De ki: "Ben, Rabb'imden açık bir kanıt üzerindeyim. Siz onu yalanladınız. Acelece istediğiniz şey benim yanımda değil. Hüküm ancak Allah'a aittir. Zira O, hakkı anlatır. Ve O, ayırt edenlerin en hayırlısıdır."
قُلْ
de ki
إِنِّى
elbette ben
عَلَىٰ
üzerindeyim
بَيِّنَةٍ
açık bir delil
مِّن
-den
رَّبِّى
Rabbim-
وَكَذَّبْتُم
siz ise yalanladınız
بِهِ ۚ
onu
مَا
değildir
عِندِى
benim yanımda
مَا
şey (azab)
تَسْتَعْجِلُونَ
acele istediğiniz
بِهِٓ ۚ
onu
إِنِ
ٱلْحُكْمُ
hüküm vermek
إِلَّا
yalnızca
لِلَّهِ ۖ
Allah'a aittir
يَقُصُّ
(O) anlatır
ٱلْحَقَّ ۖ
gerçeği
وَهُوَ
ve O
خَيْرُ
en iyisidir
ٱلْفَـٰصِلِينَ
ayırdedenlerin
Kul inni ala beyyinetin min rabbi, ve kezzebtum bih, ma indi ma testa'cilune bih, inil hukmu illa lillah, yakussul hakka ve huve hayrul fasılin.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kul
|
de ki | قول |
| 2 |
inni
|
elbette ben | - |
| 3 |
ala
|
üzerindeyim | - |
| 4 |
beyyinetin
|
açık bir delil | بين |
| 5 |
min
|
-den | - |
| 6 |
rabbi
|
Rabbim- | ربب |
| 7 |
vekezzebtum
|
siz ise yalanladınız | كذب |
| 8 |
bihi
|
onu | - |
| 9 |
ma
|
değildir | - |
| 10 |
indi
|
benim yanımda | عند |
| 11 |
ma
|
şey (azab) | - |
| 12 |
testea'cilune
|
acele istediğiniz | عجل |
| 13 |
bihi
|
onu | - |
| 14 |
ini
|
- | |
| 15 |
l-hukmu
|
hüküm vermek | حكم |
| 16 |
illa
|
yalnızca | - |
| 17 |
lillahi
|
Allah'a aittir | - |
| 18 |
yekussu
|
(O) anlatır | قصص |
| 19 |
l-hakka
|
gerçeği | حقق |
| 20 |
ve huve
|
ve O | - |
| 21 |
hayru
|
en iyisidir | خير |
| 22 |
l-fasiline
|
ayırdedenlerin | فصل |