Yahudiler ve Nesara[1], "Bizler Allah'ın oğulları ve O'nun sevgilileriyiz." dediler. De ki: "O halde suçlarınızdan dolayı, size niçin azap ediyor? Doğrusu, siz de yarattıklarından bir beşersiniz[2]. Dilediğini bağışlar, dilediğine[3] azap eder. Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkü Allah'a aittir. Son varış O'nadır."
وَقَالَتِ
ve dediler
ٱلْيَهُودُ
Yahudiler
وَٱلنَّصَـٰرَىٰ
ve hıristiyanlar
نَحْنُ
biz
أَبْنَـٰٓؤُا۟
oğullarıyız
ٱللَّهِ
Allah'ın
وَأَحِبَّـٰٓؤُهُ ۚ
ve sevgilileriyiz
قُلْ
de ki
فَلِمَ
o halde niçin
يُعَذِّبُكُم
size azabediyor
بِذُنُوبِكُم ۖ
günahlarınızdan ötürü
بَلْ
hayır
أَنتُم
siz de
بَشَرٌ
birer insansınız
مِّمَّنْ
خَلَقَ ۚ
O'nun yaratıklarından
يَغْفِرُ
bağışlar
لِمَن
kimseyi
يَشَآءُ
dilediği
وَيُعَذِّبُ
ve azabeder
مَن
kimseye
يَشَآءُ ۚ
dilediği
وَلِلَّهِ
Allah'ındır
مُلْكُ
mülkü
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
göklerin
وَٱلْأَرْضِ
ve yerin
وَمَا
bulunan herşeyin
بَيْنَهُمَا ۖ
ve ikisi arasında
وَإِلَيْهِ
O'nadır
ٱلْمَصِيرُ
dönüş de
Ve kaletil yahudu ven nasara nahnu ebnaullahi ve ehıbbauh kul fe lime yuazzibukum bi zunubikul bel entum beşerun mimmen halak yagfiru limen yeşau ve yuazzibu men yeşa ve lillahi mulkus semavati vel ardı ve ma beynehuma ve ileyhil masir.
Hıristiyanlar.
Sıradan, normal bir insan. Her insan gibi, insan olmanın dışında insanüstü hiçbir özelliği olmayan insan. Beşer için insanın yaratılış evresindeki ilk hali şeklindeki iddiar doğru değildir.
Kelimesi kelimesine, "dilediğini." Dilediğini demek: "Hak edeni" demektir; Allah, azabı hak edene azap eder; bağışlanmayı hak edeni bağışlar, demektir. Allah, "Dilediğimi" demekle, kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı Ben veririm, demeyi kastetmektedir. Zira burada Allah'ın "dilemesi," insanın "dilemesine," "insanın seçimine" bağlı olarak gerçekleşmektedir. "Şae" kelimesinin ayetteki anlamı; "gayret göstereni, bir şey yapmak isteyeni" yani "bir şeyi dileyeni" anlamındadır. Seçim insana aittir ve belirleyici olan insanın "dilemesi"dir (Bkz. 76:3).
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve kaleti
|
ve dediler | قول |
| 2 |
l-yehudu
|
Yahudiler | - |
| 3 |
ve nnesara
|
ve hıristiyanlar | نصر |
| 4 |
nehnu
|
biz | - |
| 5 |
ebna'u
|
oğullarıyız | بني |
| 6 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 7 |
ve ehibba'uhu
|
ve sevgilileriyiz | حبب |
| 8 |
kul
|
de ki | قول |
| 9 |
felime
|
o halde niçin | - |
| 10 |
yuazzibukum
|
size azabediyor | عذب |
| 11 |
bizunubikum
|
günahlarınızdan ötürü | ذنب |
| 12 |
bel
|
hayır | - |
| 13 |
entum
|
siz de | - |
| 14 |
beşerun
|
birer insansınız | بشر |
| 15 |
mimmen
|
- | |
| 16 |
haleka
|
O'nun yaratıklarından | خلق |
| 17 |
yegfiru
|
bağışlar | غفر |
| 18 |
limen
|
kimseyi | - |
| 19 |
yeşa'u
|
dilediği | شيا |
| 20 |
ve yuazzibu
|
ve azabeder | عذب |
| 21 |
men
|
kimseye | - |
| 22 |
yeşa'u
|
dilediği | شيا |
| 23 |
velillahi
|
Allah'ındır | - |
| 24 |
mulku
|
mülkü | ملك |
| 25 |
s-semavati
|
göklerin | سمو |
| 26 |
vel'erdi
|
ve yerin | ارض |
| 27 |
ve ma
|
bulunan herşeyin | - |
| 28 |
beynehuma
|
ve ikisi arasında | بين |
| 29 |
ve ileyhi
|
O'nadır | - |
| 30 |
l-mesiru
|
dönüş de | صير |