Sizi yakın bir azapla uyardık. O gün kişi ellerinin yaptıklarıyla[1] karşı karşıya gelecek ve Kafir kimse: "Keşke toprak olsaydım." diyecek.
إِنَّآ
elbette biz
أَنذَرْنَـٰكُمْ
siz uyardık
عَذَابًا
bir azab ile
قَرِيبًا
yakın
يَوْمَ
o gün
يَنظُرُ
bakar
ٱلْمَرْءُ
kişi
مَا
işlere
قَدَّمَتْ
öne sürdüğü
يَدَاهُ
ellerinin
وَيَقُولُ
ve der
ٱلْكَافِرُ
kafir
يَـٰلَيْتَنِى
keşke
كُنتُ
ben olsaydım
تُرَٰبًا
toprak
İnna enzernakum azaben kariba, yevme yenzurul mer'u ma kaddemet yedahu ve yekulul kafiru ya leyteni kuntu turaba.
Dünyada yaptıklarının tamamını karşısında bulacaktır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
inna
|
elbette biz | - |
| 2 |
enzernakum
|
siz uyardık | نذر |
| 3 |
azaben
|
bir azab ile | عذب |
| 4 |
kariben
|
yakın | قرب |
| 5 |
yevme
|
o gün | يوم |
| 6 |
yenzuru
|
bakar | نظر |
| 7 |
l-mer'u
|
kişi | مرا |
| 8 |
ma
|
işlere | - |
| 9 |
kaddemet
|
öne sürdüğü | قدم |
| 10 |
yedahu
|
ellerinin | يدي |
| 11 |
ve yekulu
|
ve der | قول |
| 12 |
l-kafiru
|
kafir | كفر |
| 13 |
ya leyteni
|
keşke | - |
| 14 |
kuntu
|
ben olsaydım | كون |
| 15 |
turaben
|
toprak | ترب |