Dedi ki: "Bu mu benden mükerrem[1] kıldığın varlık? Eğer bana Kıyamet Günü'ne kadar müsaade edersen, pek azı hariç, onun soyunu kesinlikle buyruğum altına alacağım."
قَالَ
dedi
أَرَءَيْتَكَ
gördün mü?
هَـٰذَا
şu
ٱلَّذِى
كَرَّمْتَ
üstün yaptığını
عَلَىَّ
benden
لَئِنْ
andolsun eğer
أَخَّرْتَنِ
beni ertelersen
إِلَىٰ
kadar
يَوْمِ
gününe
ٱلْقِيَـٰمَةِ
kıyamet
لَأَحْتَنِكَنَّ
hakimiyetime alacağım
ذُرِّيَّتَهُٓ
onun zürriyetini
إِلَّا
hariç
قَلِيلًا
pek azı
Kale e raeyteke hazellezi kerremte aley, le in ahharteni ila yevmil kıyameti le ahtenikenne zurriyyetehu illa kalila.
Şerefli, değerli.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kale
|
dedi | قول |
| 2 |
eraeyteke
|
gördün mü? | راي |
| 3 |
haza
|
şu | - |
| 4 |
llezi
|
- | |
| 5 |
kerramte
|
üstün yaptığını | كرم |
| 6 |
aleyye
|
benden | - |
| 7 |
lein
|
andolsun eğer | - |
| 8 |
ehharteni
|
beni ertelersen | اخر |
| 9 |
ila
|
kadar | - |
| 10 |
yevmi
|
gününe | يوم |
| 11 |
l-kiyameti
|
kıyamet | قوم |
| 12 |
leehtenikenne
|
hakimiyetime alacağım | حنك |
| 13 |
zurriyyetehu
|
onun zürriyetini | ذرر |
| 14 |
illa
|
hariç | - |
| 15 |
kalilen
|
pek azı | قلل |