Seslenirler biz değil miydik sizinle beraber dediler evet ve lakin fitneye düşürdünüz benliğinizi ve gözlediniz ve şüphedeydiniz ve aldattı sizi kuruntularınız ta ki geldi emri Allah’ın ve aldattı sizi Allah ile o aldatıcı
يُنَادُونَهُمْ
onlara seslenirler
أَلَمْ
نَكُن
değil miydik?
مَّعَكُمْ ۖ
sizinle beraber
قَالُوا۟
derler ki
بَلَىٰ
evet
وَلَـٰكِنَّكُمْ
ama siz
فَتَنتُمْ
kötülük ettiniz
أَنفُسَكُمْ
kendi canlarınıza
وَتَرَبَّصْتُمْ
ve beklediniz
وَٱرْتَبْتُمْ
ve kuşkulandınız
وَغَرَّتْكُمُ
ve sizi aldattı
ٱلْأَمَانِىُّ
kuruntular
حَتَّىٰ
kadar
جَآءَ
gelinceye
أَمْرُ
emri (ölüm)
ٱللَّهِ
Allah'ın
وَغَرَّكُم
ve sizi aldattı
بِٱللَّهِ
Allah(ın affı) ile
ٱلْغَرُورُ
çok aldatıcı (şeytan)
Yunadunehum e lem nekun meakum, kalu bela ve lakinnekum fe tentum enfusekum ve terebbastum vertebtum ve garret kumul emaniyyu hatta cae emrullahi ve garrekum billahil garur.
Kendi kendinizi aldattınız.
Hep şüphe ile yaşadınız.
Ölüm gelip çatıncaya dek.
İns ve cinnden şeytanlar, her türlü aldatıcı.
Sizi, "Nasıl olsa Allah, merhametli ve bağışlayıcıdır, sizi affeder." diyerek aldattı.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
yunadunehum
|
onlara seslenirler | ندو |
| 2 |
elem
|
- | |
| 3 |
nekun
|
değil miydik? | كون |
| 4 |
meakum
|
sizinle beraber | - |
| 5 |
kalu
|
derler ki | قول |
| 6 |
bela
|
evet | - |
| 7 |
velakinnekum
|
ama siz | - |
| 8 |
fetentum
|
kötülük ettiniz | فتن |
| 9 |
enfusekum
|
kendi canlarınıza | نفس |
| 10 |
ve terabbestum
|
ve beklediniz | ربص |
| 11 |
vertebtum
|
ve kuşkulandınız | ريب |
| 12 |
ve garratkumu
|
ve sizi aldattı | غرر |
| 13 |
l-emaniyyu
|
kuruntular | مني |
| 14 |
hatta
|
kadar | - |
| 15 |
ca'e
|
gelinceye | جيا |
| 16 |
emru
|
emri (ölüm) | امر |
| 17 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 18 |
ve garrakum
|
ve sizi aldattı | غرر |
| 19 |
billahi
|
Allah(ın affı) ile | - |
| 20 |
l-garuru
|
çok aldatıcı (şeytan) | غرر |