Dedik ki düşün ondan topluca size geldiğinde benden Hidayet kim tabi olursa hidayete onun üzerine korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir
قُلْنَا
dedik
ٱهْبِطُوا۟
inin
مِنْهَا
oradan
جَمِيعًا ۖ
hepiniz
فَإِمَّا
zaman
يَأْتِيَنَّكُم
size geldiği
مِّنِّى
benden
هُدًى
bir hidayet
فَمَن
kimler
تَبِعَ
uyarsa
هُدَاىَ
benim hidayetime
فَلَا
artık yoktur
خَوْفٌ
bir korku
عَلَيْهِمْ
onlara
وَلَا
ve olmazlar
هُمْ
onlar
يَحْزَنُونَ
üzülenlerden
Kulnahbitu minha cemia, fe imma ye'tiyennekum minni hudenfe men tebia hudaye fe la havfun aleyhim ve la hum yahzenun.
Orayı terk edin, oradan ayrılın.
Doğruya ileten rehber.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kulna
|
dedik | قول |
| 2 |
hbitu
|
inin | هبط |
| 3 |
minha
|
oradan | - |
| 4 |
cemian
|
hepiniz | جمع |
| 5 |
fe imma
|
zaman | - |
| 6 |
ye'tiyennekum
|
size geldiği | اتي |
| 7 |
minni
|
benden | - |
| 8 |
huden
|
bir hidayet | هدي |
| 9 |
femen
|
kimler | - |
| 10 |
tebia
|
uyarsa | تبع |
| 11 |
hudaye
|
benim hidayetime | هدي |
| 12 |
fela
|
artık yoktur | - |
| 13 |
havfun
|
bir korku | خوف |
| 14 |
aleyhim
|
onlara | - |
| 15 |
ve la
|
ve olmazlar | - |
| 16 |
hum
|
onlar | - |
| 17 |
yehzenune
|
üzülenlerden | حزن |