Yoksa "Onu uydurdu." mu diyorlar? De ki: "Eğer, doğru söylüyorsanız haydi onun benzeri on sure[1] getirin. Allah'tan başka çağırabileceklerinizi de çağırın."
أَمْ
yoksa
يَقُولُونَ
diyorlar mı?
افْتَرَاهُ ۖ
onu kendisi uydurdu
قُلْ
de ki
فَأْتُوا۟
getirin
بِعَشْرِ
on (tane)
سُوَرٍ
sure
مِّثْلِهِ
onun benzeri
مُفْتَرَيَـٰتٍ
uydurulmuş
وَٱدْعُوا۟
ve çağırın
مَنِ
ٱسْتَطَعْتُم
gücünüzyeteni
مِّن
دُونِ
başka
ٱللَّهِ
Allah'tan
إِن
eğer
كُنتُمْ
iseniz
صَـٰدِقِينَ
doğru sözlü
Em yekulunefterah, kul fe'tu bi aşri suverin mislihi muftereyatin ved'u menisteta'tum min dunillahi in kuntum sadikin.
Kur'an'ın bir konuyu anlatan bölümü, bir kısmı veya benzeri (17:88; 11:13; 52:33, 34; 2:23).
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
em
|
yoksa | - |
| 2 |
yekulune
|
diyorlar mı? | قول |
| 3 |
fterahu
|
onu kendisi uydurdu | فري |
| 4 |
kul
|
de ki | قول |
| 5 |
fe'tu
|
getirin | اتي |
| 6 |
biaşri
|
on (tane) | عشر |
| 7 |
suverin
|
sure | سور |
| 8 |
mislihi
|
onun benzeri | مثل |
| 9 |
mufterayatin
|
uydurulmuş | فري |
| 10 |
ved'u
|
ve çağırın | دعو |
| 11 |
meni
|
- | |
| 12 |
stetaa'tum
|
gücünüzyeteni | طوع |
| 13 |
min
|
- | |
| 14 |
duni
|
başka | دون |
| 15 |
llahi
|
Allah'tan | - |
| 16 |
in
|
eğer | - |
| 17 |
kuntum
|
iseniz | كون |
| 18 |
sadikine
|
doğru sözlü | صدق |