قُلْ
de ki
هَلْ
أُنَبِّئُكُم
size söyleyeyim mi?
بِشَرٍّ
daha kötüsünü
مِّن
-ndan
ذَٰلِكَ
bu-
مَثُوبَةً
cezası
عِندَ
katında
ٱللَّهِ ۚ
Allah
مَن
kim(ler)e
لَّعَنَهُ
la'net etmişse
ٱللَّهُ
Allah
وَغَضِبَ
ve gazab etmişse
عَلَيْهِ
onlara
وَجَعَلَ
ve yapmışsa
مِنْهُمُ
kimlerden
ٱلْقِرَدَةَ
maymunlar
وَٱلْخَنَازِيرَ
ve domuzlar
وَعَبَدَ
ve tapanlar
ٱلطَّـٰغُوتَ ۚ
Tâğût'a
أُو۟لَـٰٓئِكَ
işte onların
شَرٌّ
daha kötüdür
مَّكَانًا
yeri
وَأَضَلُّ
ve daha çok sapmışlardır
عَن
سَوَآءِ
düz
ٱلسَّبِيلِ
yoldan
Kul hel unebbiukum bi şerrin min zalike mesubeten ındallah men leanehullahu ve gadıbe aleyhi ve ceale min humul kıredete vel hanazire ve abedet tagut ulaike şerrun mekanen ve edallu an sevais sebil.
Maymun ve domuz olmak mecazendir. Karakter yönü ile maymun ve domuz benzetmesi yapılmaktadır.
Allah'a isyan etmek anlamına gelen "tağa" kökünden türemiştir. Despot, azgın, sapkın, kötülük önderi, zorba, şeytan, put, kahin; kaba kuvvetle hükmeden kişi, kurum veya yönetim demektir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kul
|
de ki | قول |
| 2 |
hel
|
- | |
| 3 |
unebbiukum
|
size söyleyeyim mi? | نبا |
| 4 |
bişerrin
|
daha kötüsünü | شرر |
| 5 |
min
|
-ndan | - |
| 6 |
zalike
|
bu- | - |
| 7 |
mesubeten
|
cezası | ثوب |
| 8 |
inde
|
katında | عند |
| 9 |
llahi
|
Allah | - |
| 10 |
men
|
kim(ler)e | - |
| 11 |
leanehu
|
la'net etmişse | لعن |
| 12 |
llahu
|
Allah | - |
| 13 |
ve gadibe
|
ve gazab etmişse | غضب |
| 14 |
aleyhi
|
onlara | - |
| 15 |
ve ceale
|
ve yapmışsa | جعل |
| 16 |
minhumu
|
kimlerden | - |
| 17 |
l-kiradete
|
maymunlar | قرد |
| 18 |
velhanazira
|
ve domuzlar | خنزر |
| 19 |
ve abede
|
ve tapanlar | عبد |
| 20 |
t-tagute
|
Tâğût'a | طغي |
| 21 |
ulaike
|
işte onların | - |
| 22 |
şerrun
|
daha kötüdür | شرر |
| 23 |
mekanen
|
yeri | كون |
| 24 |
ve edellu
|
ve daha çok sapmışlardır | ضلل |
| 25 |
an
|
- | |
| 26 |
seva'i
|
düz | سوي |
| 27 |
s-sebili
|
yoldan | سبل |