Diyorlar ki iftira etti onu de ki eğer iftira ettiysem onu değilsiniz sahip Allah’tan bir şeye O en iyi bilendir yaygarasını çıkardığınız içinde yeterlidir ona şahitliği aramda ve aranızda ve O’dur bağışlayan en merhametli
أَمْ
yoksa
يَقُولُونَ
(-mu) diyorlar?
ٱفْتَرَىٰهُ ۖ
onu kendisi uydurdu-
قُلْ
de ki
إِنِ
eğer
ٱفْتَرَيْتُهُ
ben onu uydurmuşsam
فَلَا
olmaz
تَمْلِكُونَ
sizin hiçbir yararınız
لِى
bana
مِنَ
-tan
ٱللَّهِ
Allah-
شَيْـًٔا ۖ
bir şeye (gelecek cezaya)
هُوَ
O
أَعْلَمُ
daha iyi bilir
بِمَا
şeyleri
تُفِيضُونَ
taşkınlık yaptığınız
فِيهِ ۖ
onda
كَفَىٰ
yeter
بِهِ
O'nun
شَهِيدًا
şahid olması
بَيْنِى
benimle
وَبَيْنَكُمْ ۖ
sizin aranızda
وَهُوَ
ve O
ٱلْغَفُورُ
bağışlayandır
ٱلرَّحِيمُ
esirgeyendir
Em yekulunefterah, kul iniftereytuhu fe la temlikune li minallahi şey'a, huve a'lemu bi ma tufidune fih, kefa bihi şehiden beyni ve beynekum ve huvel gafurur rahim.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
em
|
yoksa | - |
| 2 |
yekulune
|
(-mu) diyorlar? | قول |
| 3 |
fterahu
|
onu kendisi uydurdu- | فري |
| 4 |
kul
|
de ki | قول |
| 5 |
ini
|
eğer | - |
| 6 |
fteraytuhu
|
ben onu uydurmuşsam | فري |
| 7 |
fela
|
olmaz | - |
| 8 |
temlikune
|
sizin hiçbir yararınız | ملك |
| 9 |
li
|
bana | - |
| 10 |
mine
|
-tan | - |
| 11 |
llahi
|
Allah- | - |
| 12 |
şey'en
|
bir şeye (gelecek cezaya) | شيا |
| 13 |
huve
|
O | - |
| 14 |
ea'lemu
|
daha iyi bilir | علم |
| 15 |
bima
|
şeyleri | - |
| 16 |
tufidune
|
taşkınlık yaptığınız | فيض |
| 17 |
fihi
|
onda | - |
| 18 |
kefa
|
yeter | كفي |
| 19 |
bihi
|
O'nun | - |
| 20 |
şehiden
|
şahid olması | شهد |
| 21 |
beyni
|
benimle | بين |
| 22 |
ve beynekum
|
sizin aranızda | بين |
| 23 |
ve huve
|
ve O | - |
| 24 |
l-gafuru
|
bağışlayandır | غفر |
| 25 |
r-rahimu
|
esirgeyendir | رحم |