Ne zaman ki gördüler onu bir bulut olarak yönelen onların vadilerine dediler ki bu bir buluttur bize yağmur yağdıracak olan aksine odur acele istediğiniz kendisini bir rüzgardır ondadır bir azap acıklı
فَلَمَّا
nihayet
رَأَوْهُ
onu görünce
عَارِضًا
geniş bir bulut halinde
مُّسْتَقْبِلَ
yönelerek geldiğini
أَوْدِيَتِهِمْ
vadilerine
قَالُوا۟
dediler
هَـٰذَا
bu
عَارِضٌ
bir buluttur
مُّمْطِرُنَا ۚ
bize yağmur yağdıracak
بَلْ
hayır
هُوَ
o
مَا
şey
ٱسْتَعْجَلْتُم
sizin acele gelmesini istediğinizdir
بِهِ ۖ
onun
رِيحٌ
bir rüzgardır
فِيهَا
içinde bulunan
عَذَابٌ
azab
أَلِيمٌ
acıklı
Fe lemma reevhu aridan mustakbile evdiyetihim kalu haza aridun mumtıruna, bel huve mesta'celtum bih, rihun fiha azabun elim.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
felemma
|
nihayet | - |
| 2 |
raevhu
|
onu görünce | راي |
| 3 |
aaridan
|
geniş bir bulut halinde | عرض |
| 4 |
mustekbile
|
yönelerek geldiğini | قبل |
| 5 |
evdiyetihim
|
vadilerine | ودي |
| 6 |
kalu
|
dediler | قول |
| 7 |
haza
|
bu | - |
| 8 |
aaridun
|
bir buluttur | عرض |
| 9 |
mumtiruna
|
bize yağmur yağdıracak | مطر |
| 10 |
bel
|
hayır | - |
| 11 |
huve
|
o | - |
| 12 |
ma
|
şey | - |
| 13 |
stea'celtum
|
sizin acele gelmesini istediğinizdir | عجل |
| 14 |
bihi
|
onun | - |
| 15 |
rihun
|
bir rüzgardır | روح |
| 16 |
fiha
|
içinde bulunan | - |
| 17 |
azabun
|
azab | عذب |
| 18 |
elimun
|
acıklı | الم |