Gemiyi yapıyordu. Halkının meleleri, onun yanından ne zaman geçseler, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: "Alay edin bakalım! Görürsünüz, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz."
وَيَصْنَعُ
ve yapıyordu
ٱلْفُلْكَ
gemiyi
وَكُلَّمَا
ve ne zaman
مَرَّ
yanından geçse
عَلَيْهِ
onun
مَلَأٌ
ileri gelenler
مِّن
-den
قَوْمِهِ
kavmin-
سَخِرُوا۟
alay ediyorlardı
مِنْهُ ۚ
onunla
قَالَ
dedi ki
إِن
eğer
تَسْخَرُوا۟
alay ederseniz
مِنَّا
bizimle
فَإِنَّا
muhakkak biz de
نَسْخَرُ
alay edeceğiz
مِنكُمْ
sizinle
كَمَا
gibi
تَسْخَرُونَ
sizin alay ettiğiniz
Ve yasneul fulke ve kullema merre aleyhi meleun min kavmihi sehıru minh, kale in tesharu minna fe inna nesharu minkum kema tesharun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve yesneu
|
ve yapıyordu | صنع |
| 2 |
l-fulke
|
gemiyi | فلك |
| 3 |
ve kullema
|
ve ne zaman | كلل |
| 4 |
merra
|
yanından geçse | مرر |
| 5 |
aleyhi
|
onun | - |
| 6 |
meleun
|
ileri gelenler | ملا |
| 7 |
min
|
-den | - |
| 8 |
kavmihi
|
kavmin- | قوم |
| 9 |
sehiru
|
alay ediyorlardı | سخر |
| 10 |
minhu
|
onunla | - |
| 11 |
kale
|
dedi ki | قول |
| 12 |
in
|
eğer | - |
| 13 |
tesharu
|
alay ederseniz | سخر |
| 14 |
minna
|
bizimle | - |
| 15 |
feinna
|
muhakkak biz de | - |
| 16 |
nesharu
|
alay edeceğiz | سخر |
| 17 |
minkum
|
sizinle | - |
| 18 |
kema
|
gibi | - |
| 19 |
tesharune
|
sizin alay ettiğiniz | سخر |