Şehrin diğer tarafından bir adam koşarak geldi. "Ey Musa! Meleler[1] senin öldürülmen konusunda görüşme yapıyorlar. Derhal kaybol. Seni iyiliğin için uyarıyorum." dedi.
وَجَآءَ
ve geldi
رَجُلٌ
bir adam
مِّنْ
أَقْصَا
öbür ucundan
ٱلْمَدِينَةِ
şehrin
يَسْعَىٰ
koşarak
قَالَ
dedi
يَـٰمُوسَىٰٓ
Musa
إِنَّ
şüphesiz ki
ٱلْمَلَأَ
ileri gelenler
يَأْتَمِرُونَ
aralarında konuşuyorlar
بِكَ
seni
لِيَقْتُلُوكَ
seni öldürmek için
فَٱخْرُجْ
sen çık (git)
إِنِّى
elbette ben
لَكَ
sana
مِنَ
-den(im)
ٱلنَّـٰصِحِينَ
öğüt verenler-
Ve cae raculun min aksal medineti yes'a kale ya musa innel melee ye'temirune bike li yaktuluke fahruc inni leke minen nasıhin.
İleri gelenler, imtiyaz sahibi seçkinler. Din adamları sınıfı.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve ca'e
|
ve geldi | جيا |
| 2 |
raculun
|
bir adam | رجل |
| 3 |
min
|
- | |
| 4 |
eksa
|
öbür ucundan | قسو |
| 5 |
l-medineti
|
şehrin | مدن |
| 6 |
yes'aa
|
koşarak | سعي |
| 7 |
kale
|
dedi | قول |
| 8 |
ya musa
|
Musa | - |
| 9 |
inne
|
şüphesiz ki | - |
| 10 |
l-melee
|
ileri gelenler | ملا |
| 11 |
ye'temirune
|
aralarında konuşuyorlar | امر |
| 12 |
bike
|
seni | - |
| 13 |
liyektuluke
|
seni öldürmek için | قتل |
| 14 |
fehruc
|
sen çık (git) | خرج |
| 15 |
inni
|
elbette ben | - |
| 16 |
leke
|
sana | - |
| 17 |
mine
|
-den(im) | - |
| 18 |
n-nasihine
|
öğüt verenler- | نصح |