Firavun, halkına seslendi: "Ey halkım! Mısır'ın egemenliği ve ayaklarımın altından akıp giden şu nehirler benim değil mi? Görmüyor musunuz?[1]"
وَنَادَىٰ
ve seslendi
فِرْعَوْنُ
Fir'avn
فِى
içinde
قَوْمِهِ
kavminin
قَالَ
dedi ki
يَـٰقَوْمِ
kavmim
أَلَيْسَ
değil mi?
لِى
benim
مُلْكُ
mülkü
مِصْرَ
şehirin
وَهَـٰذِهِ
ve şu
ٱلْأَنْهَـٰرُ
ırmaklar
تَجْرِى
akıp giden
مِن
تَحْتِىٓ ۖ
altımdan
أَفَلَا
تُبْصِرُونَ
görmüyor musunuz?
Ve nada fir'avnu fi kavmihi kale ya kavmi e leyse li mulku mısra ve hazihil enharu tecri min tahti, e fe la tubsirun.
Musa'ya göre ne kadar güçlü olduğumu görmüyor musunuz?
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve nada
|
ve seslendi | ندو |
| 2 |
fir'avnu
|
Fir'avn | - |
| 3 |
fi
|
içinde | - |
| 4 |
kavmihi
|
kavminin | قوم |
| 5 |
kale
|
dedi ki | قول |
| 6 |
ya kavmi
|
kavmim | قوم |
| 7 |
eleyse
|
değil mi? | ليس |
| 8 |
li
|
benim | - |
| 9 |
mulku
|
mülkü | ملك |
| 10 |
misra
|
şehirin | مصر |
| 11 |
ve hazihi
|
ve şu | - |
| 12 |
l-enharu
|
ırmaklar | نهر |
| 13 |
tecri
|
akıp giden | جري |
| 14 |
min
|
- | |
| 15 |
tehti
|
altımdan | تحت |
| 16 |
efela
|
- | |
| 17 |
tubsirune
|
görmüyor musunuz? | بصر |