Eğer onlara: "Gökten su indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra dirilten kimdir?" diye sorsan, kesinlikle "Allah" diyecekler. De ki: "Hamd[1] Allah'a özgüdür." Fakat onların çoğu akıllarını kullanmıyorlar.
وَلَئِن
ve eğer
سَأَلْتَهُم
onlara sorsan
مَّن
kim
نَّزَّلَ
indirdi
مِنَ
-ten
ٱلسَّمَآءِ
gök-
مَآءً
suyu
فَأَحْيَا
ve diriltti
بِهِ
onunla
ٱلْأَرْضَ
yeri
مِن
بَعْدِ
sonra
مَوْتِهَا
öldükten
لَيَقُولُنَّ
elbette derler
ٱللَّهُ ۚ
Allah
قُلِ
de ki
ٱلْحَمْدُ
hamd (övgü)
لِلَّهِ ۚ
Allah'adır
بَلْ
doğrusu
أَكْثَرُهُمْ
çokları
لَا
يَعْقِلُونَ
düşünmezler
Ve le in seeltehum men nezzele mines semai maen fe ahya bihil arda min ba'di mevtiha le yekulunnallah, kulil hamdu lillah, bel ekseruhum la ya'kılun.
Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık. Bir nimetin ve güzelliğin kaynağı ve sahibi olan gücü, övgü ve yüceltme sözleriyle anmaktır. Bu anlamıyla "hamd", verilen bir nimetten yararlanma veya yapılan bir yardımla feraha çıkma karşılığı olmaktan çok, o nimeti veren Yaratıcı'nın sonsuz güç ve kuvvetine duyulan hayranlık sebebiyle dile getirilen bir övgüdür. Hamid: Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
velein
|
ve eğer | - |
| 2 |
seeltehum
|
onlara sorsan | سال |
| 3 |
men
|
kim | - |
| 4 |
nezzele
|
indirdi | نزل |
| 5 |
mine
|
-ten | - |
| 6 |
s-semai
|
gök- | سمو |
| 7 |
maen
|
suyu | موه |
| 8 |
fe ehya
|
ve diriltti | حيي |
| 9 |
bihi
|
onunla | - |
| 10 |
l-erde
|
yeri | ارض |
| 11 |
min
|
- | |
| 12 |
bea'di
|
sonra | بعد |
| 13 |
mevtiha
|
öldükten | موت |
| 14 |
leyekulunne
|
elbette derler | قول |
| 15 |
llahu
|
Allah | - |
| 16 |
kuli
|
de ki | قول |
| 17 |
l-hamdu
|
hamd (övgü) | حمد |
| 18 |
lillahi
|
Allah'adır | - |
| 19 |
bel
|
doğrusu | - |
| 20 |
ekseruhum
|
çokları | كثر |
| 21 |
la
|
- | |
| 22 |
yea'kilune
|
düşünmezler | عقل |