فَوَسْوَسَ
derken fısıldadı
لَهُمَا
onlara
ٱلشَّيْطَـٰنُ
şeytan
لِيُبْدِىَ
göstermek için
لَهُمَا
kendilerine
مَا
olan
وُرِىَ
gizlenen
عَنْهُمَا
onların
مِن
-nden
سَوْءَٰتِهِمَا
çirkin yerleri-
وَقَالَ
dedi
مَا
نَهَىٰكُمَا
sizi men'etti
رَبُّكُمَا
Rabbiniz
عَنْ
(-tan)
هَـٰذِهِ
şu
ٱلشَّجَرَةِ
ağaç(tan)
إِلَّآ
sırf
أَن
diye
تَكُونَا
olursunuz
مَلَكَيْنِ
ikiniz de birer melek
أَوْ
ya da
تَكُونَا
olursunuz (diye)
مِنَ
-dan
ٱلْخَـٰلِدِينَ
ebedi kalıcılar-
Fe vesvese lehumuş şeytanu li yubdiye lehuma ma vuriye anhuma min sev'atihima ve kale ma nehakuma rabbukuma an hazihiş şecereti illa en tekuna melekeyni ev tekuna minel halidin.
"Avret yerlerinin açığa çıkması;" "Kendilerinden gizlenmiş çirkin yerlerinin kendilerine gösterilmesi" şeklinde verilen anlamlar İsrailiyat'tan yapılan alıntılardır. İnsanın yaratılışında, "bizatihi" çirkin olarak yaratılmış, çirkin olarak tanımlanabilecek bir organı yoktur. Bu nedenle güya çirkin olan ve daha önce farkında olmadıkları cinsel organlarının kendilerine gösterilmesi şeklinde verilen anlamlar doğru değildir. Ayette geçen "sev'ate" kelimesi "sue" kelimesinden türemiştir. "Sue," kötü iş, söz ve durum demektir. Dolayısıyla "kötülüklerin gösterilmesi, avret yerlerinin açığa çıkarılması" değil; insanın fıtratında bulunan "hasenenin" (iyiliğin) karşıtı olan "kötülük" egosunun harekete geçmesi, açığa çıkması, mal edinme ve biriktirme hırsı demektir.
Diğer bir kıraate (okuyuşa) göre, melek.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
fevesvese
|
derken fısıldadı | وسوس |
| 2 |
lehuma
|
onlara | - |
| 3 |
ş-şeytanu
|
şeytan | شطن |
| 4 |
liyubdiye
|
göstermek için | بدو |
| 5 |
lehuma
|
kendilerine | - |
| 6 |
ma
|
olan | - |
| 7 |
vuriye
|
gizlenen | - |
| 8 |
anhuma
|
onların | - |
| 9 |
min
|
-nden | - |
| 10 |
sev'atihima
|
çirkin yerleri- | سوا |
| 11 |
ve kale
|
dedi | قول |
| 12 |
ma
|
- | |
| 13 |
nehakuma
|
sizi men'etti | نهي |
| 14 |
rabbukuma
|
Rabbiniz | ربب |
| 15 |
an
|
(-tan) | - |
| 16 |
hazihi
|
şu | - |
| 17 |
ş-şecerati
|
ağaç(tan) | شجر |
| 18 |
illa
|
sırf | - |
| 19 |
en
|
diye | - |
| 20 |
tekuna
|
olursunuz | كون |
| 21 |
melekeyni
|
ikiniz de birer melek | ملك |
| 22 |
ev
|
ya da | - |
| 23 |
tekuna
|
olursunuz (diye) | كون |
| 24 |
mine
|
-dan | - |
| 25 |
l-halidine
|
ebedi kalıcılar- | خلد |