Ve şehirdeki birtakım kadınlar: "Aziz'in hanımı, genç hizmetlisiyle birlikte olmak istemiş; delikanlının sevgisi yüreğine işlemiş. Onu açıkça sapıtmış görüyoruz." diye dedikodu yaptılar.
وَقَالَ
ve dediler ki
نِسْوَةٌ
birtakım kadınlar
فِى
ٱلْمَدِينَةِ
şehirde
ٱمْرَأَتُ
karısı
ٱلْعَزِيزِ
Vezir'in
تُرَٰوِدُ
murad almak istemiş
فَتَىٰهَا
uşağının
عَن
نَّفْسِهِ ۖ
nefsinden
قَدْ
muhakak
شَغَفَهَا
onun bağrını yakmış
حُبًّا ۖ
sevda
إِنَّا
elbette biz
لَنَرَىٰهَا
onu görüyoruz
فِى
içinde
ضَلَـٰلٍ
bir sapıklık
مُّبِينٍ
açık
Ve kale nisvetun fil medinetimre'etul azizi turavidu fetaha an nefsih, kad şegafeha hubba, inna le neraha fi dalalin mubin.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve kale
|
ve dediler ki | قول |
| 2 |
nisvetun
|
birtakım kadınlar | نسو |
| 3 |
fi
|
- | |
| 4 |
l-medineti
|
şehirde | مدن |
| 5 |
mraetu
|
karısı | مرا |
| 6 |
l-azizi
|
Vezir'in | عزز |
| 7 |
turavidu
|
murad almak istemiş | رود |
| 8 |
fetaha
|
uşağının | فتي |
| 9 |
an
|
- | |
| 10 |
nefsihi
|
nefsinden | نفس |
| 11 |
kad
|
muhakak | - |
| 12 |
şegafeha
|
onun bağrını yakmış | شغف |
| 13 |
hubben
|
sevda | حبب |
| 14 |
inna
|
elbette biz | - |
| 15 |
leneraha
|
onu görüyoruz | راي |
| 16 |
fi
|
içinde | - |
| 17 |
delalin
|
bir sapıklık | ضلل |
| 18 |
mubinin
|
açık | بين |