber salata[2] dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar, secde edince, arkanıza geçsinler. Sonra, salat etmemiş olan diğer kısım gelsin, seninle beraber salatı ikame etsin. Önlemlerini ve silahlarını da alsınlar. Kafirler, silahlarınızdan ve eşyalarınızdan uzak kalmanızı arzu ederler ki, size aniden baskın düzenlesinler.[3] Eğer yağmurdan dolayı bir eziyet görürseniz veya hasta olursanız, önlemlerinizi alarak silahlarınızı bırakmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Kuşkusuz, Allah Kafirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.[4]
وَإِذَا
ve zaman
كُنتَ
sen
فِيهِمْ
içlerinde
فَأَقَمْتَ
ayağa kaldırdığın
لَهُمُ
onlara
ٱلصَّلَوٰةَ
salatı
فَلْتَقُمْ
dursun
طَآئِفَةٌ
bir bölük
مِّنْهُم
onlardan
مَّعَكَ
seninle beraber
وَلْيَأْخُذُوٓا۟
ve (yanlarına) alsınlar
أَسْلِحَتَهُمْ
silahlarını da
فَإِذَا
سَجَدُوا۟
secde edince
فَلْيَكُونُوا۟
geçsinler
مِن
وَرَآئِكُمْ
arkanıza
وَلْتَأْتِ
bu kez gelsin
طَآئِفَةٌ
bölük
أُخْرَىٰ
öteki
لَمْ
يُصَلُّوا۟
salat etmeyen
فَلْيُصَلُّوا۟
ve salat etsin
مَعَكَ
seninle beraber
وَلْيَأْخُذُوا۟
ve alsınlar
حِذْرَهُمْ
korunma(tedbir)lerini
وَأَسْلِحَتَهُمْ ۗ
ve silahlarını da
وَدَّ
istediler ki
ٱلَّذِينَ
kimseler
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
لَوْ
keşke
تَغْفُلُونَ
siz gaflet etseniz de
عَنْ
-dan
أَسْلِحَتِكُمْ
silahlarınız-
وَأَمْتِعَتِكُمْ
ve eşyanızdan
فَيَمِيلُونَ
birden yapsalar
عَلَيْكُم
üzerinize
مَّيْلَةً
baskın
وَٰحِدَةً ۚ
bir
وَلَا
جُنَاحَ
bir günah yoktur
عَلَيْكُمْ
size
إِن
eğer
كَانَ
بِكُمْ
siz
أَذًى
zahmet çekerseniz
مِّن
مَّطَرٍ
yağmurdan
أَوْ
ya da
كُنتُم
olursanız
مَّرْضَىٰٓ
hasta
أَن
تَضَعُوٓا۟
bırakmanızda
أَسْلِحَتَكُمْ ۖ
silahlarınızı
وَخُذُوا۟
ama alın
حِذْرَكُمْ ۗ
korunma tedbirinizi
إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
أَعَدَّ
hazırlamıştır
لِلْكَـٰفِرِينَ
kafirlere
عَذَابًا
bir azab
مُّهِينًا
alçaltıcı
Ve iza kunte fihim fe ekamte lehumus salate fel tekum taifetun minhum meake vel ye'huzu eslihatehum fe iza secedu fel yekunu min varaikum, vel te'ti taifetun uhra lem yusallu fel yusallu meake vel ye'huzu hızrahum ve eslihatehum, veddellezine keferu lev tagfulune an eslihatikum ve emtiatikum fe yemilune aleykum meyleten vahıdeh. Ve la cunaha aleykum in kane bikum ezen min matarin ev kuntum marda en tedau eslihatekum, ve huzu hızrakum. İnnallahe eadde lil kafirine azaben muhina.
Namazı kıldığınız.
Namaza.
Burada doğrudan bir çarpışma anından değil, savaş hazırlığı sürecinden, savaş alanına doğru seferde olma durumundan söz edilmektedir. Ki bu süreç günler, haftalar alabilmektedir.
Ayetin ana mesajı, namazın önemidir. Ayetten de anlaşılacağı üzere, savaş koşulları da dahil, namaz hiçbir koşulda terk edilmeyecek kadar önemli bir kulluktur.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve iza
|
ve zaman | - |
| 2 |
kunte
|
sen | كون |
| 3 |
fihim
|
içlerinde | - |
| 4 |
fe ekamte
|
ayağa kaldırdığın | قوم |
| 5 |
lehumu
|
onlara | - |
| 6 |
s-salate
|
salatı | صلو |
| 7 |
feltekum
|
dursun | قوم |
| 8 |
taifetun
|
bir bölük | طوف |
| 9 |
minhum
|
onlardan | - |
| 10 |
meake
|
seninle beraber | - |
| 11 |
velye'huzu
|
ve (yanlarına) alsınlar | اخذ |
| 12 |
eslihatehum
|
silahlarını da | صلح |
| 13 |
feiza
|
- | |
| 14 |
secedu
|
secde edince | سجد |
| 15 |
felyekunu
|
geçsinler | كون |
| 16 |
min
|
- | |
| 17 |
veraikum
|
arkanıza | وري |
| 18 |
velte'ti
|
bu kez gelsin | اتي |
| 19 |
taifetun
|
bölük | طوف |
| 20 |
uhra
|
öteki | اخر |
| 21 |
lem
|
- | |
| 22 |
yusallu
|
salat etmeyen | صلو |
| 23 |
fe lyusallu
|
ve salat etsin | صلو |
| 24 |
meake
|
seninle beraber | - |
| 25 |
velye'huzu
|
ve alsınlar | اخذ |
| 26 |
hizrahum
|
korunma(tedbir)lerini | حذر |
| 27 |
ve eslihatehum
|
ve silahlarını da | صلح |
| 28 |
vedde
|
istediler ki | ودد |
| 29 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 30 |
keferu
|
inkar eden(ler) | كفر |
| 31 |
lev
|
keşke | - |
| 32 |
tegfulune
|
siz gaflet etseniz de | غفل |
| 33 |
an
|
-dan | - |
| 34 |
eslihatikum
|
silahlarınız- | صلح |
| 35 |
ve emtiatikum
|
ve eşyanızdan | متع |
| 36 |
feyemilune
|
birden yapsalar | ميل |
| 37 |
aleykum
|
üzerinize | - |
| 38 |
meyleten
|
baskın | ميل |
| 39 |
vahideten
|
bir | وحد |
| 40 |
vela
|
- | |
| 41 |
cunaha
|
bir günah yoktur | جنح |
| 42 |
aleykum
|
size | - |
| 43 |
in
|
eğer | - |
| 44 |
kane
|
كون | |
| 45 |
bikum
|
siz | - |
| 46 |
ezen
|
zahmet çekerseniz | اذي |
| 47 |
min
|
- | |
| 48 |
metarin
|
yağmurdan | مطر |
| 49 |
ev
|
ya da | - |
| 50 |
kuntum
|
olursanız | كون |
| 51 |
merda
|
hasta | مرض |
| 52 |
en
|
- | |
| 53 |
tedeu
|
bırakmanızda | وضع |
| 54 |
eslihatekum
|
silahlarınızı | صلح |
| 55 |
vehuzu
|
ama alın | اخذ |
| 56 |
hizrakum
|
korunma tedbirinizi | حذر |
| 57 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 58 |
llahe
|
Allah | - |
| 59 |
eadde
|
hazırlamıştır | عدد |
| 60 |
lilkafirine
|
kafirlere | كفر |
| 61 |
azaben
|
bir azab | عذب |
| 62 |
muhinen
|
alçaltıcı | هون |