Bunun üzerine Rabb'i onu iyi bir şekilde kabul etti. Ve onu iyi bir şekilde yetiştirdi. Onu, Zekeriya'nın korumasına verdi. Zekeriya ne zaman mihraba[1] girse, onun yanında yiyecek bir şey bulurdu. "Ey Meryem! Bunlar sana nereden geldi?" derdi. O da "Bunlar, Allah'tandır.[2]" derdi. Kuşkusuz, Allah, hak edeni,[3] hesapsız olarak rızıklandırır.
فَتَقَبَّلَهَا
kabul buyurdu onu
رَبُّهَا
Rabbi
بِقَبُولٍ
kabulle (şekilde)
حَسَنٍ
güzel bir
وَأَنبَتَهَا
ve onu yetiştirdi
نَبَاتًا
bir bitki (gibi)
حَسَنًا
güzel
وَكَفَّلَهَا
ve onun bakımını üstlendi
زَكَرِيَّا ۖ
Zekeriyya da
كُلَّمَا
her
دَخَلَ
girdiğinde
عَلَيْهَا
onun yanına
زَكَرِيَّا
Zekeriyya
ٱلْمِحْرَابَ
mihraba
وَجَدَ
bulurdu
عِندَهَا
yanında
رِزْقًا ۖ
bir rızık
قَالَ
derdi
يَـٰمَرْيَمُ
Meryem
أَنَّىٰ
nereden?
لَكِ
sana
هَـٰذَا ۖ
bu
قَالَتْ
(O da) derdi
هُوَ
Bu
مِنْ
عِندِ
katından
ٱللَّهِ ۖ
Allah
إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
يَرْزُقُ
rızık verir
مَن
kimseye
يَشَآءُ
dilediği
بِغَيْرِ
olmaksızın
حِسَابٍ
hesap
Fe tekabbeleha rabbuha bi kabulin hasenin ve enbeteha nebaten hasenen, ve keffeleha zekeriyya kullema dehale aleyha zekeriyyal mihrabe, vecede indeha rızka, kale ya meryemu enna leki haza kalet huve min indillah, innallahe yerzuku men yeşau bi gayri hısab.
Merdivenle çıkılan yüksekçe yer, oda.
Allah'ın lütfudur, nimetidir.
Bkz. 3:74. ayetin dipnotu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
fetekabbeleha
|
kabul buyurdu onu | قبل |
| 2 |
rabbuha
|
Rabbi | ربب |
| 3 |
bikabulin
|
kabulle (şekilde) | قبل |
| 4 |
hasenin
|
güzel bir | حسن |
| 5 |
ve enbeteha
|
ve onu yetiştirdi | نبت |
| 6 |
nebaten
|
bir bitki (gibi) | نبت |
| 7 |
hasenen
|
güzel | حسن |
| 8 |
ve keffeleha
|
ve onun bakımını üstlendi | كفل |
| 9 |
zekeriyya
|
Zekeriyya da | - |
| 10 |
kullema
|
her | كلل |
| 11 |
dehale
|
girdiğinde | دخل |
| 12 |
aleyha
|
onun yanına | - |
| 13 |
zekeriyya
|
Zekeriyya | - |
| 14 |
l-mihrabe
|
mihraba | حرب |
| 15 |
vecede
|
bulurdu | وجد |
| 16 |
indeha
|
yanında | عند |
| 17 |
rizkan
|
bir rızık | رزق |
| 18 |
kale
|
derdi | قول |
| 19 |
ya meryemu
|
Meryem | - |
| 20 |
enna
|
nereden? | اني |
| 21 |
leki
|
sana | - |
| 22 |
haza
|
bu | - |
| 23 |
kalet
|
(O da) derdi | قول |
| 24 |
huve
|
Bu | - |
| 25 |
min
|
- | |
| 26 |
indi
|
katından | عند |
| 27 |
llahi
|
Allah | - |
| 28 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 29 |
llahe
|
Allah | - |
| 30 |
yerzuku
|
rızık verir | رزق |
| 31 |
men
|
kimseye | - |
| 32 |
yeşa'u
|
dilediği | شيا |
| 33 |
bigayri
|
olmaksızın | غير |
| 34 |
hisabin
|
hesap | حسب |