Eğer Allah, seni onlardan bir grupla karşılaştırırsa, onlar da seninle savaşa çıkmak için izin isterlerse; de ki: "Benimle asla çıkamayacaksınız. Artık benimle hiçbir düşmanla savaşamayacaksınız. Çünkü siz daha önce oturup kalmayı tercih ettiniz. Artık, geride kalanlarla oturun!"
فَإِن
eğer
رَّجَعَكَ
seni döndürürse
ٱللَّهُ
Allah
إِلَىٰ
طَآئِفَةٍ
bir topluluğa
مِّنْهُمْ
onlardan
فَٱسْتَـْٔذَنُوكَ
senden izin isterlerse
لِلْخُرُوجِ
çıkmak için
فَقُل
de ki
لَّن
تَخْرُجُوا۟
çıkmayacaksınız
مَعِىَ
benimle
أَبَدًا
asla
وَلَن
ve asla
تُقَـٰتِلُوا۟
savaşmayacaksınız
مَعِىَ
benimle beraber
عَدُوًّا ۖ
düşmanla
إِنَّكُمْ
şüphesiz siz
رَضِيتُم
razı olmuştunuz
بِٱلْقُعُودِ
oturmağa
أَوَّلَ
ilk
مَرَّةٍ
önce
فَٱقْعُدُوا۟
öyle ise oturun
مَعَ
beraber
ٱلْخَـٰلِفِينَ
geri kalanlarla
Fe in receakallahu ila taifetin minhum feste'zenuke lil huruci fe kul len tahrucu maiye ebeden ve len tukatilu maiye aduvv, innekumraditum bil ku'udi evvele merretin fak'udu meal halifin.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
fein
|
eğer | - |
| 2 |
raceake
|
seni döndürürse | رجع |
| 3 |
llahu
|
Allah | - |
| 4 |
ila
|
- | |
| 5 |
taifetin
|
bir topluluğa | طوف |
| 6 |
minhum
|
onlardan | - |
| 7 |
feste'zenuke
|
senden izin isterlerse | اذن |
| 8 |
lilhuruci
|
çıkmak için | خرج |
| 9 |
fekul
|
de ki | قول |
| 10 |
len
|
- | |
| 11 |
tehrucu
|
çıkmayacaksınız | خرج |
| 12 |
meiye
|
benimle | - |
| 13 |
ebeden
|
asla | ابد |
| 14 |
velen
|
ve asla | - |
| 15 |
tukatilu
|
savaşmayacaksınız | قتل |
| 16 |
meiye
|
benimle beraber | - |
| 17 |
aduvven
|
düşmanla | عدو |
| 18 |
innekum
|
şüphesiz siz | - |
| 19 |
raditum
|
razı olmuştunuz | رضو |
| 20 |
bil-kuudi
|
oturmağa | قعد |
| 21 |
evvele
|
ilk | اول |
| 22 |
merratin
|
önce | مرر |
| 23 |
fek'udu
|
öyle ise oturun | قعد |
| 24 |
mea
|
beraber | - |
| 25 |
l-halifine
|
geri kalanlarla | خلف |