"Onlar üç kişidir, dördüncüsü köpekleridir." diyecekler. Gayba taş atar gibi[1] "Beş kişidir, altıncısı köpekleridir." diyecekler, "Yedi kişidir, sekizincisi köpekleridir." diyecekler. De ki: "Onların sayılarını Rabb'im bilir. Onları pek az kimseden başkası bilmez." Onlar hakkında, Kur'an'ın verdiği bilgi dışında onlarla tartışma. Onlar hakkında tartışan hiç kimseden de bir açıklama isteme.
سَيَقُولُونَ
diyecekler
ثَلَـٰثَةٌ
onlar üçtür
رَّابِعُهُمْ
dördüncüleri
كَلْبُهُمْ
köpekleridir
وَيَقُولُونَ
ve diyecekler
خَمْسَةٌ
beştir
سَادِسُهُمْ
altıncıları
كَلْبُهُمْ
köpekleridir
رَجْمًا
taş atar gibi
بِٱلْغَيْبِ ۖ
görülmeyene
وَيَقُولُونَ
ve diyecekler
سَبْعَةٌ
yedidir
وَثَامِنُهُمْ
sekizincileri
كَلْبُهُمْ ۚ
köpekleridir
قُل
de ki
رَّبِّىٓ
Rabbim
أَعْلَمُ
daha iyi bilir
بِعِدَّتِهِم
onların sayısını
مَّا
yoktur
يَعْلَمُهُمْ
onları bilen
إِلَّا
dışında
قَلِيلٌ ۗ
azı
فَلَا
تُمَارِ
münakaşaya girme
فِيهِمْ
onlar hakkında
إِلَّا
dışında
مِرَآءً
tartışma
ظَـٰهِرًا
sathi
وَلَا
ve
تَسْتَفْتِ
bir şey sorma
فِيهِم
onlar hakkında
مِّنْهُمْ
bunlardan
أَحَدًا
hiçbirine
Se yekulune selasetun rabiuhum kelbuhum, ve yekulune hamsetun sadisuhum kelbuhum recmen bil gayb, ve yekulune seb'atun ve saminuhum kelbuhum, kul rabbi a'lemu bi ıddetihim ma ya'lemuhum illa kalil, fe la tumari fihim illa miraen zahira, ve la testefti fihim minhum ehada.
Gerçek bilgiye sahip olmadan, zanda bulunarak.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
seyekulune
|
diyecekler | قول |
| 2 |
selasetun
|
onlar üçtür | ثلث |
| 3 |
rabiuhum
|
dördüncüleri | ربع |
| 4 |
kelbuhum
|
köpekleridir | كلب |
| 5 |
ve yekulune
|
ve diyecekler | قول |
| 6 |
hamsetun
|
beştir | خمس |
| 7 |
sadisuhum
|
altıncıları | سدس |
| 8 |
kelbuhum
|
köpekleridir | كلب |
| 9 |
racmen
|
taş atar gibi | رجم |
| 10 |
bil-gaybi
|
görülmeyene | غيب |
| 11 |
ve yekulune
|
ve diyecekler | قول |
| 12 |
seb'atun
|
yedidir | سبع |
| 13 |
ve saminuhum
|
sekizincileri | ثمن |
| 14 |
kelbuhum
|
köpekleridir | كلب |
| 15 |
kul
|
de ki | قول |
| 16 |
rabbi
|
Rabbim | ربب |
| 17 |
ea'lemu
|
daha iyi bilir | علم |
| 18 |
biiddetihim
|
onların sayısını | عدد |
| 19 |
ma
|
yoktur | - |
| 20 |
yea'lemuhum
|
onları bilen | علم |
| 21 |
illa
|
dışında | - |
| 22 |
kalilun
|
azı | قلل |
| 23 |
fela
|
- | |
| 24 |
tumari
|
münakaşaya girme | مري |
| 25 |
fihim
|
onlar hakkında | - |
| 26 |
illa
|
dışında | - |
| 27 |
mira'en
|
tartışma | مري |
| 28 |
zahiran
|
sathi | ظهر |
| 29 |
ve la
|
ve | - |
| 30 |
testefti
|
bir şey sorma | فتي |
| 31 |
fihim
|
onlar hakkında | - |
| 32 |
minhum
|
bunlardan | - |
| 33 |
ehaden
|
hiçbirine | احد |