Yalandan kan sürülmüş gömleğini getirdiler. Dedi ki: "Nefisleriniz[1] size bir iş yaptırdı. Anlattığınız şeye karşı yapabileceğim şey, güzelce sabredip, Allah'tan yardım istemektir."
وَجَآءُو
ve getirdiler
عَلَىٰ
üzeri
قَمِيصِهِ
gömleğinin
بِدَمٍ
kanlı
كَذِبٍ ۚ
yalandan
قَالَ
dedi ki
بَلْ
herhalde
سَوَّلَتْ
aldattıp sürüklemiş
لَكُمْ
sizi
أَنفُسُكُمْ
nefisleriniz
أَمْرًا ۖ
bir işe
فَصَبْرٌ
artık (tek çarem) sabretmektir
جَمِيلٌ ۖ
güzelce
وَٱللَّهُ
ancak Allan'tan
ٱلْمُسْتَعَانُ
yardım istenir
عَلَىٰ
kaşı
مَا
تَصِفُونَ
dediğinize
Ve cau ala kamisıhi bi demin kezib, kale bel sevvelet lekum enfusukum emra, fe sabrun cemil, vallahul musteanu ala ma tesıfun.
Benliğinizdeki kıskançlık duygusu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve ca'u
|
ve getirdiler | جيا |
| 2 |
ala
|
üzeri | - |
| 3 |
kamisihi
|
gömleğinin | قمص |
| 4 |
bidemin
|
kanlı | دمو |
| 5 |
kezibin
|
yalandan | كذب |
| 6 |
kale
|
dedi ki | قول |
| 7 |
bel
|
herhalde | - |
| 8 |
sevvelet
|
aldattıp sürüklemiş | سول |
| 9 |
lekum
|
sizi | - |
| 10 |
enfusukum
|
nefisleriniz | نفس |
| 11 |
emran
|
bir işe | امر |
| 12 |
fesabrun
|
artık (tek çarem) sabretmektir | صبر |
| 13 |
cemilun
|
güzelce | جمل |
| 14 |
vallahu
|
ancak Allan'tan | - |
| 15 |
l-musteaanu
|
yardım istenir | عون |
| 16 |
ala
|
kaşı | - |
| 17 |
ma
|
- | |
| 18 |
tesifune
|
dediğinize | وصف |