Musa, "Buyurun, önce siz atın." dedi. Yaptıkları büyüden dolayı attıkları sopa ve ip hızla hareket ediyormuş gibi göründü.
قَالَ
(Musa) dedi ki
بَلْ
hayır
أَلْقُوا۟ ۖ
siz atın
فَإِذَا
(bir de ne görsün)
حِبَالُهُمْ
onların ipleri
وَعِصِيُّهُمْ
ve sopaları
يُخَيَّلُ
gibi görünüyor
إِلَيْهِ
ona
مِن
ötürü
سِحْرِهِمْ
büyülerinden
أَنَّهَا
gerçekten
تَسْعَىٰ
koşuyor
Kale bel elku, fe iza hıbaluhum ve ısıyyuhum yuhayyelu ileyhi min sıhrihim enneha tes'a.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kale
|
(Musa) dedi ki | قول |
| 2 |
bel
|
hayır | - |
| 3 |
elku
|
siz atın | لقي |
| 4 |
feiza
|
(bir de ne görsün) | - |
| 5 |
hibaluhum
|
onların ipleri | حبل |
| 6 |
ve isiyyuhum
|
ve sopaları | عصو |
| 7 |
yuhayyelu
|
gibi görünüyor | خيل |
| 8 |
ileyhi
|
ona | - |
| 9 |
min
|
ötürü | - |
| 10 |
sihrihim
|
büyülerinden | سحر |
| 11 |
enneha
|
gerçekten | - |
| 12 |
tes'aa
|
koşuyor | سعي |