O gün, o ruh ve o melekler saflar halinde hazır bulunur. Rahman'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.
يَوْمَ
o gün
يَقُومُ
dururlar
ٱلرُّوحُ
Ruh
وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ
ve melekler
صَفًّا ۖ
sıra sıra
لَّا
يَتَكَلَّمُونَ
konuşamaz
إِلَّا
dışındakiler
مَنْ
kimseler
أَذِنَ
izin verdiği
لَهُ
O'nun
ٱلرَّحْمَـٰنُ
Rahman'ın
وَقَالَ
ve o da söyler
صَوَابًا
doğruyu
Yevme yekumur ruhu vel melaiketu saffa, la yetekellemune illa men ezine lehur rahmanu ve kale sevaba.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
yevme
|
o gün | يوم |
| 2 |
yekumu
|
dururlar | قوم |
| 3 |
r-ruhu
|
Ruh | روح |
| 4 |
velmelaiketu
|
ve melekler | ملك |
| 5 |
saffen
|
sıra sıra | صفف |
| 6 |
la
|
- | |
| 7 |
yetekellemune
|
konuşamaz | كلم |
| 8 |
illa
|
dışındakiler | - |
| 9 |
men
|
kimseler | - |
| 10 |
ezine
|
izin verdiği | اذن |
| 11 |
lehu
|
O'nun | - |
| 12 |
r-rahmanu
|
Rahman'ın | رحم |
| 13 |
ve kale
|
ve o da söyler | قول |
| 14 |
savaben
|
doğruyu | صوب |