Münafıklar[1] sana geldiklerinde: "Biz, tanıklık ederiz ki, kuşkusuz sen, Allah'ın Resul'üsün." dediler. Elbette ki Allah, senin, Kendisinin Resul'ü olduğunu biliyor. Fakat Allah tanıktır ki, Münafıklar, kesinlikle yalancıdırlar.
إِذَا
zaman
جَآءَكَ
sana geldikleri
ٱلْمُنَـٰفِقُونَ
münafıklar
قَالُوا۟
derler
نَشْهَدُ
tanıklık ederiz
إِنَّكَ
muhakkak ki senin
لَرَسُولُ
elçisi olduğuna
ٱللَّهِ ۗ
Allah'ın
وَٱللَّهُ
ve Allah
يَعْلَمُ
bilir (ki)
إِنَّكَ
sen muhakkak
لَرَسُولُهُ
onun elçisisin
وَٱللَّهُ
ve Allah
يَشْهَدُ
tanıklık eder
إِنَّ
şüphesiz
ٱلْمُنَـٰفِقِينَ
münafıkların
لَكَـٰذِبُونَ
yalancılıklarına
İza caekel munafikune kalu neşhedu inneke le resulullah, vallahu ya'lemu inneke le resuluh, vallahu yeşhedu innel munafikine le kazibun.
Münafık, içten "bitmiş, tükenmiş ve imanı kalmamış, omurgasız, onursuz ve iki -yüzlü kimse demektir. Münafık, iman konusunda dürüst ve samimi olmayan, tıpkı tarla faresinin yuva değiştirdiği gibi, yer değiştiren: işlerine gelince Mü'min, işlerine gelince Kafir olan kimse.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
iza
|
zaman | - |
| 2 |
ca'eke
|
sana geldikleri | جيا |
| 3 |
l-munafikune
|
münafıklar | نفق |
| 4 |
kalu
|
derler | قول |
| 5 |
neşhedu
|
tanıklık ederiz | شهد |
| 6 |
inneke
|
muhakkak ki senin | - |
| 7 |
lerasulu
|
elçisi olduğuna | رسل |
| 8 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 9 |
vallahu
|
ve Allah | - |
| 10 |
yea'lemu
|
bilir (ki) | علم |
| 11 |
inneke
|
sen muhakkak | - |
| 12 |
lerasuluhu
|
onun elçisisin | رسل |
| 13 |
vallahu
|
ve Allah | - |
| 14 |
yeşhedu
|
tanıklık eder | شهد |
| 15 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 16 |
l-munafikine
|
münafıkların | نفق |
| 17 |
lekazibune
|
yalancılıklarına | كذب |