Allah, bir karga gönderdi. Kardeşinin cesedini nasıl örteceğini ona göstermek için yeri eşeliyordu.[1] "Eyvah! Bana yazıklar olsun, kardeşimin cesedini örtmekte karga kadar bile olamayacak kadar aciz miyim!" dedi. Pişman olanlardan oldu.
فَبَعَثَ
derken gönderdi
ٱللَّهُ
Allah
غُرَابًا
bir karga
يَبْحَثُ
eşeleyen
فِى
ٱلْأَرْضِ
yeri
لِيُرِيَهُ
ona göstermek için
كَيْفَ
nasıl
يُوَٰرِى
gömeceğini
سَوْءَةَ
cesedini
أَخِيهِ ۚ
kardeşinin
قَالَ
dedi
يَـٰوَيْلَتَىٰٓ
yazık bana
أَعَجَزْتُ
aciz miyim
أَنْ
أَكُونَ
ben olmaya
مِثْلَ
gibi
هَـٰذَا
şu
ٱلْغُرَابِ
karga
فَأُوَٰرِىَ
gömmekten
سَوْءَةَ
cesedini
أَخِى ۖ
kardeşimin
فَأَصْبَحَ
ve oldu
مِنَ
-dan
ٱلنَّـٰدِمِينَ
pişman olanlar-
Fe beasallahu guraben yebhasu fil ardı li yuriyehu keyfe yuvari sev'ete ahih kale ya veyleta e aceztu en ekune misle hazel gurabi fe uvariye sev'ete ahi, fe asbaha minen nadimin.
Karga, öldürdüğü kardeşinin cesedini, ortada bırakan kardeşe, ölüyü nasıl toprağa gömeceğini göstermek için değil; ölüyü açıkta bırakmakla ne denli kötü ve düşüncesizce bir şey yaptığını hatırlatmak için yeri eşelemektedir. Ölünün nasıl toprağa gömüldüğünün bilinmediğini varsaymak doğru bir düşünce değildir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
febease
|
derken gönderdi | بعث |
| 2 |
llahu
|
Allah | - |
| 3 |
guraben
|
bir karga | غرب |
| 4 |
yebhasu
|
eşeleyen | بحث |
| 5 |
fi
|
- | |
| 6 |
l-erdi
|
yeri | ارض |
| 7 |
liyuriyehu
|
ona göstermek için | راي |
| 8 |
keyfe
|
nasıl | كيف |
| 9 |
yuvari
|
gömeceğini | - |
| 10 |
sev'ete
|
cesedini | سوا |
| 11 |
ehihi
|
kardeşinin | اخو |
| 12 |
kale
|
dedi | قول |
| 13 |
ya veyleta
|
yazık bana | - |
| 14 |
eaceztu
|
aciz miyim | عجز |
| 15 |
en
|
- | |
| 16 |
ekune
|
ben olmaya | كون |
| 17 |
misle
|
gibi | مثل |
| 18 |
haza
|
şu | - |
| 19 |
l-gurabi
|
karga | غرب |
| 20 |
fe uvariye
|
gömmekten | - |
| 21 |
sev'ete
|
cesedini | سوا |
| 22 |
ehi
|
kardeşimin | اخو |
| 23 |
feesbeha
|
ve oldu | سبح |
| 24 |
mine
|
-dan | - |
| 25 |
n-nadimine
|
pişman olanlar- | ندم |