Sonra kötülüğü iyiliğe çevirdik. Nihayet imkanları artınca: "Atalarımızın da sıkıntılı ve bolluk günleri olmuştu." dediler. Bu yüzden, Biz de onları ansızın yakalayıverdik.
ثُمَّ
sonra
بَدَّلْنَا
değiştirip getirdik
مَكَانَ
yerine
ٱلسَّيِّئَةِ
kötülüğü
ٱلْحَسَنَةَ
iyilik
حَتَّىٰ
ta ki
عَفَوا۟
çoğaldılar
وَّقَالُوا۟
ve dediler
قَدْ
muhakkak
مَسَّ
dokunmuştu
ءَابَآءَنَا
atalarımıza
ٱلضَّرَّآءُ
darlık
وَٱلسَّرَّآءُ
ve sevinç
فَأَخَذْنَـٰهُم
biz de onları yakaladık
بَغْتَةً
ansızın
وَهُمْ
ve onlar
لَا
değillerdi
يَشْعُرُونَ
farkında
Summe beddelna mekanes seyyietil hasenete hatta afev ve kalu kad messe abaenad darrau ves serrau fe ehaznahum bagteten ve hum la yeş'urun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
summe
|
sonra | - |
| 2 |
beddelna
|
değiştirip getirdik | بدل |
| 3 |
mekane
|
yerine | كون |
| 4 |
s-seyyieti
|
kötülüğü | سوا |
| 5 |
l-hasenete
|
iyilik | حسن |
| 6 |
hatta
|
ta ki | - |
| 7 |
afev
|
çoğaldılar | عفو |
| 8 |
ve kalu
|
ve dediler | قول |
| 9 |
kad
|
muhakkak | - |
| 10 |
messe
|
dokunmuştu | مسس |
| 11 |
aba'ena
|
atalarımıza | ابو |
| 12 |
d-derra'u
|
darlık | ضرر |
| 13 |
ve sserra'u
|
ve sevinç | سرر |
| 14 |
feehaznahum
|
biz de onları yakaladık | اخذ |
| 15 |
begteten
|
ansızın | بغت |
| 16 |
vehum
|
ve onlar | - |
| 17 |
la
|
değillerdi | - |
| 18 |
yeş'urune
|
farkında | شعر |