وَإِذْ
bir zaman
قُلْنَا
demiştik
لَكَ
sana
إِنَّ
şüphesiz
رَبَّكَ
Rabbin
أَحَاطَ
kuşatmıştır
بِٱلنَّاسِ ۚ
insanları
وَمَا
جَعَلْنَا
biz yapmadık
ٱلرُّءْيَا
rü'yayı
ٱلَّتِىٓ
أَرَيْنَـٰكَ
sana gösterdiğimiz
إِلَّا
başka bir şey
فِتْنَةً
sınama (aracı)
لِّلنَّاسِ
insanlar için
وَٱلشَّجَرَةَ
ve ağacı
ٱلْمَلْعُونَةَ
la'netlenmiş
فِى
ٱلْقُرْءَانِ ۚ
Kur'an'da
وَنُخَوِّفُهُمْ
biz onları korkutuyoruz
فَمَا
fakat
يَزِيدُهُمْ
artırmıyor
إِلَّا
başkasını
طُغْيَـٰنًا
azgınlıklarından
كَبِيرًا
daha da fazla
Ve iz kulna leke inne rabbeke ehata bin nas, ve ma cealner ru'yalleti ereynake illa fitneten lin nasi veş şeceretel mel'unete fil kur'an, ve nuhavvifuhum fe ma yeziduhum illa tugyanen kebira.
Rüyayı/Açık görüntüyü. Bu görüntünün, bu surenin birinci ayetinde yer alan görüntü olduğu hususunda ittifak derecesinde görüş birliği bulunmaktadır.
Kelimesi kelimesine, "Eş'şecere." Şecere kelime anlamı olarak ağaç, yön değiştirme ve kargaşa çıkarma anlamına gelmektedir. Ayette, ağaç kelimesi, dünya nimetlerine gereğinden fazla yönelme, yaradılışı bozacak düzeyde dünyaya tutkuyla bağlanma, mal biriktirme, mülk edinme tutkusu ve kargaşa çıkarma anlamında mecaz olarak kullanılmıştır (4:65, 17:60). Ağaç, Sümerlerde de gücün ve çokluğun simgesiydi.
Sınav.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve iz
|
bir zaman | - |
| 2 |
kulna
|
demiştik | قول |
| 3 |
leke
|
sana | - |
| 4 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 5 |
rabbeke
|
Rabbin | ربب |
| 6 |
ehata
|
kuşatmıştır | حوط |
| 7 |
bin-nasi
|
insanları | نوس |
| 8 |
ve ma
|
- | |
| 9 |
cealna
|
biz yapmadık | جعل |
| 10 |
r-ru'ya
|
rü'yayı | راي |
| 11 |
lleti
|
- | |
| 12 |
eraynake
|
sana gösterdiğimiz | راي |
| 13 |
illa
|
başka bir şey | - |
| 14 |
fitneten
|
sınama (aracı) | فتن |
| 15 |
linnasi
|
insanlar için | نوس |
| 16 |
ve şşecerate
|
ve ağacı | شجر |
| 17 |
l-mel'unete
|
la'netlenmiş | لعن |
| 18 |
fi
|
- | |
| 19 |
l-kurani
|
Kur'an'da | قرا |
| 20 |
ve nuhavvifuhum
|
biz onları korkutuyoruz | خوف |
| 21 |
fema
|
fakat | - |
| 22 |
yeziduhum
|
artırmıyor | زيد |
| 23 |
illa
|
başkasını | - |
| 24 |
tugyanen
|
azgınlıklarından | طغي |
| 25 |
kebiran
|
daha da fazla | كبر |