Elçi Süleyman'a geldiğinde, Süleyman: "Bana mal ile yardım etmek mi istiyorsunuz? Oysa Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır. Böyle hediyelere ancak sizin gibiler sevinir." dedi.
فَلَمَّا
ne zaman ki
جَآءَ
gelince
سُلَيْمَـٰنَ
Süleyman'a
قَالَ
dedi ki
أَتُمِدُّونَنِ
bana yardım mı etmek istiyorsunuz?
بِمَالٍ
mal ile
فَمَآ
oysa ne ki
ءَاتَىٰنَِ
bana vermiştir
ٱللَّهُ
Allah
خَيْرٌ
(o) daha hayırlıdır
مِّمَّآ
-nden
ءَاتَىٰكُم
size verdiği-
بَلْ
bilakis
أَنتُم
siz
بِهَدِيَّتِكُمْ
hediyenizle
تَفْرَحُونَ
sevinirsiniz
Fe lemma cae suleymane kale e tumidduneni bi malin fe ma ataniyallahu hayrun mimma atakum, bel entum bi hediyyetikum tefrahun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
felemma
|
ne zaman ki | - |
| 2 |
ca'e
|
gelince | جيا |
| 3 |
suleymane
|
Süleyman'a | - |
| 4 |
kale
|
dedi ki | قول |
| 5 |
etumidduneni
|
bana yardım mı etmek istiyorsunuz? | مدد |
| 6 |
bimalin
|
mal ile | مول |
| 7 |
fema
|
oysa ne ki | - |
| 8 |
ataniye
|
bana vermiştir | اتي |
| 9 |
llahu
|
Allah | - |
| 10 |
hayrun
|
(o) daha hayırlıdır | خير |
| 11 |
mimma
|
-nden | - |
| 12 |
atakum
|
size verdiği- | اتي |
| 13 |
bel
|
bilakis | - |
| 14 |
entum
|
siz | - |
| 15 |
bihediyyetikum
|
hediyenizle | هدي |
| 16 |
tefrahune
|
sevinirsiniz | فرح |